YEREL ANKARA HABERLERİ

BEDÜK: YÜREKLERİMİZ BURUK AMA UMUTSUZ DEĞİLİZ, GELECEK TÜRKİYE'NİN!

22-07-2014
Ankara Eski Valisi ve Ankara Eski Milletvekili Saffet Arıkan Bedük Başkent Ankara Medya Grubun iftar yemeğinde önemli değerlendirmelerde bulundu.

.

SAFFET ARIKAN BEDÜK: EN BÜYÜK ÖNEME HAİZ OLAN İNSAN MAALESEF ÖLDÜRÜLÜYOR, HEM DE MÜSLÜMAN MÜSLÜMANI ÖLDÜRÜYOR

  Saffet Arıkan Bedük gündemdeki konuları değerlendirdiği konuşmasında şunları söyledi:

      " Mehmet Akyol her zaman ki güzel üslubuyla bir sürü şeyler söyledi. Korktuğunu söyledi ama ben korkulacak birisi değilim. Ama karşılık sevginin, saygının buluştuğu Ankara valiliği sırasında beraber çalışmaktan gurur duyduğum bir kardeşim. İl genel meclisi başkan vekilliği yaptı. Biz Ankara’nın genelinde, gerek merkezde gerekse kırsal alanda, en güzel hizmetleri onunla özellikle desteklediği ve intikal ettirdiği bir dönemi yaşadık. Eski genel meclisi üyelerimizden Yaşar Bey de burada. Ben onları gördükçe kendi yaşlılığımı şimdi daha çok hissediyorum. Ama şunu ifade edebilirim ki o zaman gerek kırsalda gerek merkezde, eğitim, sağlık vs.  gerçekten güzel hizmetler yaptık. Çok güzel çalıştı, ben Sayın Akyol’u o icraatlarından dolayı tebrik ediyorum ve bu akşam böyle bir iftar sofrasında beraber olmamıza imkan sağlayan, gerçekten başarılarını övünçle takip ettiğimiz ve herkesin de takdir ettiği Yenimahalle Belediye başkanımız Fethi Yaşar hocamıza da özellikle teşekkür ediyoruz.     

      Bilhassa böyle bir organizasyonu destekledikleri için. Başkent meclisinin başkanı ve kurucu başkanımız Sayın Ayhan Bey her zaman ki haliyle, hiçbir şekilde bu kainattan kopmamış, hepimizin saydığı, sevgi duyduğu ve sağlıklı bir ömür dileyerek kendisine saygıyla selamlıyorum.

     Değerli arkadaşlar ramazan ayı bereket ayı,  ramazan ayı İslam alemi için herhalde bir beraat ayıdır. Ama aynı zamanda da ramazan ayı tüm insanlık içinde bir af ve birlik ve beraberliğin, barışın tesisi için bir zemin ayıdır. Böyle bir ayda, yaşadığımız ortamda, böyle bir güzellik bizi güzele yönlendiriyor ama yaşadığımız ortamdan dolayı da büyük üzüntü duyduğumuzu belirtmek istiyorum.

    Ben şimdi konuşmayı yapmak için gelmedim onu söyleyeyim. Bana konuşma yap dedi. Ben geliyorum ama konuşma yapmayayım dedim. Nihayet tabi sazı aldık elimize.

    Şimdi değerli arkadaşlar öyle bir zaman yaşıyoruz ki, yükselen değer insan... Modern dünyaya bakıyorsunuz,  her yere gittiğinizde sivil toplum örgütleri önce insan diyor. İnsan, halk özgürlüklerinden bahsediyor ve insan onuruna en yakışan sisteminde, rejiminde demokrasi olduğu söyleniyor. Doğru ama demokrasi bir kültürdür, demokrasi bir kulvar ve kurallar sistemidir bunun içinde en önemli hedef insandır. İnsanın huzuru, güvenliği ve refahıdır. Ama gelin görün ki, inancımızda en büyük değer olan insan, yaratılmışın en güçlüsü olan insan, bugün İslam aleminde maalesef öldürülüyor. Öldüren Allah-u Ekber diyor, ölende Allah-u Ekber diyor. Bu İslam değil, İslam dininde en güzel şey insanın mutlak surette en yüce varlık olarak kabul edilmesidir. Saygınlığı olan bir varlıktır ve bu yaradan dan ötürüdür. Bütün bunlara rağmen, hala İslam camiasında insanların birbirlerini öldürmesini kabul etmemiz mümkün değil, islamın hiçbir yerinde de bu yoktur. Müslümanlıkta insan öldürmek yoktur, güzelleştiriniz, kolaylaştırınız diyor Cenab-ı Hakk...

     Bir defa incitmek bile yoktur kaldıki öldürmek olsun.. Bütün bunlara rağmen eğer Müslüman camiada İslam ülkelerinde, eğer insanlar Müslüman olmalarına rağmen birbirlerini öldürüyorsa, bu İslam’ı anlamamalarının, maalesef yüreğinde insan sevgisinin olmamasından kaynaklıdır. Sevgi yok, halbuki İslam’ın temelinde sevgi var. O sevgi peygamber efendimize yansımış, daha sonra insanlara intikal etmiştir. Bütün bunların hepsine baktığımızda  bunun olmamasını çok büyük bir eksiklik olarak görüyor ve maalesef yaşadığımız ortamda insanların birbirlerini öldürmesini kınıyoruz.

     Şu halimize bakın ki, modern dünyada yükselen değer insandır demesine rağmen İsrail’de binlerce insanımızın, binlerce Müslümanın öldürülmesine göz yumuluyor. Bu ne biçim insanlık, bu ne biçim modernlik!.. Ben onun için bundan dolayı üzgünüm, özellikle çağdaş, güçlü ülkelerin insanlara bakış tarzının kendilerine yönelik olduğu zaman, onu insanlık olarak değerlendirmesi, demokratik hak ve özgürlüklerden bahsetmesi ama başkalarına yönelik olduğu zamanda onu hiç aklına getirmemesini asla affetmiyorum. Hepsini de kınıyorum.     

       Değerli arkadaşlar tabi ki İslam dinini anlatamamanın eksikliği de var. Eğer anlatmış olsak bu güzel din, bizi birbirimize daha da kenetleyen bir dindir. Bu güzel din insanı hak ve özgürlüklerini kullanmasına imkan sağlayan bir din. Bu güzel din, insanlar arasında ayrım yapmayı asla kabul etmeyen bir dindir. Bütün bunların içerisinde Cumhuriyetimize bakıyorsunuz, Cumhuriyetimiz de yine aynı şekilde insanlar arasında hiçbir fark gözetmeksizin, tüm nitelikleriyle bu Cumhuriyet bize emanet edilmiş, dolayısı ile bunları kollamak geleceğe de en iyi ve sağlam temeller eşliğinde yansıtmak mecburiyetimiz vardır. İşte onun için ben şunu söylemek istiyorum;  böylesine bir ramazan ayında yüreklerimiz gerçekten buruk, gerçekten üzgün ama her şeye rağmen umutsuz değiliz, gelecek bizim, gelecek Türkiye’nin. Bir tek şey lazım bu Cumhuriyeti korumak ve kollamak. Bu Cumhuriyetin temel niteliklerinin ne kadar önemli olduğunun idraki içinde olmak. Ve nihayet bu coğrafya değil, nerede olursa olsun Türkiye Cumhuriyetinin güçlü olmasının dünya barışı için, bu coğrafya için ne kadar önemli olduğunun idraki içinde olmak mecburiyetimiz vardır. Bu ülkenin bölünmesine, bu milletin parçalanmasına asla müsaade ve müsemma etmemek gerekir. Ve böylece ne ırki anlamda, ne mezhepsel anlamda, ne de dini bakımdan hiçbir ayırım gözetmeksizin bu topraklar üzerinde yaşayan her insan bizim için mukaddestir ve mutlaka korunması gerekir. Hiçbir suretle aramızdaki birliğin, beraberliğin bozulmaması gerektiği kanaatindeyim.  Zaten bunları hepimiz biliyoruz ama ben buradan bu Cumhuriyeti kuran ve yükselmesinde emeği geçen ve nihayet bu ülkenin kalkınmasında emeği geçen başta Atatürk olmak üzere bütün devlet büyüklerimize teşekkürlerimizi bir kere daha dile getiriyoruz. Ve yine Ankara’mıza hizmet edenler, Ankara’mızda şuan başkent meclisinin oluşmasında emeği geçenler başta olmak üzere hepsini saygıyla sevgiyle selamlıyorum."

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları