KANDİL KUTLAMA MÜSLÜMANLARINA!
.

 

Kandil kutlamalarına dört elle sarılıp, İslam’da başka bir emir ve amel yokmuş gibi sürekli sosyal medyada, GSM’lerde bunu;

 

 1-  Allah’ın Kur’an’daki emri imiş gibi, Allah’ın dininin ahkâmının olduğu Kur’an’ın yüzünü açıp bakmazsınız (orijinalini okuyup anlamıyorsanız, mealini okuyun), Rabbimiz olan Allah bize ne emrediyor, neyi yasaklıyor diye hiç kafa yormazsınız.

 

 2-  Peygamber a.s.v.’in bir sünneti imiş gibi (Peygamber a.s.v.'in, Kadir Gecesini Ramazan'ın son 10 gününde araması dışında kandil kutlamamış iken), Peygamber a.s.v.’in Kur’an olan yaşantısını önemsemeyip, araştırmazsınız, ama var-yok uydurulmuş dindeki kandil kutlamalarına dört elle sarılırsınız.
Hararetle kutlamanıza artık son verin.

 

Bu bid’at âdeti başlatanlar; kendi çıkarları için, sizi İslam’ın esas meselelerinden, gerçek İslam’ı yaşamanızdan uzak tutmaktadırlar.

Allah’a göre 1 veya 2-3 gün olan bu dünyada, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya malını put haline getirip tapınanların oyuncağı ve piyonu olmaktan kendimizi kurtaralım kardeşlerim. Dönüş Allah'adır.

 

Ölüp, pişman olduktan sonra Yüce Allah günahlarımızı affetmek için dünyaya geri dönmemize izin veremez. Artık hesabımız ile baş başa kalacağız ve ne bir dost, ne de bir yardımcı bulamayız.

 

“Suçluları, Rablerinin huzurunda başlarını öne eğmiş olarak: 'Ey Rabbimiz! Gördük ve duyduk. Bizi geri çevir salih amel işleyelim. Artık kesin olarak inananlarız' (derlerken) bir görsen.” (Secde 12. Ayet)

 

“Sonunda onlardan birine ölüm geldiğinde şöyle der: 'Rabbim! Beni geri döndürün.” (Mu’minün 99. Ayet)

“Ve hiç kimsenin, hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği bir günden sakının.” (Bakara- 48. Ayet)

 

“İnkar edenler birbirlerinin velileri (dostu) dir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” (Enfal - 73. Ayet)

 

“İşte burada (bu durumda) velayet (yardımcılık, dostluk) hak olan Allah'a aittir. O, sevap bakımından hayırlı, sonuç bakımından hayırlıdır.” (Kehf 44. Ayet)

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
  • Yusuf Yılmaz tarafından 2017-06-04 22:44:46 tarihinde yazıldı.
    Halil Bey, Kutlu Doğum da sonradan uydurulan ve Peygamberimiz Muhammed Mustafa (a.s.v.)’in doğum gününün kutlanmasının, bana göre İsa (a.s.) Peygambere benzetme çabalarının bir ürünü olduğu anlaşılıyor. Doğum günü kutlamasının İslam’da olmaması bana bu gerekçeyi söylettiriyor.Bu durumu ve gerekçelerini, 16/04/2014 tarihli haymana.com'daki köşe yazımda uzunca anlattım. Zaman Gazetesi yazarı Mümtazer Türköne'nin 19 Nisan 2012 tarihli Zaman Gazetesindeki köşe yazısında; “İlerleyen yıllarda, Mevlid Kandili kış aylarına tesadüf edince, Kutlu Doğum'u sabitlemeye karar verdik. Miladî takvime göre nisan ayında bu hafta, Diyanet'in önayak olmasıyla "Kutlu Doğum Haftası" olarak ilan edildi. Başlarda epeyce itiraz geldi. Bid’at olarak görüldü. Ama sanıyorum toplumdan aldığı canlı karşılıklarla yerleşti ve genel kabul gördü. Ne kadar hayırlı bir bid’at olduğu zaman içinde ortaya çıktı." sözleri ile dine sonradan uydurulan olduğunu kendi ağzı ile teyit etmiştir. Dinimizde, bid'at'ın hayırlısı diye bir şey var mı? İnsan sormadan edemiyor.

  • halil tarafından 2017-04-19 12:42:36 tarihinde yazıldı.
    kutlu doğum haftası ile ilgili görüşleriniz nedir hocam

Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları