GENEL HABERLER

ERDOĞAN'I KORKUTAN 2019
.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan siyasetin duayenidir. O'nun kadar politikayı bilip her bakımdan ve zamanında tedbirini alan ikinci bir devlet adamı ve siyasetçi gelmemiştir. Ben 2019 seçimleri ile bir değerlendirme yapmayı planlıyordum ki, Erdoğan memleketi Rize'de hemen bombayı patlattı. Ve tamı tamamına şöyle dedi: “ Şayet birlikte yaşadığımız seçimlerden gereken dersleri çıkarmazsak 2019'da işimiz gerçekten çok zor. Metal yorgunluğu sadece şahsımın değil milletimin de tespitidir. ”
Ancak O'nun bildiklerinin ötesinde, perdenin arka planında bilinmeyen yönleri de var. İşte ben de onları yazdım.
 

    Referandum seçimlerinde aslında AK Parti ve sayın Cumhurbaşkanı kazandı ama ben o kazanmayı şık ve zarif bulmadım. Siz 17 vilayette kaybedeceksiniz, bunun 11’i Büyükşehir olacak sıkıntı doruk noktasında demektir.

    Bir başka anlatımla, yani bölgesel olarak konuya göz atarsanız vahamet daha da kötüye gidiyor demektir. Mesela Akdeniz’de kaybedilmiş, Ege’de kaybedilmiş, Güneydoğu’da kaybedilmiş,  Trakya’da kaybedilmiş… Bu bölgesel değerlendirme çok önemli; ancak daha önemlisi; Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti Ankara’da kaybedilmiş, siyasette sizi siz yapan İstanbul’da kaybetmişsiniz. Biraz daha açacak olursak, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana’da  yani Türkiye’nin 4 büyük ilinde kaybetmişsiniz!

    Ben bunları yazdım ama sanki bu kompozisyon sayın Cumhurbaşkanını korkutmadı mı sanıyorsunuz?. Bu kaybedişlerin nedenini bilmiyor mu sanıyorsunuz?..Kaldı ki, bir de referandumdan çıkan oylar yalnız AK Parti'nin oyları değil, MHP destekli, bunu kimse gözardı etmemesi lazım. 

                     MELİH GÖKÇEK'E ARTIK KİMSE OY VERMEZ

    Genel olarak iller bazında bir değerlendirme yapmak istemiyorum ama Başkent Ankara bazında bir tahlil yapacak olursak bazı gerçekler net bir şekilde ortaya çıkıyor. Mesela Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in her bakımdan fevkalade zararlı olduğunu düşünüyorum. Zaten yerel seçimlerde R.Tayyip Erdoğan programını erteleyip Ankara’da üç gün daha kalıp çalışma yapmamış olsaydı bu iş çoktan bitmişti, yani Melih Gökçek kaybetmişti. Gerçi “ nasıl kazandı, ne dümenler döndü ( ?) “ iddiaları yapıldı o zamanlar, hala Ankaralıların kulaklarında çınlıyor.

     Zaten Ankaralılar Melih Gökçek’i iyi tanıdıkları için ona % 15 oy bile vermezler. O’nun geçen yerel seçimlerde aldığı oy sayın Cumhurbaşkanı ve AK Parti’nin oylarıdır.

   AK Parti teşkilatlarının durumu da çok önemli tabii.. Bana göre AK Parti Ankara İl Teşkilatının ve bazı ilçe teşkilatlarının durgun ve yorgun halleri var. Mesela İl Başkanı sayın Yamalı iyi bir insan tamam ama, bu iş yalnız iyilikle olmuyor. Yeni politikalar üretmek lazım. Gerçi Ankara il teşkilatı hiçbir zaman Melih Gökçek’in pesentesi altından kurtarılamadı ama yine de silkinmek, kabuğunu kırmak, teşkilata yeni isimler kazandırmak, eskilere sahip çıkmak lazım.

     GENİŞLETİLMİŞ TEŞKİLAT TOPLANTILARI

    Bu manada bir soru yöneltmek istiyorum:  “ Teşkilat peryodik olarak genişletilmiş divan toplantıları yapar, o toplantılara çoğunlukla aynı adamlar gelir. Yönetimin içinden birisi çıkıp da partinin kuruluşundan bugüne kadar partili olmuş, oy vermiş veya parti teşkilatlarının çeşitli kademelerinde görev yapmış, ancak şu an itibarı ile gönül bağı olmasa da teşkilatla bağı kopmuş il genel meclisi üyeliği yapmış, belediye meclisi üyeliği yapmış ( vs ) bu insanlar aranıp da selam verilmiş mi ?.. “  diyor mu acaba merak ediyorum. Bunlarla hiç toplantılar yapılmış mı?..Adam yerine konulmuşlar mı?.. Gidene ‘ uğurlar olsun ‘ mu denilmiş yoksa merhamet ve şefkat mi gösterilmiş !..

   Bir başka husus daha var, AK Parti içinde iktidar olanlarla dışarıda kalanlar diyaloğu var ki çok önemli.. Eskilerden biri çıkıp da teşkilatlara yolunu uğratınca bile, surat asanların, kuşku duyanların olduğunu biliyoruz.

    En önemlisi de, bazı belediye başkanları var ki ilçesinden dolu dolu oy almış ama halkla bütünleşmesini bilemiyor. Kavgacı, şımarık, iftiracı, hoşgörüsüz bir yapı içinde kırâliyet ordusunun baş kumandanı gibi… Şimdiye kadar geçen seçimlerde o ilçelerin seçmeni R.Tayyip Erdoğan’a oy verdi, AK Parti’ye oy  verdi… Ancak zaman değişti ve bundan sonra bu kafa yapısına sahip belediye başkanlarına milletimiz oy vermeyecek,  sık dokuyup elekten geçirecek göreceksiniz.

    BİR DE  MERAL AKŞENER PARTİ KURARSA... İŞTE O ZAMAN  !...

   Meral Akşener parti kuracak, hem de kuracağı parti bir merkez parti olacak. Hani MHP’de kalmayı ve Ülkücülerle beraber olmayı planlıyordu ya, o işin politikasıydı. O da biliyordu ki bundan böyle MHP’den bir şey olmaz. Geçen zaman içinde Ülkücülere şu mesajı vermek istiyordu: " Bakınız ben partimden ayrılmıyorum ama ne yapayım beni zoraki kopardılar !.." Artık maksat hasıl oldu.

    Zaten sayın Akşener Demokrat Parti kökenli bir ailenin kızıdır ve düşünce yapısı DP,AP, ANAP; DYP tabanına dayanır.

                 AKŞENER PARTİYİ KURARSA BAŞARILI OLABİLİR Mİ?..

     İlk seçimde % 20 oy alır. Bu oyların % 5 ‘ini MHP’den, % 3’ünü CHP’den, % 7 ila 10’unu AK Parti’den,  geri kalanını da yüzer gezer oylarla tamamlar.

   İşte bu da AK Parti’yi bir hayli sarsar. Sayın Cumhurbaşkanı 2019 için bir mesaj veriyorsa bu mesajının altında aynı zamanda Meral Akşener’in kuracağı partinin konumu (korkusu ) gelmektedir.

                  AK PARTİ’DEKİ BAŞKA OLUMUZLUKLAR VE MİLLETVEKİLLERİ

    Eskiden milletvekili denilince insanın bir sevecenliği, mutluluğu, bir gurur ve heyecana kapıldığı olurdu. Şimdilerde ( birkaç milletvekili hariç ) maalesef milletvekillerinin halk nezdinde özelliği kalmadı. Teşkilatlar ve halkla aralarında büyük bir mesafe var. Seçimden sonra çoğu telefonlarını bile değiştirdi. Bazıları, vatandaş veya her hangi bir partili bir ricada bulunduğu zaman hemen ters karşılık veriyor. Oysa münasip bir dille talep edeni ikna etmesi lazam, gönlünü hoş tutması ve hoşnut göndermesi lazam.  Bazıları ise ilçelerde ikilem yarattı. Bazı partililerle ekip kurup bir tarafa çekilirken diğer taraftakilere düşman gözü ile bakmaya çalıştı. Taraftarı olmayan partililerin selamını almamak için gözünü kaçıran, yüzünü çeviren milletvekilleri türedi.

   Tabii bazılarının zaten teşkilatla bağı yoktu, başka mecralardan gelmişti...( Bazı bakan ve Cumhurbaşkanının etrafındakilerin ricasıyla ) Bunlarda teşkilata ısınamadılar. AK Parti’nin çalışma kurallarını benimseyemediler; Durum böyle olunca da kendi ilçelerinden bile ümit edilen oyu alamadılar; hatta referandumda o milletvekillerinin ilçelerinden blok çıkarılacağı tahmin ve iddia edilirken paçayı zor kurtardılar.

 

    Bu konuda yegane sorumlunun sayın Cumhurbaşkanımız olduğunu düşünüyorum. Mesela yalnız Ankara’ya onlarca kontenjan atadı. Bu atananların % 85’inin teşkilatla alakası yoktu. Büyük bir bölümü sayın Cumhurbaşkanımızın ya danışmanı, ya üst kademede kullanabileceği isimler, veyahut da oy potansiyelinin olduğu zehabına kapılanlar ve bu kanaata varılan isimlerdi.

    Eskiden halk, ilinin milletvekilinin adını ezbere bilirken şimdilerde  ‘ haydi say ‘ denilse belki hiç birisinin adını bilmiyor veya bir kaçının adını zor sayabiliyor. Çünkü eskiden milletvekilinin % 90’ı halkın içinden, teşkilatın içinden çıkardı. Şimdi milletvekilleri bırakınız Ankaralı olmayı da Başkentli bile değil.  Halkımızın adını bile bilemediği illerimizden getirilip Ankara’ya milletvekili yapılmış.

    Sayın Cumhurbaşkanımız bu şartlarda siz 2019 için karamsarlığa kapılmakta haklısınız çünkü bu kervan şimdiye kadar sizin namınızla yoluna revan oldu, bundan sonra aynı ümit ışığının yanacağını sanmayın, durum sizin tahmininizden de kötü haberiniz olsun.

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları