JEOPARK VE JEOTURİZM
.

Jeopark, uluslararası öneme sahip farklı veya aynı türden jeolojik miras örneklerinin bir arada bulunduğu, planlanmış özel doğa koruma bölgeleridir. Yerkabuğunun oluşumunu açıklayan unsurlar, bilinen bir olayın temsilcileri ender görülen veya fazlaca büyük olan oluşumlardır.

Jeolojik mirasın önemi ve Türkiye’deki durumu; çok sayıdaki Mağaralar, Şelaleler, Volkan Konileri, Peri Bacaları, Fosil Yatakları, Travertenler, Vadi Kanyonlar, Krater Gölleri, Obruklar vb. gibi saymak mümkündür. Gelişmiş toplumların çoğunluğu tabiat anıtı niteliğindeki bu zengin jeolojik ögeleri “Jeolojik Miras” listelerine alarak korumakta, koruma ve kullanma dengesi çerçevesinde insanlığın hizmetine sunarak bölge insanının refahına ve gelişimine de katkı sağlamaktadırlar.

Ülke olarak zengin bir jeolojiye sahip olmamıza rağmen bu zenginliğin korunarak gelecek nesillere aktarıldığı veya insanlığın hizmetine sunularak bölge insanına yeteri kadar katkının sağlandığından bahsetmemiz mümkün değildir.

Jeoparklar ekolojik dengelerin korunması açısından önemli, insanlara doğa bilinci veren, doğayla kendisi arasında ilişki kurmasını sağlayan, insanların ruh ve beden sağlığını iyileştiren, geliştiren, dinlendirici, rahatlatıcı, gelecek nesillere aktarılması için korunmaya muhtaç, hassas özellikli ve ülkelerin ekoturizm potansiyeli açısından çok önemli kaynak değer teşkil etmektedir.

Jeoturizm, doğa korumacılığı ile birlikte, doğa eğitiminin de yapılabildiği, ekonomik gelir sağlanabilen, son yıllarda hızla yaygınlaşan sosyal bir faaliyet türüdür. Jeolojik kaynak değerler (Jeositler) bilimsel ve eğitimsel değer taşımaları yanında görsel ve kültürel değere de sahiptir.

Türkiye’nin jeomiras zenginliği, beraberinde yeni bir kavramı da getirdi: Jeoturizm. Jeoturizm, ülkemiz için yeni ama hızla büyüyen bir alan, tatili sadece deniz ve güneş olarak görmeyenler için, yerkürenin milyonlarca yıl öncesine dayanan oluşumlarını merak edenler için son derece heyecan verici, rehber eşliğinde yapılan geziler tam da bu nedenle her geçen gün daha fazla ilgi görüyor.

Jeoturizm; ülke ekonomileri için çok önemli bir kaynak değer haline gelmiştir. (Örneğin Kanada Niagara Şelalesini yılda 20 milyon kişi, Kolarado Kanyonunu yılda 5 milyon kişi ziyaret etmektedir.) Dünya Jeolojik Miras Listesini hazırlama çalışmalarını 2009 yılında UNESCO tarafından başlamıştır. UNESCO Türk Milli Komitesi tarafından da ülkemizde kijeolokij miras konulu çalışmalara devam edilmektedir. Yöre halkının bilgilendirilmesi, gezip-görme, rekreasyon vb. ekoturizm (jeoturizm) faaliyetlerine kaynak değer teşkil eden jeolojik miras alanları bakımından ülkemizde çok büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Ancak ülkemizde jeolojik koruma olgusu ve kavramı gelişmiş değildir. Jeolojik miras öğelerini diğer tabiat varlıklarından ayıran en önemli özellik bir kez yok edildiklerinde yerine konulmasının imkansız oluşudur.

Türkiye, jeolojik zenginlikler açısından çoğu ülkeye göre çok şanslı durumdadır. Anadolu toprakları, doğanın sunduğu bu mucizevi jeolojik oluşumlara ev sahipliği yapmaktadır.

Manisa’da bulunan ve Avrupa JeoparklarAğı’na eklenen “Kula Volkanik Parkı” bunun en bilinen örneğidir. Her yıl yerli-yabancı çok sayıda insanın gezdiği park görenleri büyülüyor. Türkiye’de, Kula Volkanik Parkı haricinde beş jeolojik alan daha bulunuyor. Bunlar; Zonguldak Jeoparkı, Kayseri TaşhanJeoparkı, Sivas Yukarı Kızılırmak Jeoparkı, Nemrut-SüphanJeoparkı, Kızılcahamam – Çamlıdere Jeoparkları’dır.

Ankara’daki ilçelerimizde; yerbilimleri açısından öneme sahip bulunan jeolojik miras konumundaki yer, kayaç, fosil, yapı, yerşekili, maden, mineral vb. oluşumlar çok sayıda mevcuttur.

Kızılcahamam – Çamlıdere Jeoparkı çok geniş ve zengin duraklara sahip jeoparklarımızdandır.

Ankara’da Kızılcahamam ve Çamlıdere ilçeleri arasında yer alan jeopark, 2 bin kilometrekarelik bir alan kapsıyor ve 2010 yılından bu yana jeopark olarak hizmet veriyor. Kızılcahamam – Çamlıdere Jeoparkı’nda 250 jeosit yer alıyor. Ancak bunların sadece 23’ü turizm amaçlı gezilebiliyor. Buradaki her bir durak, yaklaşık 20 bin yıl ile 23 milyon yıl arasında değişen zamanlarda meydana gelen jeolojik oluşumlardır. Gerektiğinde rehber ile de gezilebilen bu alanlarda bol miktarda açıklama tabloları yer alıyor. Kızılcahamam – Çamlıdere Jeoparkı açıldığı günden bu yana ziyaretçi akınına uğruyor.

Parkta yer alan Jeopark durakları:

Uzunkayak taşlanmış ağaç fosilleri

Kızılcahamam sıcak suları

Acı Deresi maden suyu

Gelin Kayası

Kaplumbağa Kardeşler

Balcılar Bazalt Sütunları

Mahkemeağcin yeraltı şehri

Abacı Peribacaları

Aşağı Ada Fayı

Alicin Manastırı

Kızık Fayı

Pelitçik – Yahşihan taşlanmış ağaçları

Çamkoru Tabiat Parkı

Sey Hamamı

Kayaközü Gelin Kayaları

Güven Bazalt Sütunları

Beşkonak Fosil Yatakları

Karagöl

Yukarıkise Kömürleri

Akyarma Tüfleri

 

Kızılcahamam ve Çamlıderede’ki ziyarete açılmış jeosit durakları, tabiat varlıklarımızı, doğal sit alanlarımızı ve jeolojik miraslarımızı en kısa zamanda ziyaret ederek, geçmişimize yolculuk yapmak ve sahip çıkmak hepimizin görevi olmalıdır.

                                                                                SEBAHATTİN GÖKMEN

                                                                             Ankara Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı

Ankaralılar Meclisi Eğitim – Öğretim Kurulu Başkan Yardımcısı

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları