GENEL HABERLER

MİLLİ EMLAK YÖNETİCİLERİNİN MİLLETE KARŞI OLAN SORUMSUZLUĞU

01-09-2019
AK Parti’nin sorumlu genel başkan yardımcısı duyarsız, Çevre ve Orman Bakanı duyarsız, Bakan Yardımcısı duyarsız, Milli Emlak Genel müdürü izinli ve yerine bakan vekillik yapan yardımcısı duyarsız..

.

Millet devletine güvenmeyecek, devletin zirvesindekiler çözüm yolu bulmayacakda bu millet ne tür bir çareye başvuracak?. Her şeye sayın Cumhurbaşkanı mı çözüm yolu bulacak ?... 

 

  • Düşünebiliyor musunuz, bir vatandaş 2019’un ocak ayında devlet arazilerinden ev yeri almak için başvuru yapıyor. Aradan bunca zaman geçmesine rağmen formaliteler tamamlanıp ihalesi yapılamadı. Kış geliyor vatandaş güya ev yapacak !..Bu da gösteriyor ki devlet iyice hantallaşmış milletini düşünmez olmuş. Buyurun Milli Emlak’ın millet aleyhine nasıl işlediğine hep birlikte bakalım. O yetkililerin umursamazlığına siz değerli okurlarımız şahit olun.

      Milli Emlak’ta görevli bir bürokrat “ Dosyaları biriktirip haftada bir gün imzalıyorum “ demişti. O bürokratın elinden dosya tam bir ay sonra çıkabildi.  Bir başka memur da (şef) , “ Bizim için önemli olan devletimizdir,  bu biriktirmeyi ve ihaleyi- geciktirmeyi devletimiz için yapıyoruz, ihaleleri toplu yaparak devleti masraftan kurtarıyoruz, kaldı ki bize amirlerimiz böyle talimat veriyor  ” ifadesini kullandı.

     BİZ DE SORDUK: Ya millete verdiğiniz zarar ne olacak, ya kaybolan zaman, ya yaşattığınız stres için ne diyeceksiniz, bir senelik gecikmenin hesabını kim verecek?..

  • Eeeey devletin adamları, tamam siz devletin bürokratlarısınız ama diğer tarafta millet var!. Milleti düşünmemekle, halkın sabrını mı deniyorsunuz?.. Öyle sıkıntılı bir tablo yaratıyorsunuz ki, devlete karşı, sayın Cumhurbaşkanımıza karşı, hükümete karşı, AK Parti’ye karşı ve hatta bağlı olduğunuz Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Murat Kurum’a karşı milletimizin kötü niyet beslemesine neden oluyorsunuz.

       DOĞRUSU HAZİN BİR DURUM VAR ORTADA…

     Gelmiş geçmiş en başarılı bakan olarak bilinen Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın Murat Kurum'un daha başarılı olması ve yaptığı çalışmalara gölge düşmemesi adına Milli Emlak'taki bazı aksaklık, haksızlık ve eksiklerin giderilmesi bakımından Milli Emlak'ın bazı ilçelerinde bir araştırma yaptık. Öylesine enteresan gerçeklerle karşılaştık ki biz hayretler içinde kaldık (!) Bu durumları aktarmak ve çözüm yolları bulmak üzere tespitlerimi sunmak istiyorum.

DEVLET ADINA DA MİLLET ADINA DA TAM BİR REZALET

Milli Emlak’ta milletimizin tahammül edemeyeceği kadar zahmetli bir bürokrasi var… Millete inanılmaz bir zulüm politikası uygulanıyor. Devletin bürokratları millete zulmetmekten hiç imtina etmiyor. Bu unsurların vukua gelmesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığında Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün bünyesinde ( Ankara ilinde ) oluyor. Diğer illeri siz düşünün.

    Diyelim ki vatandaş 2019 yılının ocak ayında devletten arazi almak için başvuru yaptı. Öylesine enteresan formaliteler ve bürokrasi var ki (kişi bizzat takip ettiği halde tam 8 ayda ancak ihale aşamasına gelebiliyor.

    İş ihaleye kalıyor ama yapılmıyor. Neden biliyor musunuz; “ ihale dosyaları biriksin de ondan sonra topluca yapalım “ gerekçesiyle !...

    Peki Ankara’nın bir taşra ilçesinde ihaleye hazırlanmış bir dosya var ve ikinci-üçüncü veya daha fazla dosya için ne kadar beklenecek?...Bir ay, iki, ay, üç ay, 5 ay… (vs)

     Diyelim ki 9 ay veya 10 ay  sonra vatandaş ihaleyi aldı. O zaman da belediye ile ilgili bürokrasi başlıyor.  Kış günleri gelip çatıyor.. Peki bu vatandaş evini ne zaman yapacak?.. Benim vatandaşım bu zulmü hakkediyor mu?..

 

TAM BİR TRAJEDİ, HAKSIZMLIĞIN VE VURDUM DUYMAZLIĞIN CİRİT ATTIĞI BİR KÂBUS !

   Şu hale bakar mısınız, Ankara'nın merkez köylerinde hazine arazilerinin metre karesinin rayiç bedeli 15-20-25 lira civarında, Ankara'nın en son köyünde ( orman köyü ) metre karesinin rayiç bedeli 45 lira civarında. İki zıpkın kafalı hazine arazisini almak için ihaleye giriyor. Köyde hazine arazisinin metre karesi 15- 20 lira… Ancak bu adamlar ihalede öyle inatlaşıyorlar ki arazinin metre karesini 44 liraya kadar çıkarıyorlar. Bu durumda devlet şimdilerde o Ankara'nın en son köyünde hazine arazilerinin rayiç bedelini 44 lira civarında olarak belirliyor ve bundan sonra bu fiyat üzerinden ihale yapılıyor.

     Bu dangalak iki adam ihalede 80- 90 liraya kadar çıkmış olsalardı o köyde rayiç bedel 80-90 lira mı olacaktı ?..

    Devlet neden buna bir çare bulmuyor?...

  * Peki bu durumda vatandaş “BENİM DEVLETİM NEREDE ! ) demeyecek mi?

    * Peki bu durumda devlet “ fırsatçı “ konumuna düşmüyor mu?.. Köyünde ev yapmak isteyenlere fahiş fiyat üzerinden ev yeri satmakla köylü vatandaşın işini zorlaştırmıyor mu?..

      MİLLİ EMLAK İŞLEMLERİNDE DEVLETÇİLİK ANLAYIŞINA SAYIN DEVLET YETKİLİLERİ DERHAL MÜDAHALE ETMELİ

     Büyükşehir Belediye Yasası'nın yürürlüğe girmesi ile birlikte ne köy huzur buldu ne de köylü. Buna şimdi de köyüne ev yapmak isteyenlere yaşatılan “ dram ” ilave edildi. Vatandaşın köyü var, arazisi de var ancak ortakların çoğalması nedeniyle ev yapamıyor çünkü hissedarların çoğu vefat etmiş, hayatta sağ kalanların rızasını almak da kolay değil. 

     Bu durumda vatandaş köylerdeki devlet arazilerinden ev yeri almak istiyor.  İlk başvuracağı yer İlçe Milli Emlak olması gerekiyor. İlçe Milli Emlak’a  diyelim ki gittiniz ama nafile çünkü -yer seçimi ve başvuru işlemlerini yaptırmak için bir haritacı gerekli… Haritacıya gidiyor çalışmaları yapıyor, bir sürü disk ve gerekli yazışmalar veriyor, karşılığında da binlerce lira para alıyor.

    Milli Emlak'a gidip evraklar diskler veriliyor buraya kadar tamam. İster istemez sorman gerekiyor, “işlemler ne kadar sürer? “  Aldığın cevap “altı ayı bulur ” oluyor.  Bir anda vatandaş şaşkınlığını gizleyemeyip tekrar soruyorsun bu sefer aldığın cevap ise daha da hazin, “ Altı ayda biterse tabii !. .”oluyor.

KEŞMEKEŞLİK O KADAR ZİRVE YAPMIŞ Kİ HERKES ÇARESİZ

   Milli Emlaktaki çalışanların işi zor. İşler o kadar çok ki yüzüne bakacak halleri yok. Dosyalar sıra dağlar gibi yığılmış. Aman Allah'ım bu büroya akıllı gelen kafayı üşütüp deli gider. Hele bir de sorup sual etmenize karşı doğru dürüst cevap almanız mümkün mü bu şartlarda!..

    Milli Emlak 6 yere yazı yazıyor. İlçe belediyesine, ilçe orman işletmesine, ASKİ'ye, İl Milli Emlak Müdürlüğüne, İl Tarım Müdürlüğü'ne, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü İmar ve Planlama Şube Müdürlüğü'ne. ( Belki daha vardır mesela ( TAPU ) biz bu kadar tespit ettik ama bitmedi.  

     İlçe Milli Emlak'tan bir görevli köye gidip hazinenin yerini bizzat görüyor ve o da bir rapor hazırlıyor.            

    Bütün bu formaliteler ve yazışmalar kara bulutlar gibi yayılıyor. Ancak giden o gidiş. Her birini ayrı ayrı takip etmezseniz işiniz askıya alındı demektir. Mesela bize gelen şikayetlerden anladığımıza göre ilçe merkezindeki orman işletmesi veya belediyeden bile evrakların günlerce, hatta aylarca gelmediği, bazılarının bir yılı bulduğu iddia oluyor.

 

BÜROKRASİNİN FELAKET NOKTASI

    Her neyse öyle veya böyle, diyelim ki söz konusu yerlerden olumlu cevaplar geldi. Bu sefer tekrar satış ve ihale için il milli emlak Daire Başkanlığına yazılıyor. Burada gerekli araştırma ve işlemler yapıldıktan sonra önce bu işe bakan memur raporunu yazıp bölüm şefine sunuyor, şef  müdür muavinine sunuyor, müdür muavini müdüre sunuyor, müdür daire başkanına imza için gönderiyor. Daire başkanı artık bir haftada mı imzalar, bir ay da mı imzalar belli olmaz… Haydi imzaladı diyelim,  yine dosya bir yazışma moduna giriyor ve gerekli yazışmalar ikmal edildikten sonra tekrar daire başkanının önüne geliyor. Daire başkanı haftanın Cuma günü olmasını bekliyor ve nihayetinde işlem o dairede tamamlanıp her hangi bir kusur veya bir sakınca yoksa ihalenin yapılması için şubeye gönderiliyor. Bu imzalama bazı zamanlarda bir ayı geçiyor. (Hepsi belgeli ve ispatlı )

          İLÇELER O KADAR SIKIŞIK Kİ KAÇAN KAÇANA, MEMUR YETERSİZ, BİLGİ ALMAK KOLAY DEĞİL, BAZI ZAMANLAR MİLLİ EMLAK’IN İLÇEDEKİ TELEFONLARI BİLE ÇALIŞMIYOR VEYA TELEFONA CEVAP VEREN YOK

      Siz olayı takip ediyorsunuz. Herkes bilgi vermiyor (çünkü korkuyor) Tabii yardımcı olmak isteyenlerin sayısı çok. İyi niyetlilerin yanında bu kadar müştemilatlarla uğraşmaktan aklî muvazenesinde sıkıntı olan görevliler de var ( Allah ecir versin) .

     ( Hani dedik ya son olarak daire başkanı satış için-ihale yapılabilir - imza atacak diye ) İşte orada biraz işler sarpa sarıyor. Mesela bir saatte imza atılacaksa veya haydi diyelim bir gün… Bir hafta, on gün ve bazı zamanlarda da daha yani bir ay belki de daha fazla zaman içinde ancak imzalıyor. Hatta bir seferinde daire başkanı bir vatandaşla konuşurken ağzından şöyle bir ifade kaçırıyor; “ evrakları biriktirip haftanın son günü hepsini birden imzalıyorum.”

    Bir evrak üzerinden yola çıkarak yaptığımız istihbarat neticesinde elde ettiğimiz veri şöyle:  Yazışmalar zamanında yapılıyor, sorumlu memurdan, şeften, müdür yardımcısından ve müdürden zaman kaybı yaşanmadan işlemler tamamlanıp imzalanıyor; daire başkanına gönderiliyor. Başkan o hazır dosyayı ancak tam 10 gün 20 gün veya bir ay veya günlerce sonra imzalıyor.

                          DRAMATİK BİR HAL HAYATA GEÇİYOR

     Nihayetinde zar zor ihale yapılma sürecine giriliyor. İhaleye katılacaklardan para tahsilatı yapılıyor. Bekleme süresi tahminen 20- 30 gün. Mesela araziyi diyelim ki Ankara'nın en uzak bir orman köyünden alacaksınız veya merkez köylerinden her hangi birinden.. Nasıl bir fiyat uygulaması olması lazım?...Merkez köy ve düz arazilerde daha pahalı , orman köylerinde daha ucuz olması gerekmez mi?.. Hayır öyle değil işte... Ya nasıl?.. Bir önceki satışta ortaya ne kadar satış bedeli çıktıysa rayiç bedel onun üzerinden yapılıyor. Diyelim ki Ankara'nın Kahramankazan ilçesine bağlı ova köylerinden her hangi bir köyünde arazinin metre karesi 20-25 lira ise, rayiç bedel densizliğinden ötürü Ankara’nın en son -en uzak köylerinde rayiç bedel 45 lira civarında. Devlet de bu olumsuzluğa göz yumuyor ve neticede orman köylerinden arazi almak isteyen gariban vatandaşlara oluyor.

     BELEDİYE YAKASINA YAPIŞIYOR BU SEFERDE

       Araziyi aldınız ama işiniz bitmedi… Devletin bir başka organı belediyeye gidiyorsunuz, yaptırdığınız projeyi götürüyorsunuz veya belediyeden bir proje beğenip tasdik ettireceksiniz. Eyvah yine yandınız, bin bir işlem ve harcamalar.   Bu da yetmiyor, belediye “ madem ev yapıyorsunuz, o halde sökül bakalım paraları” deyip sizden binlerce para tahsilatı yapıyor. 

     Yedi-sekiz ay sonra tapuyu alıyorsunuz, işlemler tamam, ancak elinizde ev yapacak para kalmamış, o da yetmiyormuş gibi kış gelip çatmış ve ev yapma mevsimi zamanı çoktan geçmiş. Bu durumda hayalleriniz yarı yarıya yıkılıyor, heyecanınız kalmıyor ( ! )

BU AŞAMALARDAN SONRA BİR ŞEY ÖĞRENİYORUZ Kİ HAZİN BİR DURUM !

 “ Cenab-ı Hakk yolunuzu devlet kapısına düşürmesin! “  Biraz daha ileri gidelim isterseniz,   “ Bu Milli Emlak çalışmalarındaki marazi durumu gördükten sonra Devlet, baba olmaktan çoktaaan çıkmış gibi bir düşünce yapısı zuhur ediyor. Vatandaş çaresizlik içinde kıvranmaya başlıyor, morali bozuyor, hayata da, devlete de küsüyor.

     Bunca formalite, bunca düzensizlik ve bunca hesapsızlık karşısında vatan için, millet için dertlenmemek olabilir mi?..

    * Biz bu duyuruyu yaygınlaştırdıktan sonra öyle enteresan gelişmeler oldu ki anlatılamaz. Mesela bir Milli Emlak görevlisi şöyle diyor:   " Dosyaları bekletip toplu ihale yapıyoruz, dolayısıyla devletin çok daha fazla kazanmasını sağlıyoruz. Şayet dosyaları biriktirmeden ihale yaparsak devlet zarar görür.."

DEVLET MİLLET İÇİN VARDIR BUNU BİLİN ARTIK

    Biz böylesine fecaat arz eden konuyu devletimiz adına üzüntü ile karşılarken devletçilik yapısında olan bürokratlara sormadan geçemedik ve dedik ki, "Beyler peki millet ne olacak?... Milletin devlete karşı tutumu, düşüncesi ne olacak?.. Farkında mısınız bilmem ama, bu halinizle           -farkında olmadan- millet nezdinde devleti hantallaşmış bir konuma sokmuş oluyorsunuz.  Devlet millet için vardır. Siz milleti strese sokarsanız devlet hantal görünümüne bürünmekle kalmaz, aynı zamanda millet stres altında olduğu için çalışma azmi kırılır, üretim yapmaz-yapamaz olur. Moralini bozarsınız benim milletim en nihayetinde hem devlete, hem  hükümete  hem de hükümetin bakanına karşı kötü niyet beslemesine neden olursunuz.

   Sonuç olarak, diyorum ki, son derece başarılı bir geçmişi bulunan sayın Çevre ve Şehircilik Bakanına konu iletildi cevap alamadık, AK Parti’nin ilgili Genel Bakan Yardımcısı sayın Çiğdem Karaaslan’a iletildi cevap vermedi, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı sayın Fatma Varank’a konu iletildi cevap vermek lütfunda bulunmadı, Genel Müdür izinli olduğu için Genel Müdürlüğe vekalet eden Genel Müdür Yardımcısı sayın Veli Tuncez’e konuyu aktardık cevap alamadık.

     Ankara il müdürlüklerinde görevli bürokratlar ise “bize yukarıdan verilen talimat bu şekilde “ diyorlar.  Ankara ilde özellikle Milli Emlak Müdürü sayın Zeynel Körlü ile Müdür Yardımcısı, memurlar konu ile yakından ilgilendi ama onlarda çaresiz çünkü emir yüksek yerden geliyor.

NOT: ÖNÜMÜZDEKİ BİRKAÇ GÜN ZARFINDA KONU SAYIN CUMHRBAŞKANINA ARZ EDİLECEKTİR. 

     MEHMET AKYOL

     0530 464 63 77

[email protected]

 

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları