GENEL HABERLER

BEN KANDAN ELBİSELER GİYDİM
.

           Bugün kimliğimiz Kayseri'dir. Resmimiz, halimiz, tavrımız ve tarzımız... Gözyaşlarımız, öfkemiz, kahrımız... Aklımız boydan boya Kayseri'dir ve kalbimiz baştan ayağa...

            Et ve tırnak, dua ve amin nasıl iç içeyse bizler de millet olarak öyle iç içeyiz. Biz ölmekle bitmeyiz ki! Ve ölmekten korkmayız. Haince ve kalleşçe olması koyuyor insana.  Salyalı ağızlarınızı açıp zafer kazandığınızı zannetmeyin, belki de asıl ölen sizsiniz, fikrinizdir, zikrinizdir. Artık hiçbir geçerliliği olmayan siyasetinizdir, barışa uzanan eli dişleyen misyonunuzdur.  Vakti gelecek ve sizler de kullanılmış bir tuvalet kağıdı gibi atılacaksınız klozetin içine.

            Sifonu çeken el sizi bugün masumların üzerine saldırtan el olacaktır. Siz hep ayak olarak kalacak, maşa olarak yaşayacaksınız. Ve her iki alemde kahrolacaksınız.

            Siz bu gencecik çocukların ahının yerde kalacağını mı düşünürsünüz? Onların günahları sizin boynunuzadır. Ve o günahlar sizi suyun dibine çekecek boğacaktır. Çırpınmanız boşunadır, yalvarmanız, haykırmanız. Her hain gibi sizler de belanızı bulacak, işlediğiniz her cinayetin vebalini fitil fitil çekeceksiniz. Canınız cehenneme diyorum tüm kalbimle. Şeytana azapta olmalı... Ruhunuz kezzapta olsun.

            Kalbimiz Kayseri, yaralandığımız ve kanadığımız yer. Yaralandığımı yer orası çünkü! Milan KUNDERA'NIN dediği gibi:  "Nerenizden yaralandıysanız, kimliğiniz orasıdır." Hüznümüzün başkentidir bugün Kayseri. Öfkemiz Erciyes kadar, sönmüş volkanı canlandırmak ve içindeki yangını kusmak hainin üstüne, yakıp kül etmek, savurmak ....

            Ey Rabbim, bela isteyene en şedid belalarını gönder. Kahır isteyene en kahhar bela yağmurlarını ver. Sen el açana istediğini verensin. Bu zalimler için belanın en belalısını istiyoruz.  Eksik etme.

            Dağ dağ olmuş ruhumuz. Bir bakıyorsun İstanbul, bir bakıyorsun Halep, bir bakıyorsun Kayseri. Dimdik durmamız gerekiyor. Elbet bunun da sonu gelecek. Kolay değil bütün bunlar, dayanılacak gibi değil. Bakıyorsunuz maç çıkışı... Bakıyorsunuz otobüs durağı... Boş durmuyor terör manyağı. Akla gelmedik yerler icat ediyorlar ve akrep gibi sokuyorlar. Akrebin etrafındaki ateş çemberi daraldıkça daha da saldırganlaşıyorlar. Ahir de göreceksiniz kendilerini sokacaklar.

            "Gülemiyorsun ya, gülmek 
            Bir halk gülüyorsa gülmektir " demiş Edip Cansever  ve biz de şunu ekliyoruz:  Bir halk İstanbul'da vurulduğunda Hakkari'de kanıyorsa, Kayseri'de kanadığında Kars'ta tampon oluyorsa, Hatay'da yaralanıp Trabzon'da pansuman oluyorsa  işte o halk, büyük bir halktır.  Bugün Kayseri'de patlayan bomba bütün ülkede lanet yağmuruyla kınanıyorsa, gözyaşları Kayseri için akıyorsa ve dualar yaralılar için ediliyorsa yurdun dört bir yanında, işte o vakit kimse yıkamaz bizi.

            Elbet lanetliyoruz terörü. Kahrediyoruz illa ki.

            Öyle bir harç oluşuyor ki bu ülkede yan yana gelmeyen insanlar yan yana gelmeye başladı. Farklı düşüncelerdeki adamlar mevzu vatan olunca bir olmaya başladı.

            Herkes bu kardeşlik eline sahip çıksın. Kimse ülkenin doğusuna ve batısına göre el uzatmasın. Sağına soluna bakmadan elini uzatsın. Ve ülkenin her santimetresi kardeşlik ruhuyla bir olsun. Dosta düşmana bunu göstermek zorundayız. Onlar halen bizi içten içe böleceklerini hesap ediyorlar ama görmedikleri bir Anadolu ruhu var ve bu ruh 15 Temmuz'da ateşlendi. Bunu doğuda yaşayan biri olarak görüyorum. Bu ülke üzerindeki derisini değiştiriyor çünkü bu artık bize dar geliyor. Daha büyük ve sağlam bir deri bizi bekliyor. Değişmek kaçınılmaz, geri dönüş  yok. Bunu anlamak için bu ülkede yaşamak ve halkın içinde olmanız gerekiyor. Uzaktan durup bulunduğunuz ülkelerin size pompaladığı yapay fikirlerle Anadolu'da tutuşan bu ruhu anlayamazsınız. Ne diyor zamanımızın üstadı Sezai KARAKOÇ:

            "Ben kandan elbiseler giydim
            Bundan senin haberin var mı?"
Biz vatan için ölüyoruz bundan haberiniz var mı? Siz ne uğruna ölüyorsunuz bunu biliyor musunuz?

            Kayseri!

            Anadolu'nun yeniden ayağa kalkma yolunda sen de üzerine düşeni yapıyorsun ve bunu çekemeyenler, bu doğruluşa engel olmak isteyenler seni de vuruyorlar. Dün İstanbul'du, bugün Kayseri, yarın belki de başka bir Anadolu kenti olacak. Canımız çıkıyor biliyorum, canımız olmadığı kadar ağrıyor onu da biliyorum. Ama bir kez ayağa kalktık mı emin olun şehitlerimizin hiçbirinin kanı yerde kalmayacaktır.

            Yıkılmadık, yıkılmayacağız da! Düşmedik, düşmeyeceğiz de! Ve korkmadık, asla da korkmayacağız! Sizler kancıklığın kitabını yazıyorsunuz. Biz ise erkekliğin kitabını yazıyoruz.

            Ah  be Edip CANSEVER:

            "Bir yerimiz varsa dünyada 
            Her şey insanca olmalı 
            Sevmek de 
            Yaşamak da 
            Ölmek de ..."
 diye yazmışsın ya çok doğru. Düşmanlık bile insanca olmalı, adilce!
            Kızacaksınız elbet, sinirleneceksiniz, sabrınız kalmayacak illa ki!  Bu dağ ne rüzgarlar gördü, bu kayalık ne dalgalar yedi, bu temel ne depremler yaşadı da yıkılmadı. Kim ister her güne bombalarla uyanmayı. Kim ister gencecik  fidanları kaybetmeyi, çocukları ağlatmayı, anneleri kahretmeyi, babaları yüreğinden vurmayı... Kirli, adi ve hainse sahnelenen oyun, bu ülkede yaşayan her ferde düşen rol neyse herkes o rolü yerine getirmek zorundadır. Bunu çocuklarımız, şehitlerimiz ve ülkemiz  için yapmak zorundayız. Zira üzerinde yaşayacağımız başka bir toprak yok. 

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları