DEVLET İSTEYEN VATANDAŞINA 300 KOYUN VERECEKMİŞ

11-02-2018
* Devlet " Büyükşehir Belediye Yasası " ile köyleri mahalle yapıp köycülüğü bitirdiği ve köylerinde yaşayıp az da olsa tarım ve hayvancılıkla iştigal edenlere bir nevi yeni yaptırımlar ve kurallar getirerek sıkıntı vermeye başladı.

.

Tabii durum böyle olunca hayvan yetiştirenler de, çiftçilik yapanlar da geri adım atmaya başladılar. Bu vahim bir durum ortaya çıkardı ve Tarım ülkesi Türkiye'de sap, saman, et, buğday ve tarım ürünleri çeşitli ülkelerden ithal edilir hale geldi. Durumun günden güne kötüye gittiğini farkeden hükümet  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba'yı devreye sokarak köyde yaşamı tercih eden vatandaşlara 300 koyun vereceğini açıkladı. Biz diyoruz ki, gelin şu koyun sayısını 60-70'e indirelim, 15-20 inek verelim, gelin köylünün yaşam koşullarını kolaylaştıralım, köylerimizi belediyelerin kıskacından kurtaralım. 

 Hürriyetine düşkün olan Köylü ve Çiftçiler böylesine baskılar karşısında direnç gösteremez hale geldi. Tarımla iştigal etmek ve  hayvan yetiştiriciliği büyük zarar görmeye başladı. Bunun nihayet farkına varan hükümet büyük bir çaresizliğe düşüldüğünün farkına vardı ve üretim alanlarının genişletilmesi, hayvancılığın geliştirmesi için çeşitli yollara başvurmaya başladı.

     * Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba hayvan ithalatından et ithalatına kadar çözüm yolları aramaya başladı. Cumhurbaşkanımız Fransa'ya gittiğinde ET ithal etmek için anlaşmalar yaptı. Sırbistan ziyaretinde de öyle olmuştu. Şimdilerde Brezilya'dan kasaplık canlı hayvan almaya başladık. Tabii bu ithal et ve sığırların sıhhat ve sağlık yönünden ne kadar zararlı olabileceği ayrı bir husus. 

* Nihayetinde köyde yaşayan veya köyüne dönen vavtandaşların hayvan yetiştirmeleri ve üretim yapmaları için çeşitli proje ve programlar geliştirmeye başladı. Bu bağlamda Bakan Fakıbaba köyüne dönen vatandaşlara 300 koyun vereceğini açıkladı. Koyunlara bakan vatandaşın da sigortasını bile yapacak. Oohh ne ala. Gerçekten de mükemmel. Ancak;
* Ancak öyle bir olumsuz durum ortaya çıktı ki, yaktığımız kısa ve küçük bir araştırmayagöre en az bir milyon vatandaş bu projeye sahip çıkacağa benziyor. 
* Ne var ki bu projeden ancak 40 yaşın üstündeki vatandaşlar yararlanamıyorlar ki bu yanlış. Çünkü esasen şehirden köyüne dönecek vatandaşların çoğunluğunu emekliler teşkil eder ve bu projeye onların daha fazla sahip çıkacakları muhakkak. Zira okadar çok emekli GENÇ vatandaşımız var ki devlet mutlaka üretim alanlarını bu genç emeklilerle süslemeleri lazım. ( Süsleme derken emeklilerin insan gücünden yararlanmayı kastediyoruz.)

BİR HESAP YAPTIK Kİ İŞİN İÇİNDEN ÇIKILMASI ÇOK ZOR... Diyelimki 1.000.000 kişi başvurdu koyun almak için. Her vatandaşa 300 koyun verseniz 300 milyon koyun yapar. Sayın bakan 300 milyon koyunu nereden bulacak?... İTHAL edecek değil mi?..( Vay benim memleketimin paraları vay !..Yanlış tarım ve hayvancılık politikalar yzünden ne hale geldik düşünebiliyor muyuz  ...) Peki haydi diyelim ki 300 milyon koyunu ithal ettik... Kaç lira tutar biliyor musunuz... Tam 120. 000.000.000 TL eder. Bu para miktarı neredeyse iç borcumuza eş değer. Buyurun cenaze namazına. 

 

 

 

KALDI Kİ TALİP OLANARA CEVAP VERMEK MÜMKÜN DEĞİL


Biz sayın bakana şöyle sesleniyoruz: " Sayın bakan gel bu hayal aleminde gezmekten vazgeç çünkü talip olanlara cevap veremezsin, o kadar koyunu bulamazsın, bulsan bile devleti zarara sokarsın. 

 

Gel sen bizi dinle çünkü biz senelerdir bu işin projesi ile ilgileniyoruz. Bu konuya nasıl geldiğimiz konusunda araştırmalar yaptık ve bu felaketten kurtulmanın yollarını biliyoruz. 
* Projeyi sana daha önce göndermiştik ama şimdi birkaç cümle ile aktaralım çözüm yolunu...

 

- Tek çıkar yol köylüyü köyünde istihdam etmek veya şehirden köye dönüş projesini hayata geçirmektir. Bunun için Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu ( BAŞKON ) olarak biz bir proje hazırladık.. Yani bu bizim Şehirden Köye Dönüş Projemizi hayata geçireceksiniz ki işiniz kolaylaşacak.

 

* Köylüleri belediyelerin elinden kurtarıp hürriyetlerini iade edeceksiniz; yani Büyükşehir Yasasını acilen değiştireceksiniz. 

 

 
- Köyüne dönen vatandaşın ev yapmak isteyenlere ev yeri vereceksiniz, -Hayata geçirdiğiniz teşvik projelerinin köylüye kolay ulaşmasını sağlayacaksınız. Faizsiz kredi vereceksiniz. Genç emeklilerin köylerine dönmesini ve istihdam etmelerini sağlayacaksınız. 

* Evet,  Büyükşehir Belediyesi Kanununu derhal ama hemen değiştirecek, İl Özel İdareleri yeniden hayata geçireceksiniz. Yani uzun lafın kısası bizim hazırladığımız aşağıdaki projeyi mutlaka ama mutlaka hayata geçireceksiniz.

                   ŞEHİRDEN KÖYE DÖNÜŞ PROJESİ

 

       Üretim ve verimlilik günden güne azalıyor, daralma ve hatta bitme noktasına gelmiştir. Bu durum milletimizin ve devletimizin halihazırdaki düştüğü durum ve  gelecek nesillerimizin daha büyük sıkıntılara giriftar olacağının işaretidir.

    Aşağıda takdim ettiğimiz üretim ve verimliliğin arttırılması için hazırladığımız ŞEHİRDEN KÖYE DÖNÜŞ veya üretim alanlarının neden perişan edildiği, kırsal alanlarda yaşayan vatandaşların köylerinden neden göç etmek durumunda bırakıldığı, çiftçinin, hayvan yetiştiricisinin neden mağdur edildiğini özet olarak seneler önce dile getirip defalarca hükümet yetkililerine sunduk. Ancak bir iki hususun dışında çözüm yolu bulma gayretine düşmedikleri gibi umursamazlık içine girdiler. Ancak son günlerde bizim teklifimizin ne kadar geçerli olduğu gerçeği ortaya çıktı ve şimdilerde projenin sağından solundan ele almaya başladılar.

   Lütfedip,  takdim ettiğimiz özet projemize göz atmanızı, gerektiğinde katkı sağlamanızı, fazlasını çıkarmanızı, eksiğini tamamlamanızı istirham eder, başarı dileklerimi sunarım.

                                                                         MEHMET AKYOL

                                             Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu    

                                                                 (BAŞKON ) Genel Başkanı  

       Tel: 0530 464 63 77                                                                                                                                                           [email protected]

 - [email protected]

Ankarameclisihaberleri.com

www.baskentlilerhaber.com

www.baskon.org

                                                                                                                                                           

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                               

               ÜRETİM VE VERİMLİLİĞİN ARTTIRILMASI İÇİN

 ÖNCELİKLE KÖYLERİMİZ (  KÖYLÜLERİMİZ ) İHYA EDİLMELİDİR

 

  Büyükşehir Belediye Yasası ile köylerimizi mahalle yaptılar. Bu demek oluyor ki köylülerimiz şehirli oldu. Yani şehirde ne varsa köyde de o olacak demektir. Peki böyle bir düşünce yapısı var mı?.. Köyler yeterli hizmeti alabiliyorlar mı?..

    Bu bağlamda köylerimizde atalarımızdan kalma köy odalarımızı aldılar, köy konaklarımızı aldılar, suyumuzu-göletlerimizi aldılar, meralarımızı aldılar, köy tüzel kişiliğine ait ne kadar malımız mülkümüz varsa hepsini aldılar.

   Düşünebiliyor musunuz, Köyümüzde kendi atalarımızdan kalan bir araziye ev yapmak istediğimizde devlete yüksek rakamlı ücret ödüyorsunuz.. Halbuki tam tersi olmalı, yani köyüne giden vatandaşa devlet ev yeri vermeli.

   Bizi şehirli yaptılar ama en önemlisi hürriyetimizi elimizden aldılar çünkü KÖY DEMEK HÜRRİYET DEMEKTİR.

          Şimdi ne oldu?.. Köyden şehre göç zirve yaptı. Köylerde kimse kalmadı. Bu konuda aldananlar veya aldatılanlar feveran ediyorlar ama sesini duyurabilen yok.

    Uzun lafın kısası sıkıntımız diz boyu. Köylerin mahalle yapılması ile birlikte üretim azaldı, eken-biçen kalmadı; herkes hazır yiyor ve üretime katkı sağlayan yok.

        Bu verimsizlik nereye kadar devam edecek ?.. İşte sorulması gereken soru da bu.

        İşte... Yüzlerce ülkeden hayvan ve tarım ürünleri ithal ediyoruz.  Örneğin, Bulgaristan' dan saman alıyoruz, Sırplardan, Fransızlardan  ET alıyoruz, Endonezya, Rusya'dan- ABD başta olmak 50-60 ülkeden buğday ithal ediyoruz. Bazı ülkelerden nohut alıyoruz, mercimek, kurufasülye (vs) ithal ediyoruz. Peki bizim neyimiz eksik bir tarım ülkesi olarak!... Bu kadar dövizimizi neden bu ülkelere veriyoruz?...

        Tabii durum böyle olunca ZAM ÜZERİNE ZAM GELİYOR... Hayvan ürünlerindeki fiyat artışı akıl almaz bir noktaya geldi.

        Biz bunun için toplantılar yapıyoruz, sorunlarımızı kamuoyuna duyurmaya çalışıyor ve hükümet yetkililerine aktarıyoruz. Devlet erkânı ve hükümet yetkililerine halkın sesini duyuruyoruz. Kaldı ki biz bu düşüncemizi hayata mevcut hükümetimizle gerçekleştireceğiz.   

      ŞEHİRDEN KÖYE DÖNÜŞ PROJESİ

     BİR TARIM ÜLKESİ OLAN TÜRKİYE’DE TARIM VE HAYVANCILIK ALANINDA SORUNLARIN GİDERİLMESİ İÇİN ACİLEN RADİKAL KARARLAR ALINMASI, ÜRETİM VE VERİMLİLİĞİN ARTTIRILMASI ŞARTTIR. BUNA GÖRE;

      Büyükşehir Belediye Yasası acilen değiştirilmelidir. İstanbul ve İzmit’in dışındaki illerde İl Özel İdareleri yeniden hayata geçirilmeli, unvanları değiştirilen köyler mahalle olarak değil, yeniden köy olarak anılmalı ve köyler hürriyetlerine kavuşturulmalı.

     Köylerde birleşik arazilerin kardeşler arasındaki vesayet anlaşmazlıklarının kaldırılması için yeni bir kanun çıkarılmalı,         köyünde iştigal eden, üreten ve hayvancılık yapabilecek kardeşlere avantaj yaratacak uyarlama yapılmalı.

     Tarımda reform planı acilen hayata geçirilmeli, bunun için bu manada bilimsellik ön plana çıkarılarak * Tarım liseleri faaliyete geçirilmelidir.

      Köyüne dönen başta emekliler olmak üzere avantaj sağlayacak tedbirler alınmalı, tarımla iştigal etmeye başlayan, bağında-bahçesinde üretim yapmaya istidat gösteren ve hayvancılık yapan köylülere önce seyyanen ödeme yapılmalı, daha sonra işini geliştiren ve profesyonelleşen üreticilere ( yetiştiricilere ) faizsiz kredi verilmelidir.         

     Özellikle şehirden köye dönüş yapan vatandaşların ev yapmaları için kolaylık sağlanmalı, plan ve projeleri devlet tarafından yapılmalıdır.

     Köyde ev yeri olmayan vatandaşlara devlet arazilerinden yer tahsis edilmeli bu araziler uzun vadeli hiç faizsiz kredilerle desteklenmelidir.

     Büyükşehir Belediye Yasası ile devlet tarafından alınan köy mücavir alanındaki ekilip-biçilen araziler köy tüzel kişiliğine iade edilmelidir.

    Orman arazileri ve meralar köylülerin kullanımına tahsis edilmelidir.

    Ormanlar, (Anayasa değişikliği yapılarak ) orman köylülerine şartlı ve sözleşmeli olarak verilmeli, daha çok ağaç yetiştirmeleri şartı konulmalıdır.

     Çiftçilerin-Köylülerin kullanacağı mazota ve elektriğe % 50 nispetinde sübvansiyon uygulanmalıdır.

    Köylülerin içme suyu ücretsiz olmalı; üretim yapanların sulamada kullandıkları sudan ya para alınmamalı veya % 50 nispetinde kolaylık sağlanmalıdır.

    Hayvan sulama ve arazilerin sulanmasında kullanılan su parasız olmalı. Çiftçilerin kullandığı tohumun, gübrenin, ilacın yerli olması sağlanmalı, gübre ve ilaç fiyatlarında sübvansiyon uygulanmalıdır.

                                    GEREKÇELER

       Bir tarım ve hayvancılık ülkesi olan Türkiye’de her iki alanda da akıl almaz bir şekilde ithalat yapılıyorsa bunda bir yanlışlık, bir anlaşılmazlık, bir ihmalkârlık ve beceriksizlik var demektir.

      Konuyu neresinden değerlendirirsek değerlendirelim, bir çıkmazın içinde olduğumuz muhakkaktır. Biz Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu ( BAŞKON ) un alt yapısını oluşturan arkadaşlar yıllarca önce fikirlerimizi açıklamış, devlet ve hükümet organlarına iletmiştik. Açıkça ifade etmek gerekirse o zamanlar bizi dinlediler fakat konunun vahametini anlayamamışlardı.   

    Ancak, bizim o günlerde gündeme getirdiğimiz köycülük, kırsal alanların önemi, hayvancılık köyden şehre göç yüzünden üretimin günden güne azaldığı ve bugün Türkiye’nin en büyük sorunu haline geldiği muhakkaktır.

     Netice olarak, Bulgaristan’dan Saman, Sırplardan, Fransa'dan Et, Rusya başta olmak üzere birçok ülkeden tarım ve hayvan ürünleri ithal ediyorsak bu kötü gidişe hükümetimiz tarafından DUR demenin zamanı gelmiştir.

     ***

Gerçi maksat anlatılmıştır, fakat biraz daha konuyu yüzeyselleştirme  babından  Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu  BAŞKON’un oluşturduğu...

    “ KÖYE DÖNÜŞ “ PROJESİ İLE İLGİLİ ÖNE  ÇIKAN BAZI GÖRÜŞ   

 VE DÜŞÜNCELERi BİR BAŞKA ŞEKİLDE AKTARMAK İSTİYORUZ

Yani Projenin anlaşılabilir olması bakımından -teferruata girmeden- bir özet sunmak istiyoruz şöyle ki;

* Şehirden köye dönen vatandaşlara 10 bin lira yol parası verilmeli.

* Köyüne dönüp bağı-bahçesi ile iştigal eden küçük çaplı üretime başlayan vatandaşlara seyyanen 20 bin lira verilmeli.

* Hayvancılık ve çiftçilikle iştigal eden, yani üretim alanlarını genişletme gayretinde olan, azim ve iradesini ortaya koyan, ileriye yönelik projeleri olan orta halli köylü vatandaşlara seyyanen 30 bin TL verilmelidir.

*  Hayvancılık, arıcılık, tavukçuluk, bağ-bahçe ve tarım ürünlerini daha geniş kapsamda üretmeye çalışan vatandaşlara (Durumuna göre ) 50 ila 100 bin lira faizsiz ( uzun vadeli ) kredi verilmelidir.

*  Şehirden köye dönen vatandaşlar ev yapmak istediklerinde faizsiz kredi verilmelidir.

*  Ev yeri yoksa devlet arazilerinden-meralardan ev yeri verilmelidir.

*  Köye dönüp de ekip-biçecek arazisi, tarlası, bağ-bahçe yapacak yeri yoksa devlet arazilerinden -orman köylerine- orman arazilerinden       ( şartlı ve taahhütlü olarak ) yer tahsis edilmelidir.

* Ekilip biçilmez konuma gelen şahıs veya devlet arazileri bir kanunla ekip-biçen ve bu konuda emek sarfedecek vatandaşlara verilmelidir.

*  Ormanlar köylülere ( Şartlı ve taahhütlü olarak ) 20-30-40 yıllığına verilmelidir. Gerektiğinde bu konuda Anayasa değişikliğine gidilmelidir.

*  Üretim ve verimliliğin arttırılması için çeşmeler, pınarlar, göletler, küçük çaplı barajlar, sulama kanalları yapılmalı ve hiçbir şekilde ücret alınmadan çiftçi ve köylülerin emrine tahsis edilmelidir.           

 * Büyükşehir Yasası ile köylülerin ellerinden alınan (ata yadigarı )köy odaları, kendi imkanları ve az sayıda devlet desteği ile yapılan köy konakları, köy tüzel kişiliğine ait ekip-biçilebilir, üretilebilir bağlar-bahçeler, araziler köy tüzel kişiliğine iade edilmeli.

*  Devletin, vatandaşlar üzerindeki şehirde yaşama hevesinin kırılması için psikolojik çalışmalar, bu yönlü bilimsel toplantılar yapılmalı ve eğitim seminerleri düzenlenmelidir.

 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE YASASI MUTLAKA  VE HEMEN DEĞİŞTİRİLMELEDİR

     Büyükşehir Belediye Yasası maalesef İstanbul ve İzmit’in köyleri göz önünde bulundurularak, Anadolu’yu bilmeyen-iyi tahlil etmeyen devlet adamları tarafından ( biraz da oy kaygısı ile ) çıkarılmış olup son yıllarda çıkan yasalar arasında en arızalı yasa olarak tarihe geçmiş, bu yasa üretim ve verimlilik için adeta bir felaket yasası olmuştur.

    Gerçi hükümet son birkaç yıldır, köyde üretim yapanlara imkanlar tanımışsa da beklenilen verimlilik elde edilebilmiş değil, köylülerin ihtiyaçları karşılanabilmiş değildir. Özellikle biz, emeklilerin köylerine dönmelerini hedefliyor ve bu manada yaptığımız kamuoyu yoklamalarında projenin daha rahat uygulanabileceği, üretim ve verimliliğin daha kısa zamanda hayata geçeceğini ümit ediyoruz.

     Ve diyoruz ki, KÖYÜMÜZE DÖNELİM HAYDİ.

  EKELİM, BİÇELİM VE ÜRETELİM KATKI SAĞLAYALIM EKONOMİMİZE. YOKSA BU MEVCUT ANLAYIŞLA KÖYLERİMİZ MAHSUN , BİZLER ŞEHİRLERDE MAHCUP KALACAĞIZ !..



 

 
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları