HOLLANDA HAYVANCILIK, KORE ÇİFTÇİLİKLE NASIL DÜNYAYA KAFA TUTUYOR
.

07-09-2017
TARIM VE HAYVANCILIKTA KAVGAMIZ BİTMEK BİLMİYOR.Çünkü hükümetler uzun zamandan beri bu konuda yanlış politika uyguluyor. Çiftçilikle veya hayvancılıkla iştigal eden vatandaşlarımıza hor gözle bakılıyor.

   
 
 
 
 
* Onların yaptıkları işin zorluğu, kutsallığı ve öneminin farkına varılmıyor. Gelişmiş ülkelerde olduğu kadar desteklenmiyor. Uygulanan yanlış politikalar yüzünden köylüye adeta " köyünde durma " deniliyor… 
 
     Hollanda’da çalışan ve emekli olduktan sonra yarı Türkiye’de yarı Hollanda ‘ da yaşayan Halit Çetin’le Hollanda’nın nasıl ekonomide zirve yaptığını, 17 milyonluk nüfusu ile nasıl bir dünya devleti olduğunu ve Türkiye’den daha güçlü bir devlet olduğunu konuştuk.
Ben uzun zamandan bu yana Kore ve Hollanda’nın konumu ile ilgileniyordum ama özellikle Hallanda’nın kalkınmasını, dünyada güçlü bir ekonomiye sahip olmasının nedenlerini bir de 45 yıldır orada yaşayan sayın Halit Çetin’den öğrenmek istedim… Ve de öğrendim ki bizim kalkınamayışımızın nedeni, bizim havamız, lüks düşüncemizin ve düşkünlüğümüzün, yanlış politikalarımızın büyük katkısı var. 
    Halit Çetin şöyle diyor: “ Hollanda’da et Türk parası ile 30 lira, ancak aynı et Türkiye’de 60 lira, kaşar peyniri, tereyağ başta olmak üzere tüm süt ve süt mamülleri yarı yarıya benim memleketimden ucuz satılıyor. “  
     Bu ucuzluğun ve bolluğun nedenlerini anlatırken de şöyle diyor:      “ Orada hayvancılık ve çiftçilikle iştigal eden vatandaşlar devlet tarafından inanılmaz bir şekilde destekleniyor. Mesela mümkün olduğu kadar her taraf otlakıye, otoban yolların etrafında çayırlar var, bu çayırlar devlete ait. Yerel yöneticiler bu çayırları meccanen hayvan yatiştiricilerinin ve sütçülük yapan vatandaşların emrine tahsis etmiş. Çayırların hemen yanında ( etrafında) su kanalları var hayvanların su ihtiyaçlarını gidermesi için. Hayvanlar çayırlarda ve meralarda yayılıyor, inekler burada sağılıyor, buzağılayacak olan hayvanlar burada gözlem altına alınıyor ve tetkikleri yapılıyor, doğumları kontrol altında tutuluyor. Hayvancılık ve çiftçilik yapan vatandaşlarına                      ( yetiştirici ve üretici olmak şartıyla ) elektrik, su, yem, ilaç ( vs ) hizmetler ya parasız veriliyor veya fevkalade ucuz uygulama yapılıyor. Yani şunu söylemek istiyorum; ‘ Burada yetiştiren ve üreten herkes devletten her türlü kolaylığı görüyor.’ İşte farkta bu.. Türkiye’de ise tarımla uğraşan, hayvancılıkla uğraşan, üreten insanımız rağbet görmüyor, kıymeti bilinmiyor. Baksanıza köylerimizde insan kalmadı. Üreten ve yetiştiren insan sayısı günden güne azalıyor. Hollan’da kalkınmış ve ekonomisini güçlü kılmışsa bunun altında yatan gerçek üreticisine, yetiştiricisine sahip çıkmasından ve onlara her türlü kolaylığı sağlamasından kaynaklanmaktadır. “
      Kore’de böyle. Bugün elektronik alandaki başarısının altında yatan gerçek, kalkınma hamlesinin başlangıç noktasında çiftçisine, köylüsüne sahip çıkmasıdır. Üreterek zengin olmuş ve bugün elimizdeki telefon başta olmak üzere dünyanın en modern elektronik aletleri onların mâmulü olarak piyasada zirve yapmıştır.  
• Görülüyor ki,  üreticisine sahip çıkan ülkeler kalkınma hamlesinde başarılı oluyor. Türkiye gibi köyler şehrin mahallesi yapılarak köylülerin ikinci sınıf muamelesi görmeleri ve köylülerin desteklenmesi konusunda atıl kalınması üretimde geri kalmışlığımızın bir göstergesidir. 
• Bunun için ne gibi çözüm yollarının olabileceğini, devletin üreticilere (köylülere ) ne gibi destek olması konusunu bilahare kaleme alacağım.

 

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları