KÜRESELLEŞME SONRASI BÖLGESELLEŞME
.

Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu (BAŞKON) un düzenlediği  Ankara Altındağ Belediyesi Kabakçı  Konağındaki Ekim ayı Hamamönü söyleşilerinin buayki konuğu Kamu Hukuku Profesörü  kıymetli hocamız sayın  Prof.Dr.Anıl ÇEÇEN di.

Sayın hocamız bütün dünyayı ilgilendiren ve tabikide ülkemizide yakınen ilgilendiren  dünyada küreselleşme ve bölgeselleşme konusunda engin birikimleri ve bilgileri ile  bizleri bilgilendirdileR
.Konu Türkiyemizin geleceğini ve takip edeceği siyasi çizgiyi belirgİnleştirmek ve her seviyedeki uygulayıcılara ışık tutması ve ülkemizin geleceğini  ilgilendirmesi açısından fevkalede önem arzetmnektedir.
Hocamızın tesbitlerinden yakalayabildiklerimi çok değerli okuyucularıma paylaşmayı uygun gördüm
Yirminci yüzyılda Dünya siyasetini yönlendiren ve belirleyen  iki devlet vardı bunlardan birincisi İngiltere ikincisi onunla birlikte  Fransaydı. Bu devletlerin yanında ABD,Almanya,Rusya,İran ve Türkiye.
 Yani dünya siyasetinin belirlenmesi batıdan doğuya etkilerini  göstermesi esastı.  Yirmibirinci yüzyılda ise  Pekin Zirvesinden sonra bu  belirleyici olgu  yön değiştirerek doğudan batıya doğru  eksen değiştirmiştir.
Dünyada 1789 Fransız ihtilalinden sonra  İmparatorluk  tan Ulus Devlet yapılanmasına geçilmiştir.
Küreselleşme ile sermaye bütün dünyayı dolaşacak %1 ler daha zengin olacak % 99 ise fakirleşecektir.Finansal güç siyasi gücü belirleyeceğinden dünya azınlık bir gurubun arzu ve çıkarlarına  hizmet etmiş olacaktır.
Küreselleşme ile devletler küçülecek,şirketler büyüyecektir.21 inci yüzyılın  belirleyici devletlerinin başında ABD gelmektedir.ABD Protestan ve Yahudilerin konturolündedir. İsrail de herhangi bir devlet değildir.
Ulus devletler yarı yarıya ortadan kaldırılmıştır.
Şirketler  devleti  yok etmiş, ülke şirketlerin eline geçmeye başlamıştır.Ülkemizdede TÜSİAT tavır değiştirerek küreselleşme  ile karşı karşıya gelmiştir.
Küreselleşeme dünyayı üçüncü dünya savaşı ile karşı karşıya  getirmiştir.
Ülkeler Başkentlerden yönetilemez hale gelmiştir.Ülkeler komşuları ile  kavga haline girmişler her türlü iç ve dış güvenlik risk altına sokulmuştur.Örneğin ABD Türkiye ilişkilerinde yetkililer  Ankara ya gelip görüşüp çözüm ararken İstanbula gelip orada görüşmelerini yaparak gitmektedirler.
Ülke olarak en kısa zamanda komşularımızla dayanışma içine girmemiz gerekmektedir.Küreselleşmeye karşı bölgeselleşerek  tehlikeli kaosun merkezinden uzaklaşabiliriz.Nitekim hükümetimizde geçte olsa tehlikenin idrakine varmış bölgesel sorunlar konusunda Rusya ve İran ile işbirliğine giderek bu tehlikeden uzaklaşmaya çalışmakta ve olumlu semerelerinide görmeye başlamış bulunmaktadır.
Dünyanın büyük ekonomik  güçleri küreselleşmenin getirdiği tehlike karşısında yeni güç odaklaerı oluştuıtmaya başlamışlardır.
Almanya en büyük yatırımlarını Meksika da yapıyor.Meksikayı ABD çekim alanından uzaklaştırmak için.
Şehir devletlerine geçmek Ulus devletleri yıkmak Ankara yı  Başkent olmaktan çıkarmaktır.
İç barışı sağlayıp,devleti güçlendirip bölgesel dayanışmayı güçlendirerek üçüncü dünya savaşına karşı kendimiizi sağlama almalıyız.Komşularımızdan İran önemli bir devlettir % 60 nufusu Türk  asıllıdır. bizde İranda Devlet olarak Selçuklu ve Osmanlı geleneğinden gelmekteyiz.Durumumuzu bu çerçevede değerlendirmemiz gerekemektedir.
Küreselleşmenin başkenti DAVOS tur .Küreselleşmeye karşı dünyada yeni belirleyici odaklar oluşmaya başlamıştır bunlardan Dünya Siyasal Formu Brezilya da faaliyete geçmiştir.
ŞANGAY örgütlenmesi bilinen bir gerçektir,bizde Türkiye İran Azarbeycan Bakü merkezli Birlik Konferansını oluşturabiliriz.
Önemli bir tesbitte Arabistan Dışişleri Bakanı ve ABD Dış İşleri Bakanı  Nevyorkta ortak basın toplantıları ile bölgemizde bir Kürt Devleti oluşturulmasında mutabık kaldıklarını  belirtmişlerdir.. Bu arada ABD nin 300 milyar dolara yakın ortadoğuda başta  Arabistan olmak üzere  satışını yaptığı silahlar kime karşı kullanılacaktır amaç nedir.
Anıl ÇEÇEN hocamız yılların birikimini ülkesinin çıkarları için kullanmış çok değerli bir bilim adamımızdır.Yapmış olduğu tespit ve bilgilendirme ile  nelerle karşı karşıya olduğumnuzu açık seçik ortaya koymuştur.Bütün bu olanlar karşısında  bizim gerek ülke içinde gerekse etrafımızdaki komşularımızla acilen dayanışma içine girmemiz gerekmektedir.Aziz ATATÜRK ü burada birkez daha minnet ve şükranla  anıyoruz  o aziz lider bugünleri 80 yılönceden görmüş ve Sadabat  Paktını kurmuştu.
Bazende aklıma atasözlerimiz geliyor.zifiri karanlıklar tan ağarması öncesidir.Bazı şerler inşallah hayırlara  vesile olur.
Merhum Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin deyişiyle,Hak şerleri hayreyler ,zanneetmeki gayreyler,arif onu seyreyler,Mevla görelim neyler,neylerse güzel eyler.,
Aziz okuyucular çok hoş şeyler yazmadık ama dost acı söyler.
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları