GENEL HABERLER

İKİ KİTAP VE ANKARA’YA TERMAL ŞEHİR MERKEZİ PROJESİ

15-01-2018
Kitap ve okumak denilince duygusallığım hep öne çıkmıştır. Hele bu saygı duyulan ve sevilen bir kişi tarafından gündeme getirilmişse muhabbet dağarcığım biraz daha genişlemiştir.

.

     Öyle bir zamandan geçiyoruz ki, güvenilir ve saygı duyulan insan sayısı günden güne keşmekeş bir âleme bürünüyor. Buna mukabil hasret ve hasletini çektiğimiz özellikler azaldıkça azalıyor maalesef.

·     Tabii buna bir de bitmeyen dostluğu ve de vefayı ilave edebiliriz…Ayrıca,  ‘ vefa ’ nın  İstanbul’da bir semt adından başka hiçbir özelliğinin kalmadığına şahit oluyoruz.

        Bazı şeyler vardır anılarınızda iz bırakır. Bu izlerin -bazı hallerde-zaman içinde silinip gittiğini görürsünüz, ancak bazıları da vardır ki nakış nakış işlenmişçesine gönlünüzü fethetmiştir.

                             ***

    Prf.Dr. Cevdet Erdöl ile Ankara milletvekili olduğu ilk günlerinde tanıştık. Gıyabi olarak verdiğim karar her ne kadar olumsuz bir serüven olma yoluna doğru meyletse de ‘ zararın neresinden dönersen kârdır ‘  hesabı, zemin bulmadan doğruluk cenahında yer bularak önemli bir kaybı yaşamamama neden oldu. 

    Diyeceksiniz ki  sizin için neden bu kadar  önem ihtiva ediyor Prof.Dr.Cevdet Erdöl ile tanışmanız ?..

      İçimden geldiği gibi meramımı anlattığımı ve anlatacağımı düşünüyorum; hatta bu satırları dizayn ederken hakikatin öne çıkmasını, hiçbir maddi menfaat beklemeden, tamamen Hakk için bir gerçeği sağladığımı düşünüyorum.

                  ***

   Gerçi sayın Cevdet Erdöl anlatılamaz kolay kolay.. Ancak bir iki satırda terkip edecek olursak öncelikle ‘ O iyi bir hoşgörü adamıdır ‘ diyebilirim. Bu cümlenin arkasından söylenecek söz yok mu?.. Var tabii..  Ancak

    rızasını almadan bir şeyler söylemek istemiyorum zira o, pek iltifat edilmekten hoşlanmaz; o iyi bir icraat adamıdır. Yoksa söyleyecek çok şey bulur, gergef gergef işlerim medh-ü sena yapmak için.   

    Peki bir iki cümle ile geçiştirecek olursak, hoşgörü adamı olmasının yanında O bir Hakk adamı, arkasından halk adamı, daha ilerisi ‘ hizmet adamıdır ‘ diye bir cümle kurabilirim.

    Şair ne güzel söylemiş;

    Ben varsam ve de yaşıyorsam bu fani alemde,

    Hakk için halkın hakkını savunan var demektir.

    Evet, hak ve adaletin tecellisi, azim ve iradenin itibar görmesi bakımından değerlendirmeye alırsak yine bizi fersah fersah geride bırakacak bir yapıya sahiptir Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Cevdet Erdöl.

ANKARA CİVARINA TERMAL SAĞLIK TURİZMİ ŞEHRİ

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü  (Ankara Eski Milletvekili ) Prof.Dr. Cevdet Erdöl ile son görüşmemiz benim için ayrı bir anlam ifade etti. Ancak şunu da hemen belirtmeliyim ki,  bu görüşmemiz esnasında anlayamadığım bir durumla karşılaştım… Hiç geçmişten söz etmedi. Gelecek ile ilgili hazırladığı bazı projeler ve onlardan mürekkep haritalar ( krokiler ) üzerinde anlatmaya çalıştı.

   Çok önceden birlikte üzerinde durduğumuz sağlık turizmi projeleri vardı. Ben, Çamlıdere, Kızılcahamam, Kazan, Güdül, Ayaş ve Beypazarı’na kadar uzanan vadiye dünya çapında sağlık turizmi  ( termal ) tesislerinin kurulması yolunda kafa yormuştuk. Ben onun bulunduğu bir toplantıda gündeme getirmiştim bu düşünceyi, not alıp Sağlık Bakanlığı Müsteşarına bu konuda talimat vermiş ve yalın bir çalışma yapılmıştı. Ancak müsteşar görevinden alınınca o yönlü çalışma kadük kalmış.

      Ancak sayın Erdöl kafasında yeni projeler geliştirmiş, mesela  “ Termal Sağlık Tirimzi Şehri .“

     Hani bazıları konuşur bazıları hayal eder, bazıları icraat noktasına koyar ya.. İşte öyle.. Gerçi çalışmalarını son haline getirmiş değil ama, hem kafasında hem de bilgisarayında yer bulmuştu.

     O bilgisarayını karıştırırken ben de göz atmak istemiştim ki, ‘ hayır hayır, daha ortada bir şey yok ‘ dedi.

     Ancak vardı.. Ben anlatımlarından var olduğunu kolaylıkla anlayabildim. O da zaten anlatmaya başladı. Evet bir “ Termal Sağlık Turizmi Şehri “ ni hayata geçirme düşüncesindeydi ve bu yönlü çalışmasını her alanda yürütüyordu, hem de yapılması planlanan yere kadar.

     Anlatmaya başladı:

•       Ankara civarında ciddi manada termal su kaynakları var. Bunu iyi değerlendirmek lazım diye düşünmüşümdür hep. Biliyorum sen de bu konuda bazı çalışmalar yaptın. Ancak senin kafanda olan vadi projesinin gerçekleşmesi zor görünüyor, hatta imkansız gibi. Benim kafamdaki “ Termal Sağlık Turim Şehri “ nin kurulması için öncelikle geniş bir arazi lazım. Kızılcahamam’da, Haymana’da, Beypazarı’nda, Ayaş’ta , Çağa’da Kahramankazan’da termal su var ama merkez olarak değerlendirildiğinde yer olarak Çağa mevkii veya Kahramankazan düşünülebilir. Çünkü Ankara’ya ulaşım kolaylığı olması lazım; aynı şekilde  havaalanına da.. Ulaşımda yakınlık çok önemli diye düşünüyorum çünkü böyle bir tesisin kurulması halinde başta gaziler olmak üzer, uzun veya kısa sürelizamanlarda burada kalıp toprakla uğraşabileceklerini, kendilerine yeni bir hayat kuracaklarını düşünüyorum.Tabii yurt dışından gelip uzun süreli veya kısa sürelide olsa turistlerin durumu fevkalade önemli. Bu bakımdan Çağ da merkez olabilir Kahramankazan da.. Hatta Kahramankazan mücavir alanında böyle bir yer tespit ettik, yüzölçümü itibarı ile tam istenilen ölçütte bir yer.  Üniversite için tahsis edilen yerin hemen yanında. Belediye Başkanı da bu konuda ciddi çalışmalar yapıyor, çok hevesli gördüm.

                İKİ KİTAP VE DÜŞÜNDÜKLERİNİN GERÇEKLEŞMESİ

        İnsanoğlunun bazı idealleri vardır.. Hatta her düşünen ve kültür değerini belli bir noktaya getiren insanın yaşamında hedef belirlediğini görürüz. Zaten hedefleri olmayan insanın yaşam kalitesinin marazi olduğunu söyleyebiliriz. Bazıları vardır bu hedefini kendi ruh hali ve bedensel durumu ile endeksleştirir, bazıları da insanlığın menfaatine sunar.

    Prof.Dr. Cevdet Erdöl siyasetçi olmasının dışında iyi bir sağlıkçı ve iyi bir eğitimci - öğretici olduğunu söylersek mübalağa yapmış sayılmayız.

    Peki o halde ve bu manada  ‘ insan sağlığı ‘ öne çıkmış olmuyor mu?.. İnsan sağlığı zarara sokan veya bir başka anlatımla, insanlığa (topluma) zarar veren zararlı maddelerin başında sigaranın geldiğini düşünmemiz gerekmez mi?...

    Sigara tiryakilerinin zararlı hallerinden söz etmemiz doğru olmaz çünkü konuya girersek satırlar dolusu yazsak bile kolay ikmal edemeyiz. Kaldı ki, bizim tahlillerimizi  boşa çıkaracak bir çalışma yapmış Cevdet Erdöl… Bir kitap yazmış.  Adını da  “ Geçmişten Günümüze  TÜTÜN ve TÜTÜN ÜRÜNLERİYLE MÜCADELE YOLCULUĞU “  koymuş.

 

    Takdim yazısını Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan yazmış. Kitabın önsözü Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Cevdet Erdöl tarafından yazılmış, yani kendisi yazmış.

    Kitabın içeriğine girdim, tamam girdim girmeye de  çıkmayı  hayli zaman beceremedim. Okudum, okudum ve okudum…

    Elinize aldığınızda okudukça okuyacağınız gelir yani . Yalın bir dil kullanılmış. Sigaranın ( tütünün ) başta Osmanlı döneminde olmak üzere çeşitli zamanlarda nasıl ve kimler tarafından yasaklandığından tutun da TBMM bu manadaki çalışmalara kadar kaleme alınıp satırlara dökülmüş.

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yayınlarında yer alan kitap 640 sayfa. İyi tanzim edilmiş ve baskısından tutunda kapak ve kitabın kağıt rengine kadar çok beğendiğimi söyleyebilirim.

                     ***

   Kitabın içeriği konusunda her hangi bir bilgi verebilmek için ayrıca bir kitap yazmak gerektiğini ifade ile meramımı anlattıktan sonra,  kitabın arka kapağında yer alan sayın Cevdet Erdöl’ün makale türünde kaleme aldığı, kitabın yayınlanma nedenini ihtiva eden yazısını takdim ederek yazımın bu bölümüne noktayı koymak istiyorum.

   “ Tütün ve tütün ürünleriyle mücadele mevzuatının kronolojik tarihçesini ihtiva eden bu kitabı hazırlarken hem günümüzde yapılan düzenlemeleri ve hem de ecdadımızın tütün üretimi, satışı ve kullanımına dair getirmiş olduğu düzenlemeleri, sınırlama ve yasaklamaları TC.Başbakanlık Osmanlı Arşiv belgelerini  tarayarak günümüze aktarmak çabasında oldum. Ayrıca Cumhuriyet döneminde kuruluşundan bugüne gelene kadar yapılmış bütün hukukî düzenlemeler detaylı bir şekilde verilmeye çalışılmıştır. Anayasal düzenlemelerden başlayarak, yönetmelikler ve diğerleri kitabın muhteviyatında mümkün olduğunca yer almaktadır. “

                                                Osmanlı Belgelerinde MEKTEB-İ TIBBIYE-İ ŞÂHÂNE

     Osmanlı İmparatorluğu denilince tüylerim ürperiyor. Gurur veriyor ve mutluluk duyuyorum. O dönemin iyi anlatılamadığını düşünmüşümdür hep... Osmanlı İmparatorluğu bizim devletimiz, kültürümüz, tarihimiz.. Bütün bunlar beyhudeymiş gibi gelebilir bazıları için ama, benim için bırakınız o muhteşem dönemi; Osmanlıca yazılımının unutulması - bir zamanlar unutturulma gayretleri – kapanması mümkün olmayan bir yara gibi geliyor.

      Harf devriminin yapıldığı o günleri hatırladıkça büyük bir burukluk içinde kıvranıyorum.Devrimin yapıldığı için değil, yanlış uygulamaların ve zamanın iyi kullanılmadığını düşünüyorum.

      Adına bazı çevrelerce  “ Eski yazı “ denilen Osmanlıca, Arap harfleri ile yazılan ve okunan bir Türkçe yazılım şeklidir. Harf devrimini değerlendirmeye alacak değilim ama, bu yazı türünün bilinçsizce ötelenmesi-yasaklanması tarihimizde o kadar yaralar açmıştır ki anlatamam !.  Osmanlıcanın unutulmuşluğu en fazla tarihi mirasımımızın unutulmasına neden olmuştur. Osmanlı tarihini inceleyebilmemiz ve araştırabilmemiz için Osmanlıcayı bilmemiz gerekmez mi?.. Peki nesillerimize o muhteşem yılları nasıl ve ne şekilde aktaracağız?..Aktarabiliyor muyuz ?.. Kaç kişi bilen var  Osmanlıcayı ?. Bu alandaki araştırmacılar yeterli mi?. Kaç kişi yetiştirmişiz?.. 

    Sanırım ne demek istediğim anlaşılmıştır.

       ***

       Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Cevdet Erdöl ‘ün masasında gördüğüm kahverenkli kitap hemen dikkatimi çekti. Önce gözattım. Osmanlıca harflerle yazılmış kitabın başlığı şöyle idi:  Osmanlı Belgelerinde MEKTEB-İ TIBBIYE-İ ŞÂHÂNE .  Elimi uzatıp kitaba dokunduğumda Cevdet Hoca “ Sana o kitaptan bir adet vereceğim “ dedi.

     Elimi çektim ama gözüm kitapta kalmıştı.  Daha sonra bir diğer kitabı “ Tütün ve Tütün Ürünleriyle Mücadele Yolculuğu “ adlı kitabı ile birlikte bana lütfettiler.

 

    Azbuçuk Osmanlıcayı yazıp okuyabilen bir insan olarak eve gelir gelmez büyük bir heyecanla kitabı incelemeye başladım. Kitabın takdim bölümünde Prof.Dr. Cevdet Erdöl ‘ün takdim yazısı, kitabın yayınlanmasındaki mahiyetini ve içeriğini anlatıyordu; “ Sultan İkinci Abdlhamid Han tarafından ilk modern tıp mektebi olarak planlanıp yaptırılan MEKTEB-İ TIBBİYE-İ ŞÂHÂNE binasında yerleşen Sağlık Bilimleri Üniversitesi, kuruluşunun ikinci senesinde eğitim-öğretime başlamış bulunmaktadır. “  Takdim yazısı bu şekilde devam ediyor. Okudukça insan rahatlıyor ve üniversitenin kurulmasına, Osmanlı’nın ve özellikle de Büyük Hakan Abdülhamid Han ‘ın tanıtılmasına büyük katkı sağlanmış.

    * Bu eserin yayınlanmasını akıl eden, derleyip toparlayan ve emek veren herkese binlerce teşekkür.

       ***

    Kitapta yer alan yazıların daha ziyade Osmanlıca el yazısı ile yazılması, yeni yazı Türkçe ile açıklamasının yapılması ve bir nevi tarih ve kültür niteliğine haiz bir çalışma olması işimi kolaylaştırdı. Zira ben her ne kadar Osmanlıca biliyorum desem de kitap harfleri okuyorum ama el yazısı ile yazılan yazıları okuyamıyorum. Kendim Osmanlıca ile yazarken de tam anlamı ile kural ve kaidelere uygun olarak eski el yazısı türünde yazamıyorum. Sanırım kendi kafama göre bir Osmanlıca uydurmuşum gibi geliyor. Tabii 52 yıl önce öğrendiğim bu yazılım türünü yazmaya yazmaya, okumaya okumaya unutmuşum. Allah nasip ederse biraz sosyal aktivitelere ara verip ömrümün son yıllarını ilim ve irfana, tarih ve kültüre ayırmak istiyorum.Bu manada herkesin duasına ihtiyacım var. 

    Sonuç olarak, iki kitapla beni mest eden, gösterdiğ ilgi ve tevazu ile gönlümdeki yerini kavileştiren  saygı değer üstadım, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü sayın Prof.Dr. Cevdet Erdöl’e minnet ve şükranlarımı sunar, başarılarının devamını temenni ederim.   

                                                                                                                                                                                                                                                                                                        MEHMET AKYOL 

          [email protected]     veya    [email protected]    veya  [email protected]   /     ankarameclisihabereri.com    veya   www.baskentlilerhaber.com                                                                 veya  www.baskon.org           Tel: 0530 464 63 77  

 

Etiketler : İKİ - KİTAP - VE - ANKARA’YA - TERMAL - ŞEHİR - MERKEZİ - PROJESİ -
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları