GENEL HABERLER

KIZILCAHAMAM'DA BİR İKİNDİ NAMAZI
.
 
 •  Farzını kılıp çıkacaktım.. Ancak müezzin öyle bir Eûzü Besmele  çekti ki yerimden kıpırdayamadım. Tek kelime ile muhteşem okudu. Hem sesi güzeldi, hem de makamı.. 
 
   O’nu okutan ve sebep olanlardan Cenab-ı Hakk  razı olsun.
  
    Aslında ezan okunurken bile etkilenmiştim. Öyle bir ezan okumak ki ezan-ı Muhammed’iyeyi türkü çağırır, şarkı söyler gibi okuyan müezzinleri geldi aklıma Ankara’nın.  
     Ankara merkezde ezanlar Kocatepe camiinden okunur.  Orada görevli 4 veya 5 müezzin vardır. İkisi Hendek ilçesinin merkez camisinden transfer edilmiş. Müezzinlerden birisi Erzurumlu. Hendek’ten gelen müezzinler Çankaya Müftüsü Hamdi Gevher ‘in torpili ile Ankara’da görev yapmaya başlamışlar. Ancak ünlü mevlithan-hafız ve zamanların en önemli müezzinlerinden İsmail Coşar Hendekten gelen müezzinleri Hendek ilçesine bizzat giderek  getirdiğini, ancak umduğu gibi çıkmadıklarını, hayal kırıklığı yaşadığını söylüyor. “ Neden eğitmiyorsunuz “ dediğimde ise “ Ben onlara kırgınım, birkaç keç uyarmak istedim  beni dinlemiyorlar, kendi kafalarına göre ezan okuyorlar, doğrusu çok pişmanım.” 
      Kocatepe Caiinde görevli Ankara’nın ezanlarını okuyan müezzinlerin dördünün de sesleri çok güzel; ancak güzel sesli olmak yeterli değil. Her vaktin bir makamı vardır ve ezan bu minval üzere okunur. Müezzinlerden ikisi her şeyi ile mükemmel, Hendekten gelen müezzinler kendi kafalarına göre bir sistem kurmuşlar ve kendi bildikleri gibi avaz avaz bağırıyorlar.                       " Hendekten gelenler " diye zan altında kalmayalım ama mesela Erzurumlu olan değil.  
    Konu ile ilgili olarak Ankara’da Diyanet camiasında yaptığımız araştırmada bir yetkili “ biz bu olumsuzlukların farkında değil miyiz zannediyorsunuz,  ancak bazı nedenler var ki bu arkadaşlara laf anlatabilmek mümkün değil. Kendi bildiklerini yapıyorlar, şimdilik kimsenin bir şey dediği yok ancak bu demek değildir ki böyle gidecek ”  diye yakınıyor. 
      KIZILCAHAMAM’DA BİR İKİNDİ VAKTİ 
      Evet bir ikindi namazı saatinde Kızılcahamam Merkez Camisinin önünden geçerken ezan okunmaya başlıyor. Camiye girecek değildim, ancak öyle bir ezan okundu ve öyle bir müezzin sesi ile karşılaştım ki aracımın içinde ezan-ı Muhammediye’yi  sonuna kadar dinledim. Arkasından da abdest alıp camiye girdim. 
     Farzını kılıp hemen ayrılmak niyetindeyim. Ancak müezzin Mehmet Metiner öyle bir besmele çekip aşrı şerif okumaya başladı ki yerimden kıpırdayamadım.
    Sadakallahülazim deyip Elham’ı okuduktan sonra müezzinin yanına gittim ve tanıştık. Ezanı okuyan da oymuş. “  İkinci bir müezzin arkadaş da var “  dedi. Hemen  “ O da senin gibi yakışıklı, iyi giyimli, sesi güzel, makamı iyi mi ? “ diye sordum. Evet cevabını alınca da hemen tanışmak istediğimi ve çağırmasını istedim. Adı Bahattin Akoğlu imiş. 
    Zaten caminin hocası Halit Özkan da her hali ile mükemmel bir imam. Daha önceden tanışıyorduk. 
    Giyim kuşamdan bahsedince bir konuyu vuzuha kavuşturmayı gerekli gördüm. 
     Öncelikle imamlarımız ve müezzinlerimiz şık ve zarif giyimli olmalı. Kalp güzellikleri yüzlerine vurmalı. Sesleri mutlaka ama mutlaka güzel olmalı. Makam dersleri almış olmalı. Hele bir de hafız olursa deme keyfine.  Tabii biraz da ilmi yönden tam teçhizatlı olmalı. Birazdan diyorum zira İmam Hatip Okullarından mezun olan din adamlarının yalnız o okullardan aldıkları derslerle imamlık yapmaları biraz kolay değil. Mezun olduktan sonra mutlaka dışarıdan özellikle dini tedrisattan geçmeleri şart.  
 
      NETİCEYE GELELİM Mİ?
 
    Biliyor ve inanıyorum ki, Türkiye genelinde -camilerimizde- mükemmel sesli, makam dersleri almış veya kulaktan dolma da olsa kendini iyi teçhiz etmiş müezzinlerimiz vardır. Hatta bunların arasında Kurra hafızı olanlar bile vardır. Müezzinlerimizin büyük bir çoğunluğu sabah ezanının hangi makamda okunacağını bilirler, öğle, ikindi ve yatsı ezanlarının hangi makamda okunacağını, akşam ezanının nasıl bir makamda okunacağını da bilirler. Mesela - araştırdım-bunu en iyi bilenlerin başında Kızılcahamam Merkez Camisinin müezzinlerinin geldiğini öğrendim ve bizzat gözlemledim. 
     O halde Başkent Ankara’nın Kocatepe Camisinden ezan okuyan , daha doğrusu okuduklarını zanneden, makam olarak eksik bilgi ve kültüre sahip, kendilerine göre bir hava yaratan bu müezzin kardeşlerimizin yerine neden Anadolu’da ezan-ı Muhammediye’yi en iyi şekilde icra eden müezzinlerimiz arasından seçip de bu vazifeyi hakkınca icra etmelerini sağlamazlar ?... 
NOT:  Başkent Ankara’nın Kocatepe Camisinden okuyan müezzin kardeşlerimizin dördünün de sesleri mükemmel. Ancak ses güzelliği yetmiyor demek ki ; makam dersleri de almış olmalılar. Mesela ikisinin hem sesi güzel, hem makamları güzel hem de güzel okuyorlar. Ancak ikisinden birisi ‘ eh idare eder ‘ denecek niteliğe haiz. Ancak birisi yüzde yüz eğitimden geçirilmeli. 
 
 
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
  • halil tarafından 2017-05-23 12:09:26 tarihinde yazıldı.
    yerlerdeki izmaritlerde gözümden kaçmadı

Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları