GENEL HABERLER

TAHLİYELER İÇİN HAKİMLER DİRENİYOR... ADALET VE HUKUK İTİBAR KAYBETTİ

27-04-2015
Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ile 22 Temmuz ve devamında yapılan operasyonlarda tutuklanan aralarında Yurt Atayün ve Ali Fuat Yılmazer'in de bulunduğu yaklaşık 63 polisin tahliyesine ilişkin farklı kararların gündeme geldiği hukuk süreci çıkmaza dönüştü.

.
 
Bugün Adliyeden 3 kritik kararın haberi geldi
 
1- İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi dün infaz savcılığının iade yazısının ardından bugün kararında direndi; "Tahliye edin" deyip, bir kez daha infaz savcılığına yazı gönderdi.
 
2- İstabul 29. Asliye Ceza Mahkemesi de kendi kararını "yok hükmünde" kabul eden İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin bu kararının "yok hükmünde" olduğuna karar verdi. .
 
3- İnfaz Savcılığı 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ikinci kez önüne gelen "Tahliye kararları yerine getirilsin" talimatlı yazısını tekrar geri iade etti
 
İnfaz Savcılığı'nca tahliye müzekkereleri dün iade edilen İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi, bugün tahliye kararında direndi. Reddi hakim taleplerinin ardından tahliye konusunda değerlendirme yapmak üzere İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nce görevlendirildiklerinin altını çizen 32. Asliye Ceza Mahkemesi, İnfaz Savcılığı'na tahliye müzekkerelerini yerine getirmesi için yazı gönderdi. İnfaz Bürosu Savcısı Ahmet Hanefi Uslu 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ikinci kez gönderdiği yazısıyı yine iade etti.
 
"TAHLİYE KARARLARI DERHAL UYGULANMALI"
 
Savcılığa gönderilen yazıda, "Mahkememizce verilen tahliye kararları usul yasasına uygun, kesin ve itiraza tabi olmayıp, derhal uygulaması gereken kararlardandır. Başka bir sulh ceza mahkemesi kararımızı değerlendirme ve yok sayma şeklinde karar vermesi usul hukukuna uygun değildir" denildi. Mahkemenin tahliye kararını yerine getirmeyenlerin hürriyeti tahdit suçu işleme ihtimali ile karşı karşıya olduğunu belirtilen yazıda, tahliye kararlarının uygulanması istendi.
 
"YOK HÜKMÜNDE" KARARINI YOK SAYDI
 
Öte yandan İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi de, kararını "yok hükmünde sayan" İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği'ni bu kararını "yok hükmünde" saydı. 29. Asliye Ceza Mahkemesi, şüpheli avukatlarının "müvekkillerinin tahliye olmaması yönünde karar veren İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararının yok hükmünde olduğu yönünde karar verilmesi" talebini değerlendirdi.
 
"10. SULH CEZA HAKİMLİĞİ'NİN YETKİSİ YOK"
 
Mahkeme bugün açıkladığı kararında, ret taleplerini değerlendirmede CMK'nın 27/2. maddesi'ne göre görev ve yetkinin Asliye Ceza Mahkemesi'nde olduğunu belirtti. Kararda, “CMK hükümlerine göre kesin nitelikteki mahkeme kararlarına karşı üst merciin yazılı emir yolu (olağanüstü kanun yolu) ile ilgili Yargıtay Ceza Dairesi olduğu, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin mahkememiz kararını değerlendirme ve kaldırma yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır" denildi.
 
HAKİM VE KARARI YERİNE GETİRMEYENLERE SUÇ DUYURUSU
 
İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin verdiği kararın "yok hükmünde olduğunun tespitine" karar veren mahkeme, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimi ile kararı yerine getirmeyen yetkililer hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) bildirilmesine hükmetti.
 
İnfaz ve İlamat Bürosu'nda görevli İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ahmet Hanefi Uslu iade kararında, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin görev ve yetkisi olmadığını belirterek şüphelilerin ayrı ayrı tutukluluk hallerinin devamına yönelik kararına yer verdi. Bu gerekçeyle şüphelilerin ayrı ayrı tahliyelerine ilişkin karar ve tahliye müzekkerelerinin iade edildiği belirtilen kararda, aynı gerekçeyle tahliye kararlarının mahkemeye iade edildiği anlatıldı. Savcı Uslu'nun kararında, konu kısmına "Usülsüz tahliyeler hakkında" yazılması da dikkat çekti.
 
KİLİTLENEN TAHLİYE SÜRECİ
 
Şüpheli avukatlarının Sulh Ceza Hakimliklerine yönelik reddi hakim taleplerini kabul eden İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24 Nisan 2015 tarihli görevlendirmesi sonucu İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi 25 Nisan 2015'te şüpheliler hakkında tahliye kararı verdi. Şüphelilerin tahliye müzekkereleri yazıldığı sırada aynı gün İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği ise tahliye kararlarını "yok hükmünde" saydı. Bunun üzerine ertesi gün şüpheli avukatları, tahliye müzekkerelerinin yerine getirilmesi için nöbetçi İnfaz Savcısı Orhan Güldiker'e müracaatta bulundu. Savcı Güldiker ise İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği'nce şüphelilerin tutukluluk hallerinin devamına karar verildiğini belirterek tahliye müzekkerelerinin mahkemeye iadesine karar verdi. Bunun üzerine bugün İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi, tahliye kararlarını yerine getirmesi için İnfaz Savcılığı'na yazı gönderdi. İnfaz ve İlamat Bürosu'nda görevli Savcı Ahmet Hanefi Uslu da yine İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararını gerekçe göstererek kararı mahkemeye iade etti.
 
KARACA'NIN AVUKATLARI BAŞSAVCI, SAVCILAR, SULH CEZA HAKİMİ VE BAŞMÜFETTİŞ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
 
Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca'nın avukatları, 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin tahliye kararının yerine getirilmemesinde sorumlulukları bulunduğu gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı, Cumhuriyet Savcıları Ercan Devrim, Orhan Güldiker, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimi Necmettin Kafalı ve Adalet Bakanlığı Başmüfettişi hakkında HSYK'ya suç duyurusunda bulundu.
 
Avukatlar Gültekin Avcı ve Fikret Duran'ın isimlerinin bulunduğu şikayet dilekçesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı, Cumhuriyet Savcıları Ercan Devrim, Orhan Güldiker, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimi Necmettin Kafalı ve Görevli Adalet Bakanlığı Başmüfettişi hakkında, "Kişiyi hürriyetinden yoksul kılma", "Mahkeme kararını yerine getirmeme", "Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs", "Görevi kötüye kullanma" suçlarından soruşturma başlatılması istendi.
 
Hidayet Karaca'nın gözaltına alınmasından tutuklanmasına kadar olan sürecin anlatıldığı dilekçede, "Müvekkilimiz Hidayet Karaca 135 gündür Silivri 6 No’lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hakkındaki suçlamalardan ve delillerden bihaber hukuksuz olarak alıkonmaktadır. İstanbul Sulh Ceza Hakimliklerine yapmış olduğumuz tahliye, hakimin reddi, itiraz taleplerimiz hiçbir gerekçe belirtilmeksizin, basma kalıp ifadeler kullanılarak reddedilmiştir" denildi.
 
Dilekçede, İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimi İslam Çiçek'in reddi hakim talepli tahliye dilekçesine karşı verdiği kararında "reddi hakim kararının kendilerinden istenmeyeceğini, bu kararın ancak Asliye Ceza Mahkemelerinden istenebileceğini belirtmiştir" denildi. Bu durumun Ceza Muhakemesi Kanunu'nda da belirtildiğinin anlatıldığı dilekçede, "Kanunu açık hükmü ve İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararı doğrultusunda, tarafımızca bu kez İstanbul Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi'ne başvurulmuştur. 29. Asliye Ceza Mahkemesi reddi hakim talebimizi kabul etmiş ve dosyayı incelemek üzere 32. Asliye Ceza Mahkemesi'ne tevzi etmiştir. 32. Asliye Mahkemesi de tahliye talebimizi değerlendirmiş, müvekkilimiz Hidayet Karaca'nın tahliyesine karar verilmiştir" denildi. Mahkemenin bu kararının yerine getirilmediğinin belirtildiği dilekçede, sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılmaları için haklarında kamu davası açılması ve HSYK tarafından idari soruşturma başlatılması talep edildi.
 
GÖREVDEN ALINMADAN ÖNCE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
 
Mahkemeler ve İnfaz Savcılığı arasında çıkmaza dönüşen tahliye kararını veren İstanbul 32. Asliye Ceza Hakimi Mustafa Başer, açığa alınmadan önce, tahliye müzekkeresini teslim alıp cezaevine faks çekmeyen yetkililer hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
 
İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Mustafa Başer, 25 Nisan 2015'te tahliye kararı yazıldığı sırada UYAP'ı kapattığını idda ettiği kişiler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Suçüstü ve Müracaat Bürosu'na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda, “Ekte gönderilen tutanak gereğince saat 20.42'de UYAP sistemini kesen ilgililer ve sıralı amirleri hakkında gerekli soruşturmanın yapılması için suç duyurusunda bulunulmasına" ifadeleri yer aldı. Başer ayrıca, "tahliye müzekkerelerini teslim alıp da cezaevine faks çekmeyen kişiler" hakkında da suç duyurusunda bulundu.
 
TAHLİYE MÜZEKKERELERİ ELDEN TESLİM ALINMAMIŞ
 
Başer'in suç duyurusunda, “Yeniden UYAP üzerinden ve fiziki olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na mübaşir aracılığıyla zimmet defteri ile gönderilmiş ancak yazımız ve tahliye müzekkerelerini teslim alma konusunda Denetim Müdürü M.Y. evrakı teslim almayacağını belirterek tahliye evraklarını mahkememize fiziki olarak geri göndermiştir. UYAP üzerinden iade yazısı yazacaklarını belirtmesi karşısından an itibariyle herhangi bir yazı gelmediği anlaşılmakla mahkememizce tahliye müzekkerelerinin infazına ilişkin başka yapılacak işlem kalmadığından tahliye müzekkerelerini teslim alıp cezaevine faks çekmeyen yetkililer hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına süreç itibariyle nöbetçi cumhuriyet savcıları ile ilgili gereğinin takdiri için HSYK'ya bilgi verilmesine" denildi. 
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları