GENEL HABERLER

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİMİZİN ACINACAK HALİ

21-02-2019
Milli Eğitimimizde acılar acıları kovalıyor. Bir türlü düzen kurulamadı. Aslında ne öğretmenin, ne öğrencinin ne de vatandaşın güveni kalmadı bu kutsal kuruluşa.

.
Bir başka ifade ile “dertler dağlar kadar.” Çek çekebildiğin kadar. Milli Eğitim camiasının mensuplarının, özellikle de öğrenci ve öğretmenler kanadının yıllardır mütezarrır olduğunu bilmeyen yoktur. Ancak bir kesimi var ki, çaresizlik içinde kıvranıyorlar. Evet, “ Sözleşmeli Öğretmenler..“
 
     Okumak ve eğitim ile ilgilenen bir insan olarak, hatta ömrünü bu alana tahsis etmiş, tabii bunun yanına bir de yazmayı meslek edinmiş bir gazeteci-yazar olarak ister istemez milli eğitimimizdeki dramatik gelişmeleri takip etmek durumundayım. Milli eğitim Bakanlığımızdaki olumsuz gelişmelerin hepsi bir yana beni utandıran veya üzen iki unsur var ki dertlerimi iyice debreşleştirdi. Birincisi son Milli eğitim Bakanı sayın Ziya Selçuk’un bende hayal kırıklığı yaratması, diğeri ise sözleşmeli öğretmenlerin dramatik hali.. Hele bir de bir öğretmen kardeşimizin derleyip toparlayıp bana gönderdiği “ dert yüklü “ sorunlar yok mu?.. Doğrusu canımı iyice acıttı.  Ya onlar nasıl dayanıyor, yani sözleşmeli öğretmenler? Doğrusu merak ediyorum, biz yüce bir devletken, sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleri ile “ her türlü imkânımız mevcutken “ neden bu eğitim ordumuzun sorunlarını bertaraf edemiyoruz?. 
   Bana gelen dert yüklü yazının bir bölümünü daha ilginize takdim ediyorum; lütfen bir göz atıp çaresizlerin derdine derman olmak, hiç değilse dualarınızla destek olmak lütfunda bulunur musunuz?.                                      ( Mehmet Akyol ) 
       
   Saygı değer  Mehmet Amcacığım elim erdikçe size sözleşmeli öğretmenlerle kadrolu öğretmenlerin arasındaki farklardan bahsedip birkaç sözleşmeli öğretmen arkadaşımızın kendi kalemlerinden yazdıkları sıkıntıları bildireceğim.
     2016-2017 eğitim öğretim süreci başlangıcında sözleşmeli öğretmen olarak 10 Ekim 2016 tarih itibariyle atanmamız gerçekleşti. 
       Bu atanma süreci esnasında mülakat uygulandı. Mülakat da vatanına milletine bağlı, bağımsızlığına düşkün sicili temiz öğretmenler tercih edildi. Bu öğretmenlerin ihtiyaca binaen                Kalkınmada Öncelikli Bölgelere tayini gerçekleştirildi. Ancak tayin edildiğimiz bölgelere geldiğimizde sözleşmeli öğretmen pozisyonu ile ilgili herhangi bir bilgi sahibi olunmadığı görüldü. Zaman içerisinde işleyiş esnasında aşağıdaki belirttiğimiz olumsuzluklara tanık olundu. Bu olumsuzlukları siz değerli büyüklerimize aktarmak istiyoruz.
1. Sözleşmeli öğretmenlik hiçbir zemin hazırlanmadan, özlük hakları vb. hiçbir plan program yapılmadan, yönerge dahi hazırlanmadan hayata geçirilmiş ve sözleşmeli öğretmenler bu sebeple birçok sorunla ve de belirsizlikle karşı karşıya bırakılmıştır. 
2. Milli Eğitim Müdürleri, Müdür Yardımcıları, Şube müdürleri, Okul Müdürleri ve hatta Bakanlık çalışanları dahi Sözleşmeli öğretmenlerin özlük hakları ile ilgili herhangi bir bilgiye sahip değillerdir. Her ilde ve her kurumda farklı uygulamalar söz konusu olmaktadır.
3. Sözleşmeli öğretmenler hakları olan konularda dahi idarecilerin bilgi eksikliğinden ötürü akla gelmedik onlarca sorunla ve problemle karşı karşıya kalmaktadırlar. 
4. Sözleşmeli öğretmenlerin il içi ve il dışı tayin hakkı yoktur. Oysa bir iki yıllık bir kadrolu öğretmene bu hak tanınmaktadır.
Sözleşmeli öğretmenlere hiçbir şekilde özür grubu tayin hakkı yoktur. Üniversite hastanesinden alınan anne ve babaya bakma raporu ile bile, Milli Eğitim Bakanlığına özür grubu tayin isteğinde bulunulduğunda yine de tayin hakkı verilmemektedir. ( İkinci yılın sonunda bununla ilgili bir düzenleme yapılarak başvuran 1000' e yakın kişiden 300 civarındaki kişinin sağlık özrüne bağlı tayini yapıldı.) 
5. Sözleşmeli öğretmenler arasında 5-10-15 yıl önce evlenmiş olanlar bulunmaktadır. Bu öğretmenler, bu atama sonrasında eşinden ve çocuklarından ayrı düşmüşlerdir. Eş durumu tayini verilmesi bu sözleşmeli öğretmenleri büyük bir sorundan kurtaracaktır. ( Örneğin; Karı - koca sözleşmeli olarak farklı illere atanan eşler, aynı ile gelememişler, (sadece her ikisi de öğretmenlerin eş durumu tayinleri yapılmaktadır.)
6. Her ay sözleşmeli öğretmenin maaşından + ek dersinden SGK kesintisi olarak 200 – 300 TL. kesilmektedir. Bu durum sözleşmeli öğretmenin ekonomik sıkıntı yaşamasına neden olmaktadır.
7. Sözleşmeli öğretmenin ek derslerinden SGK kesintisi yapılmaktadır. Kadrolularda böyle bir kesinti söz konusu değildir.
8. Sözleşmeli öğretmenler idareci, müdür veya müfettiş olamazlar. Bu konuda herhangi bir yasal düzenleme ve mevzuat yoktur.
9. Sözleşmeli öğretmenlerin hizmet puanları yoktur. Bu sebeple 1 yıl ya da 20 yıl çalışmış olmalarının bir önemi kalmamaktadır.
10. Sözleşmeli öğretmenler içerisinde dershaneden MEB'e geçmiş olan tecrübeli öğretmen maaşları her ilde farklılık göstermektedir. (Hatta il merkezi ve ilçelerde bile durum farklılık göstermektedir. ) Bu konuda bir denklik sağlanamamıştır. 
11. Sözleşmeli öğretmeler de kadroluların almış oldukları Temel ve Hazırlayıcı eğitim kurslarını almalarına rağmen, kadroluların stajyerliği kalkarken, aday öğretmen pozisyonu sona ermiş olmasına rağmen bu eğitim sözleşmelilere Mesleki Eğitim adı altında verilmektedir. Herhangi bir şekilde asalete geçme söz konusu değildir. ( 4 yıl sonra asalete geçileceği söylenmektedir) 
12. Kadrolularda kıdem alma ve kademe ilerlemesi varken, sözleşmeliler aynı haklara sahip değillerdir.
13. Bazı Milli eğitim müdürleri, müdür yardımcıları, şube müdürleri, okul müdürleri ve okula gelen müfettişler "Bakın siz sözleşmelisiniz" diye başlayan cümlelerle sürekli tehdit edilmekte psikolojik baskı oluşturmaktadır.
 14. Görev yaptığımız okullarda bazı idareciler sözleşmeli öğretmenlere mobing uygulayabilmektedir. Yerel milliyetçilik uygulanmakta özellikle ülkenin batısından gelen öğretmenlere karşı yıldırma ve meslekten soğutma politikası uygulanmaktadır.
15. Öğretmenler odasında 3 çeşit öğretmen bulunmaktadır. 
a) Kadrolu öğretmen
b) Sözleşmeli öğretmen 
c) Ders saat ücretli öğretmen…
Öğretmenler odasında farklı kategorilere sahip olan bu nitelikteki öğretmenler ayrışmaya sebep olmaktadır. 
16. Sözleşmeli öğretmen geleceğini göremediğinden gönül rahatlığı ile aile kuramamakta, bankalardan kredi kullanamamakta ve hatta sözleşmeli öğretmenler yuva kurup aile bile olamamaktadır. Bekarlar evlenemiyor, evlenenler çocuk sahibi olamıyor, çocuk sahibi olanlar ise evlat hasreti yaşamaktadırlar. 
17. Sosyal hayatta, muhatap olduğumuz toplumun her kesiminden insanlar kutsal bir görev icra eden biz öğretmenlere sözleşmeli olduğumuz için bizleri küçümsemektedirler. Berber, esnaf, polis vb. 
Polis GBT kontrolünde öğretmen kimliğini gösteren bir arkadaşımıza “ haaa siz sözleşmelisiniz ” gibi cümleler kurabilmektedir. 
18. Sözleşmeli öğretmenler, görev yatığı okullarda öğrencileri tarafından '' Öğretmenim siz sözleşmeli misiniz, Siz geçici misiniz? '' gibi sorularla rencide olmakta ve bu sorulara cevap vermekte zorluk çekmektedirler. Hatta “ devlet para bulamadığı için sözleşmeli öğretmen istihdam etmekte bu doğru mu?” tarzında spekülatif cümlelere maruz kalınmaktadır. Bu durum devletimizin, hükümetimizin ve milli eğitim bakanlığının itibarını zedelemekte prestijini sarsmaktadır. 
19. Sözleşmeli öğretmenler, öğretmenlik her hali ile “Kutsal ve Onurlu”  bir meslek olduğu halde göğsünü gere gere ''ÖĞRETMENİM'' diyememektedirler. Bakanlık tarafından üvey evlat muamelesi görmektedirler.. Maalesef (işçilerimize saygı duyarız ama )  ikinci sınıf, geçici sözleşmeli tarım işçisi gibi bir muamele ile karşı karşıya bırakılmaktadırlar.
20. Sözleşmemizin 17. maddesi; İş bu sözleşme …….tarihinden….. tarihine kadar geçerlidir. Yani her yılın sonunda görevimiz resmi olarak sona ermektedir. Bu durum sözleşmeli öğretmende gelecek kaygısı yaşatmaktadır.
21. Sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri her yıl ocak ayında yenilenmektedir. (Bazı illerde uygulanmıştır.) Yani sigorta dâhil her yıl işe giriş-çıkış işlemi yapılmaktadır. Uzun soluklu sözleşme gerçekleştirmemektedir.
22. Sözleşmemizin 13. maddesinin D bendi; “ Personelin sözleşmesi, norm kadronun gerektiği öğretmen temin edildiğinde veya sözleşmeli personel ihtiyacının ortadan kalkması halinde sözleşmesi feshedilir” ibaresi yer almaktadır. Bu Madde halen yasal olarak yürürlüktedir. Bu da iş garantisinin olmadığının somut göstergesidir.(Bu madde sonradan kaldırılmıştır.)
23. Sözleşme metnimizin 13. maddesinin C bendi; (Taraflar, bir ay önce ihbar etmek şartıyla, sebep göstermeksizin sözleşmeyi her zaman feshedebilir). Bu madde ile Bakanlığın bu konudaki ciddiyeti, niyeti ve sözleşmeli öğretmenliğe yaklaşımı gözler önüne serilmektedir. Fakat bu maddeye yapılan hukuki itiraz neticesinde Danıştay tarafından bu maddenin yürütmesi durdurulmuştur. Oysa Türkiye'nin en büyük sendikası afişlerinde, ''eğitime verilen değer öğretmene verilen değer kadardır.'' Sloganı kullanmaktadır.
24. Sözleşmeli öğretmenlerin maaşları Maliye Bakanlığı tarafından karşılanmadığından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ödenek sıkıntısıyyla karşılaştığında, personel sayısında tasarrufa gidebilecek ve ilk etapta sözleşmeli öğretmen işten çıkartılmış olacaktır. Bu yüzden görüntüde sözleşmeli öğretmenin iş garantisi yoktur sonucunu ortaya çıkartmaktadır.
25. Sözleşmemizin 13. maddesini Ğ bendi; “Eğitim ve öğretimin devam ettiği dönemde aralıksız iki aylık süre zarfında sözleşme ücreti karşılığı ders yükünün doldurulamaması durumunda sözleşmesi feshedilir.” Bu madde halen yürürlüğünü korumaktadır. Bu da iş garantisinin olmadığının göstergesidir.
26. MEB yurtdışı öğretmen görevlendirmelerinde şart olarak "Milli Eğitim Bakanlığında en az 5 yıl (kadrolu) çalışmış olmayı öne sürmektedir. Yani sözleşmeli olarak MEB'de 20 yıl çalışmış olsa dahi MEB' in yurtdışı öğretmen görevlendirmelerine başvuru hakkına, sahip olamamaktadırlar.
27. Daha önce görev yaptığımız eğitim kurumları SGK dökümünde gözükmesine rağmen mebbiste görülmemektedir. Formasyon bilgileri, adaylığın kalkmış olduğu hizmet birleştirme işlemi mebbis sitesine işlenmemiştir. Ayrıca Özel sektörde adaylığı kaldırılan tecrübeli öğretmenlerin adaylığının kaldırıldığı onayı illere göre farklılık göstermektedir.
     28. Kadrolu bir öğretmen 7 günlük bir rapor aldığında maaşından kesinti olurken, sözleşmeli bir öğretmen ise 3 günlük bir rapor aldığında maaşından kesinti olmaktadır. Bir bölgede Sözleşmeli bir öğretmen raporunu aynı gün teslim ettiği halde, milli eğitimdeki bir memurun o raporu 10 gün sonra işleme koyması sonucunda SGK tarafından verilen cezayı sözleşmeli öğretmene ödetme gayreti içinde olmaları, tehditkar tavır sergilemeleri gibi olaylarla karşı karşıya kalınmaktadır.
29. Kadrolu öğretmenler heyet raporu aldıklarında maaşlarından kesinti yaşanmıyorken, sözleşmeli öğretmenler heyet raporu aldıklarında bile maaşlarından 1/3 oranında kesinti uygulanmaktadır. 
30. Sözleşmeli öğretmenler Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı, geçici taşeron işçiler gibidirler. İş güvenceleri yoktur. Bu yüzden sözleşmeli öğretmenler tam zamanlı olmasa dahi şirketlerde ortaklık yapamamakta, hisse sahibi olamamakta, ek gelir elde edebilecekleri herhangi bir iş ortaklığına sahip olamamaktadırlar. (örneğin kadrolu öğretmen 8 saate kadar özel okullarda ders verebilirken sözleşmeli öğretmenin böyle bir hakkı yoktur.)
31. Bazı illerde öğretmenlere dağıtılan banka promosyonları kadrolu öğretmenlere dağıtıldığı halde sözleşmeli öğretmenler bu hakkın dışında tutulmuşlardır. 
32. Kadrolu öğretmenler nikah izinleri 7 gün verilirken, sözleşmeli öğretmenlere nikah izni ancak 3 gün verilmektedir. Yine birinci dereceden yakınların vefatı esnasında kadrolu öğretmenlere ölüm izni 7 gün verilmekte, sözleşmeli öğretmenlerin yakınlarının ölümlerinde ise vefat izin hakkı 3 gün olarak verilmektedir.
33. Kadrolu öğretmenler, dil tazminatı alırken, sözleşmeliler dil tazminatı alamamaktadırlar.
34. Kadrolu teknik öğretmenler teknik öğretmen tazminatı alabiliyorken, sözleşmeli teknik öğretmenler teknik öğretmen tazminatı alamamaktadır.
35. Her hangi bir talebimizi illerde veya ilçelerde ki yöneticilere aktardığımızda ''Sizler Sözleşmelisiniz, bu bölgelerdeki olumsuzlukları bilerek geldiniz “ diyerek sözleşmeli öğretmeni rencide etmekte çalışma şevkini kırmaktadırlar. Oysa pek çok sözleşmeli öğretmen, Vatan hizmetinde bulunma, Sorumluluk üstlenme, Ülkeye faydalı olma ve Sağlam nesiller yetiştirme, Kutsal öğretmenlik görevini yerine getirme adına kalkınmada öncelikli bölgelere, Bayrağımızın dalgalandığı her yere bilerek ve isteyerek tayin olunmuştu. Devletimiz kendi tayin ettiği öğretmene mağduriyet yaşatmamalı kendi personeline sahip çıkabilmelidir.
36. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde sözleşmeli avukat, hakim, polis vb. bulunmamaktadır. Bütün insanlığın yetişmesine katkı sağlayan, kutsal bir görev icra eden öğretmenlerin itibarları sözleşmeli tabiri ile incitilmektedir.
 
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları