HAYDUT VE KATİL BATININ ( İKİYÜZLÜLÜĞÜ)
.

 

Suriye savaşının başlangıcından beri Zalim Esed rejimi, Yermük, Madaya ve Doğu Ğûta gibi bazı bölgelerde halkı abluka altına alıp, hem ablukadan çıkmalarına, hem de onlara gıda yardımı yapmak isteyen Sivil Toplum Örgütlerine izin vermeyerek ölümle baş başa bırakmıştır.

 

   Ancak insanları şoke eden bir durum ortaya çıktı. Abluka altında bir yer olan, orada yaşayanların ise açlıktan kedi eti, ot ve ağaç yaprakları yediği Doğu Ğûta’ya, muhalif gruplardan Ahrar’uş Şam'ın son operasyonundaki ilginç olduğu kadar aşağılık bir detay ortaya çıktı. Böylece, Batı’nın ve Bir-leşş-imiş Milletler’in maskeleri de düşüyordu. Bir-leşş-imiş Milletler, “Doğu Ğûta’daki sivil halka erişimimiz yok” diyordu. Ama yalanı, Esed rejimi ve askerlerine yaptığı yardımla ortaya çıktı.

 

Bir-leşş-imiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP)’nın görevi, kendi deyimleri ile şöyle tanımlanır: “Doğal afetler, savaşlar veya sivil çatışmalar gibi nedenlerle ani açlığa maruz kalan halk kitlelerine insani amaçlarla gıda yardımı sağlamayı temel amacı olarak belirlemek.” Buraya kadar tamam mı?

 

Ama bu kukla ve tasmasının ipleri 5’li haydut çetenin elinde olan örgüt, Esed’in askeri kampı olan ve Muhaliflerin ele geçirip girdikleri zırhlı tugay üssünde, (WFP)’nın  yardım kumanyaları, Esed’in askerlerine verildiği belgelendi.

 

Bir-leşş-imiş Milletler, eğer onurlu ve şerefli bir örgüt olsaydı, WFP’nın Bir-leşş-imiş Milletler Dünya Gıda Programı çerçevesinde yardım paketlerini, Doğu Guta’da açlık çeken ve açlıktan kedi eti, ot yiyen halk kitlelerine vermesi gerekirken, onlara zulmeden ve aç bırakan zalimlere ulaştırmasını suç kabul edip, soruşturma açtırması gerekirdi.

 

Yukarıda belirttiğimiz gibi, Bir-leşş-imiş Milletler de, “Doğu Ğûta’ya erişimimiz yok” diyor. Ama kendi halkını öldüren Esed rejimi askerlerine yardım etmeyi ihmal etmeyecek kadar kahpe olduğunu da ortaya koyuyor.

 

Batının; dolayısıyla BM Güvenlik Konseyini elinde tutan 5’li çetenin ikiyüzlülüğünü gösteren bu olay, artık Müslümanların kendi ayakları üzerinde durması ve İslam Birliği’nin kurulmasının gerektiğini ortaya çıkarıyor.

 

Aynı Bir-leşş-imiş Milletler’in, dünyanın her yerinde ve 1990’lı yıllarda Bosna Hersek’teki Müslümanlara yapılan katliamlara seyirci kalmamış mı idi? Yine şu anda, Myanmar Arakan’da, Doğu Türkistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Dağlık Karabağ’da, Afganistan’da, Bosna’da, Afrika’da, Asya’da ve dünyanın her tarafında, mazlumlara yapılan katliamlara seyirci kalmıyor mu? Bu durumda Suriye’deki mazlum ve sahipsiz insanları düşünmesi mümkün mü?

 

Bu durumda Ortadoğu toprakları üzerindeki; Türkü, Kürdü, Arabı, Alevisi, Sünnisi ile bütün Müslümanların gözlerini açmaları ve artık akıllarını başlarına almaları gerekiyor. Bizim bizden başka dostumuz yoktur. Kâfirlerden dost olmaz. Yüce Allah da zaten buyurmuyor mu?

 

“Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse o onlardandır. Allah zalimler topluluğunu doğru yola eriştirmez.” (Maide Süresi 51. Ayet).

 

Batının onların hayrına bir şey düşünmediğini anlamaları gerekir. Ortadoğu toprakları üzerindeki insanların, kardeş kardeşe yaşayıp, batılı sömürücü emperyalist kâfirleri bu kutsal ve bereketli topraklardan kovmaları, atmaları gerektiği bilincinde olmalıdırlar. Çünkü Batı’nın; dünyada, Suriye’de ve Ortadoğu’nun diğer bölgelerinde katledilen mazlumları önemsemediği, bizzat kendisi katlettiği, çıkarı ve İsrail’i koruma dışında başka bir şey düşünmediği ispatlanmıştır. Kendilerine karşı gelenleri de terörist olarak yaftalarını görüyoruz.

 

Ancak bunu yapmanın yolu da, halkı Müslüman olan ülkelerinin uşak yöneticilerinin saltanat koltuklarının yerle bir edilmesinden geçer. İslam topraklarındaki büyük enerji potansiyellerini bir koltuk için kâfirlere peşkeş çeken ve bunun yanında İsrail ile Amerika ile dirsek dirseğe olacak kadar alçaklaşan, kendi sapık rejimlerinin belamlarını müftü olarak empoze ederek, İsrail’in dost olduğunu söylettiren bu yöneticilerin iplerinin çekilmesi elzemdir ve bu da kendi halklarının görevidir.

 

Aksi halde zaman, bu toprakların çocuklarının aleyhine çalışıyor ve Allah’ın emirlerini yerine getirmemeleri nedeniyle, ileride telafisi mümkün olmayan daha büyük belalar ve katliamların habercisi oluyor.  

 

 

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
  • Yusuf YILMAZ tarafından 2017-11-18 23:50:44 tarihinde yazıldı.
    Sayın editör, yazının başlığı aynen şöyle idi: HAYDUT VE KATİL BATININ (5’Lİ ÇETENİN TASMALISI BİR-LEŞŞ-İMİŞ DEVLETLERİN) İKİYÜZLÜLÜĞÜ Eğer başlık biraz uzun olduysa ayrı mesele. Ancak başlıktaki esas amacım, Bir-Leşş-İmiş örgütü ile ilgili mesaj vermek istememdi. En azından İKİYÜZLÜLÜĞÜ sözcüğünü parantezin dışına alırsanız iyi olur. Çünkü orijinalinde parandez içinde değildi. Selamlar, hayırlı işler diliyorum. Mehmet Ağabeye baki selamlar.

Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları