GENEL HABERLER

ŞEREFSİZ 27 MAYIS İHTİLALİ
.

 

   
 
 
 
 
•İhtilalleri sevmedim sevmiyorum. Özellikle 27 Mayıs denen o şerefsiz İHTİLAL yok mu?.. O, 27 Mayıs ihtilalini yapanlar bir yana, ya Yassıada’da kurulan mahkeme... 
   Don davası, bebek davası, köpek davası tarihimize yüz karası olarak iz bırakmış  olmakla birlikte böylesine rezil yargılamaların yanında bir de memleket evlatlarının...devlet adamlarımızın, başbakan ve bakanlarımızın idam edilmesi yok mu?.. İşte bütün bu olup bitenler maalesef beni utandırmakla kalmadı, içimde bir yara olarak kaldı ki tadavisi mümkün olmayan bir yara.  
 
     Ülkemiz her konuda olduğu gibi bu konuda da ikiye üçe hatta dörde ayrılmış durumda fikir ayrılıkları konusunda tabii ki harika bir şey bir konuda herkes aynı fikirde olursa o konu belirli bir zamandan sonra tabu ediniliyor. Ancak bu hadise tamamiyle memleket meselesi konumunda… Birazdan gayet bilimsel bilgileri paylaşacağız objektif olarak sizin dünya görüşünüze göre bir takım düşüncelere sahip olacak beyninizin içerisinde harmanlayacaksınız. Cumhuriyet dönemimizde ilk asker müdahalesi (ya da darbesi ) yada ihtilali olan bu durum birden fazla kez tekrarlanır duruma geldi. İstenmeyen hadiseler meydana gelmiş ya da istenilen konuma getirilmiş olmuş olabilir memleket tartışmaya açık bir durum. Yani öyle ya da böyle, haklı yada haksız bu olaylar yaşandı. Gerçek suçu günahı olmayan hatta olayları idrak edemediği için kendisini tam savunamayan insanlar oldu. Savunanlar ise yine idamla mahkum edildi, yine şer güçlerin hışmına uğradı. 
    Şimdi hepsi geride kaldı ama unutamadık, unutmayacağız. Ders almamız gerekliydi her şeyden mühim olan bu bence. Eğer ders alabilirsek tekerrür etmez bu tip hadiseler…Ancak bazı çevrelerin umurunda bile değil. Unutulmuş bu kahpece uygulanan idam fermanları. Unutulmuş demokrasi şehitlerimize yapılan zulümler ve unutturulmaya çalışıyor. 
    Şimdilerde başka başka sıkıntılarla karşı karşıyayız. Allah yardımcımız olsun ama dikta bir zihniyet hakimiyetini sürdürmeye başladı. Haksız yere insanlara alenen zulmediliyor, sürgün ediliyor, yurdundan yuvasından evladı ayalinden uzaklaştırılıyor. 
     Allah bu millete bir daha 27 Mayıslar yaşatmasın. İnşaallah hepimiz bu melun ihtilalci kafalılardan alacağımız dersimizi alır ve memleket idaresinde olsun, siyasi mülahazalarda olsun ders alırız.
     Cenab-ı Hakk’tan Demokrasi şehitlerimize rahmet niyaz ediyor, memleketimizin ve milletimizin bir daha böyle şerefsizliklerle karşılaşmama temennisinde bulunuyorum.  
 
 
Kurmay Albay Alparslan Türkeş Bayrak Radyodan darbe bildirisini okurken 27 Mayıs 1960 Cuma sabah saat 5.25 sularında hiç de beklenilmeyen ve ileriki zamanlarda pişman olacağı ihtilalin borazanlığını şu cümlelerle yapmıştı. Sonradan eyvah dedi ama iş işten geçti. Allah rahmet eylesin, zira o gerçekleri anlamış ve baş kaldırmıştı ama maalesef iş işten geçmişti. 
 
“Sevgili Vatandaşlar, Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır. Bu harekâta Silahlı Kuvvetlerimiz; partileri içine düştükleri uzlaşmaz durumdan kurtarmak ve partiler üstü tarafsız bir idarenin nezaret ve hakemliği altında, en kısa zamanda adil ve serbest seçimler yaptırarak idareyi, hangi tarafa mensup olursa olsun, seçimi kazananlara devir ve teslim etmek üzere girişmiş bulunmaktadır.
Girişilmiş olan bu teşebbüs, hiçbir şahsa veya zümreye karşı değildir. İdaremiz, hiç kimse hakkında şahsiyata müteallik tecavüzkâr bir fiile müsaade etmeyeceği gibi, edilmesine de asla müsamaha etmeyecektir. Kim olursa olsun ve hangi partiye mensup bulunursa bulunsun, her vatandaş; kanunlar ve hukuk prensipleri esaslarına göre muamele görecektir. Bütün vatandaşların, partilerin üstünde aynı milletin, aynı soydan gelmiş evlatları olduklarını hatırlayarak ve kin gütmeden birbirlerine karşı hürmetle ve anlayışla muamele etmeleri, ıstıraplarımızın dinmesi ve milli varlığımızın selameti için zaruri görülmektedir.
Kabineye mensup şahsiyetlerin, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sığınmalarını rica ederiz. Şahsi emniyetleri kanunun teminatı altındadır.
Adnan Menderes idam edilen ilk ve son Türkiye Başbakanı’dır. 
Müttefiklerimize, komşularımıza ve bütün dünyaya hitap ediyoruz. Gayemiz, Birleşmiş Milletler Anayasası’na ve insan hakları prensiplerine tamamen riayettir. Büyük Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ prensibi bayrağımızdır.
Bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize sadığız. NATO ve CENTO’ya inanıyoruz ve bağlıyız. Düşüncemiz ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ tur.”
 
Darbede emir komuta zinciri içinde yapılmamıştır; 37 düşük rütbeli subayın planları ile icra edilmiştir. Kritik mevziler bu subayların ellerindeki asker ve silahlarla önce ordudaki komuta kademesinin etkisiz hale getirilmesi ile ele geçirilmiştir. Sonra cumhurbaşkanı ve hükümet üyeleri tutuklanarak, hükümet; 235 general ve 3500 civarında subay (daha çok albay, yarbay, binbaşı) emekliye sevk edilerek, ordu; 147 üniversite öğretim görevlisi görevden alınarak ve bazı üniversiteler kapatılıp el konularak, üniversiteler; 520 hakim ve yargıç görevden alınılarak, yargı kontrol altına alınmıştır.
Darbeden sonra darbeyi planlayan ve icra eden 37 düşük rütbeli subay ve Emekli Orgeneral, Cemal Gürsel’ in oluşturduğu Milli Birlik Komitesi ülke yönetimini üstlendi.

 

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları