GENEL HABERLER

ŞEREFSİZ 28 ŞUBAT SÜRECİ

28-02-2018
• Aslında tam anlamı ile bir ihtilaldi 28 Şubat. Bu süreçte o kadar edepsizlikler, o kadar adilikler ve karaktersizlikler yapıldı ki, (olayların içyüzünü bilenler için) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak utanmamak, arlanmamak mümkün değildi.

.
    Her şey bir tarafa.. Müslüman Türk milletini alenen kandırdılar, halkın yüzüne baka baka inançlı insanlara karşı zulüm politikası uyguladılar.
 
     Rahmetli Erbakan ve Çiller hükümetinin yerli yerindeki hizmetleri sonucu diriliş harekatı başlatan Anadolu sermayesinin hızını kesmek için nice adi yollara başvurdular.
• İRTİCA geliyor korkusu ile halkı ürkütmeye-korkutmaya çalıştılar. Dindar Müslümanların gücünü kırmak, onları aktif görevlerden uzaklaştırmak için ellerinden gelen merhametsizliği gösterdiler. Başörtülü olanlara karşı savaş açtılar; öyle ki, yalnız kendisinin değil, bir insanın eşinin, anasının, babasının, hatta sülalesinin fertlerinin başlarının örtülü olup olmadığını araştırarak zulüm politikaları uyguladılar.
Namaz kılanlar, Kur’an okuyanlar, Allah diyenler her fırsatta kollandı, fişlendi ve şehirden kırsal alanlara kadar azimli, iradeli ve karizma sahibi, bilgili, kültürlü ve mütedeyyin insanların direncini kırmak, onların haysiyetleri ile oynamak için ellerinden geleni yapmaktan geri kalmadılar.
• İnançlı Müslümanları mütezarrır etmek, kamuoyunda itibarlarını sarsmak için çeşitli oyunlar sergilediler. Bunların başında Fadime-Müslim-Kalkancı olayı gelir. O tamamen mizansen ve tamamen uydurma ve şerefsizce sahneye konan bir oyundu. Aynı şekilde Sincan olayları da abartılı ve düzmece idi. Bekir Yıldız gerçi alet olmaya müsait bir insandı ama, onun saflığından istifade edip önce tiyatro oyununun sergilenmesinde, arkasından da Sincan meydanına tankları gönderip ihtilal provaları yapmaları ve milletin gözünü korkutma hesapları tam anlamı ile düzmece ve milleti aldatmaca idi. 
• Rahmetli Erbakan ve Çiller iktidarına karşı verilen muhtıra gibi talepler listesi ve Erbakan’a attırılan imza konusu da tam anlamı ile sahtekarlık idi. Zamanın Başbakanı Prof.Dr.Necmettin Erbakan o imzayı atarken, talepler metnine değil, teklifin hukuka uygun olup olmadığı yolunda araştırma yapması yolundaydı ki rahmetli bu konuya daha sonra açıklık getirdi. 
• Kur’an düşmanlığı, İmam Hatip düşmanlığı, dindar düşmanlığı o kadar ileri dereceye götürüldü ki, Müslüman Türk milletinin asırlardır sürdürdüğü inançlarını ortadan kaldırmak, kendilerine göre bir din ve inanç mefhumu yaratmak istiyorlardı. Bunun içindir ki, askerimizin PKK ile mücadelesinde bile “Allah, Allah “ demesi , abdest alıp namaz kılması bile yapılan baskılar sonucu bir nevi yasaklanmış, inandığı gibi yaşamak isteyenler ordudan atılmış, daha sonra takipleri yapılmış, aç açık kalmaları için ellerinden gelen gayret gösterilmiş, bu ordudan atılan subayların bir başka yerde iş bulmaları halinde o iş yerine baskı yapılmak suretiyle rızıklarını temin etme imkanı ellerinden alınmıştır.
• Refahyol iktidarının gönderilmesi ve daha sonra, Süleyman Demirel’in melunca oynadığı bir oyunla hükümeti kurma görevi… Rahmetli Özal’a yapmadık eziyet bırakmayan, Anavatan’ı da, vatanı da zora düşüren Mesut Yılmaz’a verilmiş olması yine 28 Şubatçıların bir oyunuydu. Bu oyunun baş kahramanlarından birisi de, Süleyman Demirel’di.
 
Demirel’in bu 28 Şubatçı hainlere ayak uydurması ve Mesut Yılmaz başkanlığında kurulan üçlü koalisyonun zemininin hazırlanmasında, 50’ye yakın milletvekilinin onursuzca oyunlar oynamalarına yine Demirel sebep olmuştu.
• Generallerin baskısı sonucu başta, Anayasa mahkemesi başkanı Yekta Güngör Özden, Yargıtay Savcısı, Ankara Cumhuriyet savcısı,  DİSK, TOB ve TESK olmak üzere birçok sivil toplum örgütünün satılmış başkanlarını yanlarına almak suretiyle güya kamuoyu oluşturmuşlar, adalet mekanizmalarını tamamen ellerine almışlar, hakim ve savcılarla toplantılar yapmak suretiyle, isteklerinin hukuka bağlı olup olmadığı gözetilmeden karar vermeleri baskısı uygulanmıştı. Takdir-i ilahiye bakar mısınız... O zamanlar Genelkurmay Başkanı olan bir general (Kıvrıkoğlu ) şöyle demişti: " 28 Şubat 1000 yıl sürecek. " Görüldü ki bu laflar boşuna. Türk milletine karşı dikta uygulayanlar, hak ve adaleti hiçe sayanlar, dediğim dedik diyenlerin sonu hep hüsran olmuştur. Bu gün onların adı duyulsa, yüzü görülse insanlarımızın kin damarları kabarıyor. 
• Uzun lafın kısası; Müslüman Türk Milleti bu süreçte öylesine ezildi, öylesine hakaretlere uğradı, o kadar bu millet rencide edildi, o kadar memleketimizin ekonomisi çökertildi, o kadar ordu devletin imkanlarını har vurup harman savurdu ki anlatmak mümkün değildir.
Bunun için diyoruz ki, 28 ŞUBAT DÖNEMİ şerefsiz bir dönemdi ve Allah Yüce Türk Milletine o günleri bir daha göstermesin.
Etiketler : ŞEREFSİZ - 28 - ŞUBAT - SÜRECİ -
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları