GENEL HABERLER

Madde bağımlıları okuyup adamlıklarını tescil edebilirler 

18-01-2011
Son on yılda ülkemizin en önemli erişimlerinden biri de Türkiye´nin tüm Avrupa ülkelerinin bağlı olduğu Avrupa Madde Bağımlılığı İzleme Merkezine (EMCDDA) katılmış olmasıdır. Dolayısı ile hem bir strateji belgesine hem de bir eylem planına duyulan ihtiyaç ortadadır. Söz konusu ihtiyaç Ulusal Temas Noktası olarak belirlenen kurum tarafından -başka kurum ve kuruluşların katılımı ile- en uygun biçimde karşılanmaktadır. Başka biçimde ifade edecek olursak ülkemizde mevcut kurum ve kuruluşların temsil edildiği; çok bilimli ve çok kurumlu ortak yapılar, tümleşik özellikte zaten iş görmektedirler.

.

MADDE KULLANIMI VE BAĞIMLILIĞI

FARKINDALIK OLUŞTURMAK ÖNEMLİ Mİ?

                                              Prof. Dr. Yıldırım B. DOĞAN

Ankara Univ Tıp Fak Psikiyatri A.D

Madde kullanımı ve bağımlılığı yalnızca kişi ile sınırlı bir sorun değildir. Bütün toplumu ilgilendiren kapsamlı bir sorundur. Toplum bu sorunu bir bütün olarak algılamak durumundadır. Dolayısı ile çözüm içeren yaklaşımlar yalnız belli bir nüfus grubunu değil toplumu oluşturan tüm unsurları içine alır. Toplum;

  • Resmi
  • Yarı resmi
  • Resmi olmayan yapı ve oluşumları tümleşik biçimde barındırmaktadır.

Kimi sorunlara yaklaşımda toplumsal nitelikli yaygınlık aynı ölçüde etkili eylemlilik temel bir ilke olmak durumundadır. Bunu izleyen aşamada çözüm ve çözümün sürekliliği gelir.

Sözünü ettiğim sürecin başlangıcı bireydir. Sözü edilen birey madde kullanıcısı, onun yakını, toplumsal çevresi, ebeveyni, okuldaki öğretmeni, rehberi vb. olmak üzere çok geniş bir kapsamda temsil bulan bir tanım içindedir.

Başka bir biçimde ifade edecek olursam çekirdek bir unsur olarak birey ve madde bağımlılığı bir araya getirildiğinde anılması gereken insanlar şunlardır:

  1. Kullanıcı/Bağımlı
  2. Ebeveyn
  3. Öğretmen
  4. Arkadaş
  5. Sağlıkçı (Doktor, hemşire, psikolog, sosyal hizmet uzmanı)

Toplumsal unsurların tümleşik bir düzlem boyutunda bir araya gelmesi önce kurumsal nitelikli güç birliği ve işbirliğini gerektirir. Bunu bireysel katılım izler. Ülke temelinde madde bağımlılığı ile ilgili ulusal bir politikanın olması ancak bu şekilde olanaklıdır. Söylediklerimizin hepsini bir araya getirdiğimiz vakit sonuç cümlesi şu biçimde olmak zorundadır: Madde bağımlılığı belli bir ulusal politikaya ihtiyaç duyan önemli bir sorundur.  Ülkemizin iş birliği ve güç birliği içinde olduğu ve ilişkilerini kaçınılmaz biçimde sürdürdüğü Avrupa ülkelerin her biri için ulusal bir strateji belgesi ve buna bağlı oluşan ulusal bir eylem planı olmak zorundadır.

Son on yılda ülkemizin en önemli erişimlerinden biri de Türkiye´nin tüm Avrupa ülkelerinin bağlı olduğu Avrupa Madde Bağımlılığı İzleme Merkezine (EMCDDA) katılmış olmasıdır. Dolayısı ile hem bir strateji belgesine hem de bir eylem planına duyulan ihtiyaç ortadadır. Söz konusu ihtiyaç Ulusal Temas Noktası olarak belirlenen kurum tarafından -başka kurum ve kuruluşların katılımı ile- en uygun biçimde karşılanmaktadır. Başka biçimde ifade edecek olursak ülkemizde mevcut kurum ve kuruluşların temsil edildiği; çok bilimli ve çok kurumlu ortak yapılar, tümleşik özellikte zaten iş görmektedirler.

Böylesi bir sürecin akmasında yurttaş olarak her birimizin hem yaptığımız iş hem de bireysel düzeyde düşünce ve eylemimiz açısından belli sorumluluklarımız vardır. Sorumluluklarımız bağlamında davranırken heyecan ve hareketimizin gelişigüzel olmaması gerekmektedir. Gelişigüzellik taşıyan davranış çok ciddi bir enerji kaybı olmanın ötesinde iş birliği ve güç birliğinin önündeki en önemli engeldir.  Yetersizlik, başarısızlık gelişigüzel davranışın mutlak olan sonucudur. Böylesi bir sonuç ise kişiyi -eylemi ile ilgili- mutsuz eder. Kişi artık bir kez daha aynı eylemde bulunmak istemez.

Erken gelişen bir başarısızlığa ve isteksizliğe bağışık hale gelmenin en işlevsel yolu yapacağımız-edeceğimiz şey her ne ise o konuda edineceğimiz farkındalıktır.

Farkındalık, malumat sahibi olmak değildir. Kişinin belli bir amaç doğrultusunda belli bir biçimde kullanacağı bilgiyi belirlemesi ve edinmesidir. Edinilmiş bilginin uygulama becerisi haline dönüşmesi ve kişinin donanımına eklenmesi "farkında oluşluk" adını alır. Farkındalığa sahip ve buna eylemlilik kazandırdığı için farkında oluşluk sahibi kişi konusunda belli bir beceriye sahiptir. Şöyle ki:

  • Farkındalık sahibi birey gelişigüzel davranmaz.
  • Farkındalık taşıyan birey karar alırken esenlik içindedir.
  • Farkında oluşluğu bireye enerjisini nasıl kullanacağını öğretir.

 

Madde kullanımı ve bağımlılığı konusunda sağlanmış Farkında Oluşluk becerisi bireyin bu konudaki platformlarda etkin biçimde yer almasını sağlar.

Madde kullanımı ve bağımlılığı konusunda farkındalık nedir? Ne tür bilgilerin edinilmesini öngörür? Bu bilgileri şu üç öbekte toplayabiliriz:

I.    Madde ve Bağımlılık

II.   Ruhsallık

III.  Toplumsal unsurlar

 

I.    MADDE NEDİR?

1.  Sorunsalla ilgili doğru tanım madde kullanımı ve bağımlılığıdır. Uyuşturucu sözcüğü doğru bir tanımlama değildir. Maddenin etkisi santral sistemini nasıl etkilediğine bağlı olarak değişir. Örneğin esrarın etkisi uyuşturucu iken kokain uyarıcıdır. Dolayısı ile madde kullanımı ve bağımlılığı tanımı daha doğru ve daha kapsamlı bir tanımdır. Sigara bir bağımlılık maddesidir. Alkol de öyle. Oysa ne sigarayı ne de alkolü uyuşturucu başlığı altında ele alamazsınız. Ancak madde kullanımı ve bağımlılığı dendiğinde hem sigarayı hem alkolü "madde" kapsamı içinde rahatlıkla kullanabilirsiniz.

2.  Madde dendiğinde asıl söylenen `bağımlılık yapıcı madde´dir. Ancak her seferinde uzun bir tanımı tekrar etmek yerine yalnızca `madde´ yeterli olabilir.

3.  Madde, Beyin ve bağlantılı sistemi etkileyen kimyasallara verilen addır.

4.  Maddenin beyni etkileme şiddeti ve etkileme süresi ile bağımlılık yapma gücü arasında doğru bir ilişki vardır.

5.  Her maddenin bağımlılık yapma potansiyeli farklıdır. Örneğin morfin alkole göre; alkol sigaraya göre daha güçlü bağımlılık potansiyeline sahiptir.

6.  Maddelerin bağımlılık yapma potansiyeli farkıdır. ANCAK KULLANIMI EMNİYETLİ BİR BAĞIMLILIK MADDESİ YOKTUR!       

7.  Bağımlılık maddesinin art arda kullanılması, kullanımın belli bir sıklığa ulaşması ile sonuçlanır.

8.  Madde kullanım sıklığı aynı zamanda madde kullanımın birim miktar üzerinden çoğaldığı sonucunu oluşturur.

9.  Hepsi bir arada düşünüldüğünde ulaşılan sonuç MADDE BAĞIMLILIĞI adını alır.

BAĞIMLILIK NEDİR?

1.  Bağımlılık bir ilişkidir.

2.  Bu ilişki bireyle

a.  Herhangi bir nesne

b.  Herhangi bir durum (atmosfer bağlamında) arasında kurulur.

3. Bu ilişki bir süre sonra kişinin

a.  Özerkliğini

b.  Özgüllüğünü

c.   Özgürlüğünü aksatmaya başlar.

d.  Kişide yeni tutum ve davranışların gelişmesine değişik bir duyumsamanın yer almasına neden olur.

e.  Ulaşılan nokta BAĞIMLILIKTIR.

f.   Nesne, bağımlılık yapıcı bir nesne ise nihai aşama MADDE BAĞIMLILIĞIDIR.

4. Bağımlılığın gelişimi bireysel farklı yapı unsurlarından etkilenir.

5. Bağımlılık süreci bireyin gerek yapı gerekse ruhsallık açısından taşıdığı farklılıklar açısından değişik bir ivme içinde seyreder.

II.   RUHSAL YAPI

1.  Bireyin ruhsal yapı özelliği ile madde kullanımı ve bağımlılığı arasında doğrudan bir belirti yoktur.

2.  Bireye ait kişilik özellikleri bağımlılıkla ilişkili değildir.

3.  Birey ruhsallığının biçimlenmesinde rolü olan ana-baba ilişki ve etkileşimi, aile sisteminin niteliği ile madde bağımlılığı arasında neden-sonuç ilişkisi yoktur.

4.  Eğitim, ekonomik durum vb. sosyal değişkenler ile madde bağımlılığı arasında nedensellik ilişkisi yoktur.

5.  MADDE KULLANAN HERKES İÇİN O MADDEYE BAĞIMLI HALE GELME RİSKİ EŞİTTİR.

III.  TOPLUMSAL YAPI

  1. Herhangi bir bağımlılık maddesinin toplumdaki kullanım yaygınlığı şu iki temel değişken doğrultusunda şekillenir:

a.  O maddeye ulaşmak (Madenin nerede bulunabileceği

b.  Ulaşıldığında o maddeyi para vererek almak

c.   MADDEYE ULAŞMAK NE KADAR KOLAY TEMİN ETMEK NE DENLİ UCUZSA O MADDENİN O TOPLUMDA KULLANIMI O DENLİ YAYGINDIR. ÖRNEK; SİGARA VE ALKOL GİBİ!

 

 

  1. Ailede madde kullanımı varsa çocukta kullanma olasılığı bu özelliğe sahip olmayan aileden gelen çocuklara göre anlamlı derecede yüksektir.
  2. Akran grubu ergen yaştaki gençler için vazgeçilmezdir. Çünkü gencin topluma açılışı akran grubu aracılığı ile olur.
  3. Çünkü gencin belli bir kimlik kazanabilmesi ancak bir grubun üyesi ise olanaklıdır.
  4. Eğer akran grubunun uyulması gereken kuralları arasında madde kullanmak varsa gruptaki genç için madde kullanmak kaçınılmazdır. Böyle gruplar "risk grubu" diye bilinir.
  5. Gencin risk grubunda olması onu madde kullanımına yatkın hale getirir.
  6. Risk grubundaki gençler asla önyargı ile ele alınmamalı!
  7. Madde kullanımı karşısında toplumun tutumu bireyin madde kullanımı üzerinde etkilidir.
  8. Toplumun tutumu;

a. Ödüllendirici (Örneğin erkek adam sigara içer kabulü)

b. Cezalandırıcı (Kadınların alkol içmesine yönelik önyargı)

 

Bütün bu bilgiler, dikkat edilirse, tek bir tıbbi sözcük kullanmaksızın anlatılabilir. Bilgilerin niteliği farkındalık sağlarken bilgilerin hedef nüfus gruplarına aktarılması farkında oluşluk tanımları için doğru örnekler olarak akılda tutulmalıdır.

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları