KIYAMAM BAŞBAKANIM DAVUTOĞLU'NA
.
  • Kim ne derse desin ben seviyor ve sayıyorum Başbakanımız sayın Ahmet Davutoğlu’nu. İnanıyorum ki rahat bıraksalar bu ülkeyi tam da milletimizin istediği gibi yönetecek. Ancak bazı marazi durumlar husule geliyor ki bir hayli can sıkıcı. Ben olsam sabırsızlanır ve ‘yeterse yeter ‘ derim ama o böyle bir yol takip etmiyor. Belli ki Cenab-ı Hakk ona Hazret-i Eyyup sabrı vermiş.

   Seviyor ve kendisine yapılan haksızlıklar karşısında dilsiz şeytan kesilmek istemiyorum.  Son olarak AK Parti’deki yetki dağılımı beni bir hayli rahatsız etti. İl ve İlçe Başkanları ile ilgili atamalar ve tasarruflar tam anlamı ile can sıkıcıydı ve doğrusu ben rahatsız oldum.

     Peki AK Parti Genel Başkanı olarak sayın Davutoğlu nasıl tahammül gösterdi ?.

    Durup dururken yetkilerin elinden alınması neyin nesi?.. Sayın R.Tayyip Erdoğan Genel Başkan olduğu sıralarda teşkilatla ilgili yetkiler kendisine veriliyor da sayın Davutoğlu’ndan bu yetkiler neden alınıyor !..

      Ne kadar ayıp değil mi?..

    Bunun altında yatan bazı gerçekler vardır ama kimse ses çıkaramıyor; hatta ben bile söylemek istediklerimi yazamıyorum.

ŞEFFAFLIK YASASI

Davutoğlu Başbakan olur olmaz, Şeffaflık Yasası’nı çıkarmak  için harekete geçmişti. Bildiride, Erdoğan’ın tepkisi üzerine yasanın geri çekildiği ifade edildi ve bu bir başka ayıp olarak karşımıza çıktı.

-DAVUTOĞLU, 17-25 ARALIK BAKANLARINI YÜCE DİVAN’A GÖNDERMEK İSTEDİ-

Davutoğlu, 17-25 Aralık sürecinde haklarındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle istifa eden dört AKP’li bakan, Egemen Bağış, Zafer Çağlayan, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar’ı “aklanmaları için” Yüce Divan’a göndermek istedi. Hatta bakanları çağırarak, “Yüce Divan’a gidin, aklanıp dönün” dediği iddia edildi. Korktular ve tabii rezil olacaklarını anladıkları için böyle bir riske girmek istemediler. İddiaya göre durumdan Egemen Bağış’ın telefonu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haberi oldu. Erdoğan’ın devreye girmesiyle, AKP TBMM’de dört bakan hakkındaki oylamada, Yüce Divan’a gönderilmemeleri yönünde oy kullandı. Ancak sayın Davutoğlu bu haksızlığa alet olmamak için o gün yurt dışına çıktı. Çünkü o da biliyordu ki bu yolsuzluk ve rüşvet almakla suçlanan bakanların millet nezdinde itibarı kalmamış, her ne kadar sayın Erdoğan aklanmalarını sağlatmış olsa bile unutulmaz bir şekilde tarihin sayfasına kara kalemle yazılmıştı. Bu rezil adamların seviyelerine sayın Davutoğlu düşmek istemedi.  

    DOLMABAHÇE BİLDİRİSİ-

Hani  sayın Cumhurbaşkanımızın “ Ne Dolmabahçe bildirisi, böyle bir şey asla olmamıştır ve olmadı “ diyerek reddettiği, ancak resimlerle tescilli o meşhur toplantı Davutoğlu’nun izniyle yayınlandı. Ancak Erdoğan itiraz edince, bildiride yer alan “izleme komitesi” kurulmasından vazgeçildi, çözüm süreci askıya alındı.

 -DAVUTOĞLU’NUN ARINÇ’A DESTEĞİ-

     Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dolmabahçe’den haberi olduğunu” söyleyen Bülent Arınç’a  sahip çıktı. Erdoğan’a yönelik eleştirilerine rağmen Arınç’ı, Manisa’da yapacağı toplu açılış törenine davet etti.

       Gazeteci Zeynep Gürcanlı’nın haberine göre; Erdoğan-Davutoğlu geriliminde son perde: Pelikan Dosyası oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu arasındaki gerilimde son gelişme; Sosyal medyada ortaya çıkan imzasız bildiride, Erdoğan ile Davutoğlu arasındaki anlaşmazlıklar tek tek yazıldı.

 “Pelikan dosyası” başlığıyla yayınlanan bildiriye, ne Davutoğlu’nun, ne de Erdoğan’ın ekibinden kimse sahip çıkmadı. Bildiri “sahipsiz kaldı”  ama sosyal medyadaki AKP trolleri arasında karşılıklı atışmalara neden oldu.  İmzasız bildiride, Davutoğlu ile Erdoğan arasında, Davutoğlu’nun Başbakan olmasından itibaren yaşanan görüş farklılıkları, Saray cephesinden tek tek anlatıldı.

     -“BİLAL’İ VER, KOALİSYONU AL” DİYEN BAHÇELİ’Yİ ALKIŞLADI-

    Bildiride, Davutoğlu’nun 7 Haziran sonrasında “Bilal’i ver, koalisyonu al” dediği söylenen MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik olumlu yaklaşımı eleştirildi. Davutoğlu’nun, TBMM’deki yemin töreninde, Bahçeli’nin yeminini bekleyip, alkışladığına dikkat çekildi.

 -TUTUKLU GAZETECİLER VE AKADEMİSYENLER ANLAŞMAZLIĞI-

 Erdoğan ve Davutoğlu’nun gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül ile, barış bildirisine imza atan akademisyenlerin tutuklu yargılanmaları konusunda da anlaşmazlık yaşadıkları ifade edildi.

-BİLİNDİĞİ GİBİ MİLLETVEKİLİ ADAYLARININ ÇOĞUNU ERDOĞAN ATADI VE ÜST DÜZEY ATAMALAR ANLAŞMAZLIĞI

   Son genel seçimlerde AK Parti’nin milletvekili adaylarının büyük bir çoğunluğunu sayın Erdoğan atadı. Hatta Başkent Ankara’da Erdoğan’ın 11 kontenjan kullandığı ve diğer isimlere de bizzat dikta ettiği biliniyor. Şu an itibarı ile sayın Cumhurbaşkanımızın kontenjanından giren milletvekillerimizin milletle alakasının fazla olmadığı, arayan vatandaşların vekillerini bulamadığı, hatta oy verenlerin bile milletvekillerinin adlarını ile bilmedikleri gerçeği ortada. Tabii bunların arasında teşkilattan gelen ve halkın sevgisine mazhar olan, seçildikten sonra seçim bölgelerini gezen ve vatandaşların görüş ve düşüncelerine başvuran milletvekilleri de yok değil.

Davutoğlu ile Erdoğan arasında milletvekillerinin atanmasında olduğu gibi bürokraside üst düzey atamalar konusunda da yaşanan anlaşmazlık nedeniyle, kararnamelerin çıkmadığına vurgu yapıldı.

    Netice olarak sayın başbakanımıza haksızlık yapılıyor ve bu yapılanlar karşısında O dik durmaya gayret ediyor, memleket ve milletin selameti için elinden gelen her şeyi yapmaya gayret gösteriyor.

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları