MEHMET KEÇECİLER’İ BAŞKON AİLESİNDEN BİR HEYET ZİYARET ETTİ

20-12-2017
Keçeciler, Ülkemiz kritik bir dönemden geçiyor. " AK Parti yıprandı demek istemiyorum, ancak sayın Erdoğan’ın söylemlerinin sürekli gerilimden yana olmasını şık bulmuyorum" dedi.

.
     Uzun bir zamandır rahatsız olan ve evinde tedavi gören Eski Bakanlardan Mehmet Keçeciler’i Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu ( BAŞKON )ailesinden bir heyet evinde ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundular.
 
Bu arada gündemdeki konuları değerlendiren ve  memleket - millet meselelerinin üzerinde durulan görüşmede  Keçeciler önemli açıklamalarda bulundu. Bugün her zamankinden daha fazla birlik-beraberliğe ihtiyacımız var diyen Mehmet Keçeciler şunları söyledi:
 
  “ Tam da mütedeyyin ve hoşgörü ortamında olmak zorundayız. Unutulmasın ki gerilim politikası ilel ebet devam edecek değildir. Gerilim politikasından oy alma itibarı ile kazanç sağlansa da bu eninde sonunda tıkanır kalır. O nedenle herkes barıştan yana olmak lazım; hele hele iktidar olanlar bu konuda daha hassas davranmak durumundadırlar. Bir örnek vermek gerekirse; biz Anavatan Partisi olarak iktidar olduğumuz zaman başta merhum Süleyman Demirel ile ilgili bir yığın dosya getirip önümüze koydular. Fakat rahmetli Özal bu dosyalar üzerinde bir işlem yapılmasını istemedi ve şöyle dedi: ‘ Bizim barışa, birlik-beraberliğe ihtiyacımız var, geçmişin manasız ve kirli işleri ile uğraşacak zamanımız yok ‘ dedi. “
 
    AK Parti iktidarının iktidar olduktan sonra önemli hizmetler yaptığını söyleyen Keçeciler, öyle tahmin ediyorum ki süreç yavaş yavaş doluyor. Bir iktidar 15 yıl görev başında kalmışsa ister istemez yıpranır. Bu söylemimle “ AK Parti yıprandı “ demek istemiyorum, ancak sayın Erdoğan’ın söylemlerinden bunu sezinliyorum dedi. ANAP’ın Kurucular Kurulu Üyesi ve o dönemde parti teşkilatında çeşitli görevlerde bulunan ve bakanlık yapan Mehmet Keçeciler daha sonra şunları söyledi:
 
    “ İlginç ve de zor bir dönemden geçiyoruz. Şimdiye kadar ekonomimizin temelleri sağlam atılmasının avantajı kullanıldı, ülkenin iyi idare edildiğini de söyleyebiliriz. Ancak şu an itibarı ile siyaset gerilim politikası üzerine tahsis edilmiş gibi görünüyor. ABD ve Avrupa ülkeleri ile Türkiye’nin anlaşmazlık içinde olması fevkalade sıkıntılı bir tablo yarattı. Hatta Arap ülkeleri ile bile dostluk ilişkilerimiz zaafa uğradı. Biz bütün ülkelerle iyi ilişkiler içinde olmalıyız. Hele hele komşu ülkelerimizle barış içinde yaşamalıyız. Mesela Rusya ile şu an itibarı ile ilişkilerimiz iyi gidiyor. Ancak Rusya hükümeti bir domates meselesini bile sürüncemede bırakacak kadar devlet ilişkilerindeki samimiyetini havai bir düşünce yapısında değerlendiriyorsa tam anlamı ile güvenebileceğimiz söylenemez. Ancak şu hususu hemen belirtmeliyim ki, Kudüs konusunda Türkiye ve özellikle de sayın Cumhurbaşkanımız kararlı ve cesur hareket etmekle fevkalade hayırlı bir iş yapmıştır. Her lider İslam ülkelerini böylesine etkileyemez ve bu işi bu noktaya getiremezdi, yani Doğu Kudüs’ün Filistin’in Başkenti olması konusunda böylesine önemli bir kararın alınması sağlayamazdı.
 
Fakat bundan sonra ne olacak işte bu önemli.. Sayın Erdoğan daha yumuşak bir lisan kullanmalı. Yani devlet dilini kullanmakla siyasetçi dili arasındaki farkı daime politik mülahazalar ölçüsünde değerlendirmemeli. Bu arada ekonomik değerler konusu da çok önemli. Piyasanın daraldığını kimse görmezden gelemez. Siz ne kadar kavga ederseniz ekonominizi o kadar daraltmış olursunuz. Aslında ekonomi bir ilim dalıdır. Güçlü devlet güçlü ekonomi ile olur, bu husus asla gözardı edilmemelidir.”  
 
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları