ŞEHİT CENAZESİNDE GÖRDÜĞÜM OLUMSUZLUKLAR

24-03-2018
GÖRÜLÜYOR ki, her alanda olduğu gibi polis teşkilatımızda eski kafalılara orijinalite kazandırmak lazım ki devletin temsilcisi konumundaki emniyet güçlerimizle milletimiz arasındaki diyalog da sıkıntı kalmasın.

.
ŞEHİDİMİZ OĞUZ KAĞAN USTA'YI HAKK’A UĞURLADIK
  Zeytin Dalı Harekatı kapsamında 23 Ocak'ta şehit olan Piyade Üsteğmen Oğuz Kağan Usta'nın cenazesi binlerce vatandaşın katılımı ve tekbirlerle uğurlandı. 
    Şehit Usta için Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde askeri tören düzenlendi. 
    Ankara’nın Gölbaşı ilçesinden olan Şehidin eşi Saide Usta ise Kızılcahamam Yukarı Çanlı Köyü'nden. Annesi Sevim ve babası Canpolat Usta ile diğer aile efradı cenaze merasimine katıldı. 
    Top arabası, arkasındaki kortej eşliğinde cami avlusundan ayrılırken baba Canpolat Usta şehit oğluna "asker selamı" verdi.
    Şehidin 2,5 yaşında kızı Miray da yakınlarının kucağında, elinde oyuncak bebeğiyle babasının son yolculuğuna uğurlanışını izledi.
    Usta'nın naaşı Cebeci Askeri Şehitliği'nde toprağa verildi.
    KATILANLARI RAHATSIZ EDEN GELİŞMELER 
    Her törende karşılaşıyoruz ama özellikle şehit cenazelerinde yapılan törenlerde yaşanan olaylar insanı rahatsız ediyor. 
   Bir tarafta devlet diğer tarafta millet… Sanki iki ayrıtmış gibi bir protokol uygulanıyor. Böylesine içimizi yakan olaylar karşısında vatandaş biraz devletten merhamet ve hoşgörü bekliyor. Ancak öylesine radikal kararlar uygulanıyor, öylesine sert tedbirler alınıyor ki vatandaş devletine ( devleti temsil eden emniyet güçlerine ) darılıyor kırılıyor. 
 
ASIK SURATLI POLİS ŞEFİNİN GİYİM KUŞAMINI DA BEĞENMEDİM
 
 
 
    Her şeyden önce görüntü bozukluğu var bu adamda... Sanırım emniyet mensubu. Ancak giyim-kuşam itibarı ile bile zarif ve şık değil. Diğer emniyet mensuplarına kötü örnek teşkil ediyor. Bir de asık surat bir yapıya sahip. 
    Benim serbest kartım olduğu için rahat bir şekilde şehidimizin bulunduğu musalla taşının hemen yan tarafında, 24.Dönem Afyon milletvekilinin yanında yerimi aldım. Öğle ezanı okununca camiye gittim. Ancak camiye kısa yoldan gidersiniz ama tekrar aynı alana girmeniz için yine basın mensuplarının alındığı kapıdan girmek durumundasınız. Bu demek oluyor ki cami etrafını % 75 oranında dolaşmam lazım. En nihayetinde protokol sırasından çıkıp camiye gitmek için güvenlik çemberinden geçerken “ namazdan sonra buradan girmem lazım, bana yardımcı olur musunuz ? “ dediğimde polis memuru görevli, “ Aman beyefendi, buradan çıkarsınız ama buradan giremezsiniz; daha önce nereden girdiyseniz yine oradan gireceksiniz ona göre ha..“ dedi. Ben de bir metot geliştirdim ve genç, yakışıklı, aynı zamanda terbiyeli polis memuruna şöyle dedim: “ Kardeşim ben falancayım, ancak serbest basın kartım da var. Bu kartı sana bırakacağım, namazı kılıp camiden çıktıktan sonra buradan beni alarak yardımcı olursun “ dedim. Sonradan Akyurt’lu olduğunu öğrendiğim pırlanta kalpli polis memuru “ olmaz ama, haydi bakalım... Yalnız kimse duymasın ve görmesin haa “ diyerek yardımcı oldu sağolsun. 
    BUNU NEDEN ANLATTIM BİLİYOR MUSUNUZ: Şayet yukarıda okla gösterdiğimiz şık giyimli olmayan ve asık suratlı adam olsaydı asla kolaylık sağlamazdı. Çünkü bir tarafta eğitimli, iyi kalpli ve de genç bir emniyet mensubu, diğer tarafta ( belki de emekliliği gelmiş ) asık suratlı, insanlara yaklaşımı fevkalade yakışıksız, önüne gelene emir yağdıran ama bunu yaparken suratını asan ve de bağırıp-çağıran bir emniyet mensubu... 
   GÖRÜLÜYOR ki, her alanda olduğu gibi polis teşkilatımızda eski kafalılara orijinalite kazandırmak lazım ki devletin temsilcisi konumundaki emniyet güçlerimizle milletimiz arasındaki diyalog da sıkıntı kalmasın. 
    ÇOK BEĞENDİM .. Evet, polis teşkilatımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarını giyim-kuşamları ile, davranış biçimlerini, insani değerlerini ve görev anlayışını çok beğendim. 
    İnşaallah görevlerini îfa eden devletin her kesimindekiler ve özellikle emniyet teşkilatımız gülmesini bilmeli, asık suratlılıktan vazgeçmeliler. Tabii bir de şu ata sözünü unutmamak lazım, “ Meramını anlatamayanlar bağırarak konuşurlar.! “
    CAMİDE NAMAZ KILAN BİR EMNİYET MÜDÜRÜ VE ONUN AYAKKABISINI ELİNDE TUTUP MÜDÜRÜ NAMAZDAN ÇIKARKEN GİYDİREN KORUMASI !... 
    Nasıl bir zihniyet bu Allah aşkınıza?.. Namazın farzını kılıp çıkarken, cami çıkışındaki koridorda elinde bir çift ayakkabı olduğu halde bekleyen korumanın olduğunu fark ediyorum. Yanına yaklaşıp sorduğumda bir emniyet müdürünün koruması olduğunu söylüyor. Müdürün adını sorduğumda ise haklı olarak söylemiyor. 
    Değerli okuyucular, siz bu durumda nasıl bir yargıya kapılırsınız?.. 
    Ben aslında o müdüre o ayakkabıları tam da teslim ederken veya giydirirken bir kare fotoğraf çekerim ama olan o korumaya olur, merhametsizlik yapıp o fotoğrafı yayınlayamam, utanırım. 
    GÜVENLİK OLMASI LAZIM TABİİ.. ZATEN GEREKTİĞİ GİBİ SAĞLANIYOR. HEM ASKERİMİZİN ALT DÜZEY GÖREVLİLERİ VEYA POLİS TEŞKİLATININ TABAN TEŞKİLATINDA GÖREV YAPANLAR GAYET NAZİK DAVRANIYORLAR. ANCAK ÖYLE BİR KURAL KOYMUŞLAR Kİ, 70 YAŞINDA OLDUĞUNU, ŞEHİDİN YAKANI AİLESİNİN DOSTU OLDUĞUNU SÖYLEYEN BİR VATANDAŞA GÖSTERİLEN MUAMELEYE ŞAHİT OLDUM. O AMCA GENEL KONTROLDEN GEÇİRİLDİKTEN SONRA HEMEN YANINDAKİ BASIN MENSUPLARININ ALINDIĞI KORİDORDAN ALINABİLİRDİ. NE YAZIK Kİ OLMADI VE O YAŞLI AMCA UZUN UZADIYA CAMİ ÇEVRESİNİ DOLANMAK ZORUNDA KALDI.
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları