GENEL HABERLER

TOPLUMSAL DUYARLILIK,KORKU VE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
.
        TOPLUMSAL DUYARLILIK, KORKU VE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
BAŞKON (Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu) , 20 Mart 2016 pazar günü ATO toplantı salonunda, yukarıdakilerce gündeme oturtulan ve yönlendirilen "bir Anayasa Değişikliğinin zorunluluğu" konusunu masaya yatırarak "nasıl bir Anayasa istiyoruz" ve "Gelin birlikte Anayasa'yı değiştirelim" konulu bir sempozyum gerçekleştirdi.
Ülkenin günlük yaşamını esir almış bir terör belasının gölgesinde yapılan bu toplantıya binlerle ifade edilecek bir katılımın olmasını bekliyorduk. Bu amaçla çok sayıda Sivil Toplum kuruluşlarını , bürokrat ve siyasileri ve de çok sayıda vatandaşı bu toplantımıza davet etmiş idik.
     Bir gün öncesinde İstanbul'da bir canlı bomba eyleminde 4 kişi yaşamını yitirmiş, bir hafta önce Ankara'da canlı bombalı araç patlatılarak 37 kişi yaşamını yitirmiş ve bir ay önce de yine Ankara'da canlı bombalı araç eyleminde çok sayıda vatandaşımız hayatını yitirmiş idi.
Bu lanet terör eylemleri olurken, bilinçsizce bir çok kişi tv, radyo, görsel ve yazılı basında ve de sosyal medyada vatandaşları teröre karşı uyarırken onları evlerine hapsetmek gibi tam da terörün amacına hizmet edecek şekilde yayın ve açıklamalar yapmışlardı.
Yapılan bu propaganda ve haberler neticesinde insanlarımız hafta sonunu evlerine kapanarak ve tv seyrederek geçirdiler. Elbette tv'lerdeki bütün propaganda mahiyetindeki haberleri izleyerek... Sindiler, sustular ve daha da pasifize edildiler.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen BAŞKON sahadaydı. Bilinçli ve gerçekçi ve yürekli bir faaliyete daha imza attı. Yaptığımız bu toplantıda Anayasa'mızı tartıştık. Genel kabul olarak "parlamenter sistemin daha da güçlendirilmesini, yargının bağımsızlaştırılmasını, temsilde daha adaletli bir yapının oluşturulması" konularını vurgulayarak bu amaçla Anayasa'nın 19 maddesinde yapılması gereken değişiklikleri görsel bir sunum ile kamuya ve toplantımızı izleyenlere açıkladık.
Toplantı başlamadan önce gelen bazı katılımcılar, konunun Anayasa değişikliği olduğunu görünce "aman bana ne!" der gibi toplantı başlamadan gittiklerini de maalesef gördüm. Yine bir çok toplantıya gelmesi gereken kişiler ve kuruluş temsilcilerinin sudan bahaneler ile umarsızca toplantıya gelmediklerini üzülerek müşahade ettim.
Özet olarak insanımız Anayasa ile olması gerektiği kadar ilgili değil. Basit ve çıkarcı düşünceler ile konuya müdahil olmaktan uzak. Yukarıdaki ne ihsan ederse kabullenmeye hazır! "Vermeyince mamud neylesin mahmut" misali bir hayat felsefesi benimsemiş.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen toplantımıza katılan yürekli ve bilinçli insanlarımızın kalitesi de bir hayli yüksekti. Bu nedenle verimliydi. Çalışmalarımızın neticesi olarak hazırladığımız dosyaları ilgili kurumlara sunacağız. Dikkate almaları gerektiğini de uygun bir dille kendilerine bildireceğiz.
Başkon, toplumun sesi. kulağı ve yüreği olmaya devam edecek. Bundan sonraki ilk faaliyet konumu ise "Türkiye'nin dünkü, bugünkü ve olması gereken eğitim politikalarını" masaya yatırmak olacaktır.
Son söz, birlik olmayan toplumlar, sessiz ve adamsendeciliğin hakim olduğu, bana dokunmayan yılan bin yaşasın ve ben kendi çıkarıma bakarımı hayat felsefesi haline getiren bireylerden oluşan toplumlar koyun gibi güdülmeye mahkumdurlar. Hiç çalışan ile çalışmayan bir olur mu?
Ey Türk insanı! Senin için yüksekliğin sınırı yoktur. Sakın alçaklarda ikamet eyleme... Saygılar.
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları