GENEL HABERLER

DEMOKRASİ VE SİYASİLER
.

      DEMOKRASİ VE SİYASİ PARTİLER

 

Demokrasinin en başta gelen göstergesi ve kurumsal yapısı siyasi partilerdir. Zira insan ve toplum hayatı deyince anlaşılması gerek özgür ve mutlu yaşam temelinin en önemli taşı demokrasidir. Bunun uygulayıcı ve güvencesi de siyasi partilerdir.

Peki demokrasinin olmadığı toplumlarda, ülkelerde siyasi parti yok mu? Elbette var gibi gözükmektedir. İşte esas ayırıcı özellik buradadır. Siyasi partinin tanımının bir görüntüden ibaret olmadığı ve içerisinde farklı düşünce ve farklı bakış açılarını barındıran birbirinden ayrı topluluklara hitap eden ve genelde ise bütün toplumu yönetmek isteyen bir yapı olduğunu görmek ve anlamak gerekir.

Birbirinden farklı yapı ve görüşlerde olan siyasi partiler ülke yönetimine nasıl sahip olacaklar ve bütün topluma nasıl hizmet ve hitap edecekler? Demokrasi burada kendini göstermektedir işte. Zira bir siyasi partinin iktidara gelme şeklini belirleyen demokrasidir. Onun olmadığı yerde iktidarlar ancak darbelerle, kaba kuvvetle, insanlık dışı yöntemlerle iktidara gelecektir. Başkada yol yoktur. O halde ya demokrasi  ya da insanlık dışı yöntemler vardır başka seçenek yoktur.

Biz demokrasiyi seçtiğimize göre bunun kurum ve kurallarını da bilmek ve korumak zorundayız. Zira insan olmanın en önemli göstergelerini bir bütün halinde içinde barındıran tek kurum demokrasidir.

Şimdi gelelim esas meseleye… Siyasi partilerimize baktığımızda marjinal olanları bir yana bırakırsak, genelde hepsinin parti programlarında demokrasi en ileri şekilde tanımlanmış ve uygulanması da kendilerince en ideale yakın tarif edilmiştir. Ama uygulanmasına bakınca parti programlarının sadece yazılı bir metinden öteye gidemediği görülmüş ve halende görülmeye devam etmektedir. Bu sadece bir partinin değil bütün partilerin çözülemeyen sorunu olmuştur. En önemli sebebi de parti yönetimleri olmuştur. Zira parti programını  uygulamak hak ve yetkisi, parti tüzüklerinde sadece parti üst  yönetimlerine tanınmıştır. Parti üst yönetimi deyince de akla hep partinin genel başkanı gelmiştir. Partinin genel başkanından sonra en küçük nüvesi olan üyesine kadar yönetimde etkin ve yeterli katkı çoğu zaman hiç olmamış veya hiç etkili olmamıştır.

Yukarıda izah edilen bu etkisiz ve yetkisiz partililer esasen bir sürü konumundan öteye pek fazla geçememekte ve ne acıdır ki buna da pek itirazlara rastlanılmamaktadır. Halbuki demokrasiyi bilen anlayan ve yaşamak isteyen her aklı başında birey bu davranışın tersini göstermek ve katkı verdiği, tabi olduğu siyasi partiler içerisinde  kendi sözüne de, kendi tercihine de değer verildiğini görmek zorundadır. Bu nasıl sağlanacaktır? Bunun tek yolu “ETKİN VE YETKİLİ ÜYELİK SİSTEMİ” ile olacaktır. Partinin her üyesinin partinin düşüncesine, ideolojine, kararlarına ve uygulamaları ile yönetim kadrosuna müdahale edebilmesinde kendisinin yetkili kılınmasıyla olacaktır.

Parti üyelerinin görüş ve düşünceleri her zaman etkin bir şekilde alınmalı ve buna göre parti politikası oluşturulmalıdır. Parti üyeleri, partinin yöneticilerini sürekli ve etkin bir şekilde denetleyebilmeli ve belirli bir çoğunluğa erişilmesi halinde gerektiğinde partinin yöneticilerini değiştirebilme hak ve yetkisine sahip kılınmaları gerekir. Bunun açık tanımı parti içi GÜVENOYU kurumunun tesis edilmesidir. Günümüz teknolojik düzeyi bu imkanı bize vermektedir. Hatta bunun modeli de birkaç gün önce ortaya çıkmıştır. O model ise E-PARTİ modelidir.

 

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları