GENEL HABERLER

BAŞKON'UN ALANYA GEZİSİ HABER VE FOTOĞRAFLARI

08-11-2017
BAŞKON'lu olmak elbette özellik ve güzellik ister. Sabır ve metanet ister. BAŞKON'lu hoşgörülüdür. fitne ve fesat çıkarmaz. Vefalıdır. Birlik-beraberliği bozucu her hangi bir anormal davranışta bulunmaz. Ortamı bozucu hal ve hareketler yapmaz.

.
BAŞKON'LULAR ALANYA'DAN BÜYÜK MESAJ VERDİLER

06-11-2017
Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu ( BAŞKON )'un Alanya'da düzenlediği buluşma tek kelime ile muhteşem geçti. BAŞKON ailesine illerden iştirak eden şube başkanları ile bir başka özellik kazanan BAŞKON buluşması, ilim ve irfan adamlarının, siyaset uzmanları ve devlet adamlarının konuşmacı olarak katılmaları ile bir başka boyut kazandı.

   
 
.
 
   Açılışının yapıldığı birinci günde tanışmanın ve kaynaşmanın yaşanması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilirken Başkonluları misafir eden Annabella Otel verdiği hizmetle gönülleri fethederken otel sahibi Faruk Küçük'e hem teşekkür plaketi verildi, hem de çiçekler ve çeşitli hediyelerle taltif edildi. Organizasyon Komitesi Başkanı -BAŞKON Genel Başkan Vekili Av. Nazım Orhan ve çalıştayın fikir babası BAŞKON Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Nihat Kazmacan'ın konuşmaları ile başlayan birinci gündeki heyecan ve mutluluk zirve yaparken ikinci ve üçüncü günde şahane bir programın sunulması ile katılımcılar memnuniyetlerinin doruk noktasına ulaştılar. 
    (Haber: Osman Acar- Fotograflar İrfan Can ) 
  
     BAŞKENT ANKARA VE ANADOLU KONFEDERASYONU (BAŞKON) I. BÜYÜK BULUŞMASINDA TABİRİ CAİZSE “TARİH YAZDI”
BAŞKON ALANYA I. BÜYÜK BULUŞMASI II. GÜNÜNE İLİM VE İRFAN ADAMLARI DAMGASINI VURDU.
Türkiye genelinden yüzlerce karizmatik ve idealist insanın katılımıyla başlayan büyük buluşma ikinci gününde ilim, irfan adamı konuşmacıların saygı-değer fikirleriyle bilgi ve kültür şölenine dönüştü.
Divan kurulunu BAŞKON Genel Başkanı, Gazeteci- Yazar Mehmet AKYOL, BAŞKON Yönetim Kurulu üyesi Sevgi Palancı, Manisa İl temsilcisi Savaş Karaçam ve Antalya İl temsilcisi Betül Kayıkçı oluşturdu. Çalıştay ikinci gününe Akyol’un yaptığı açılış konuşmasıyla başladı. 40’dan fazla ilde BAŞKON’un teşkilat kurulduğunu Anadolu’nun 81 iline 2-3 ay içerisinde teşkilatların tamamlanacağı müjdesini verdi. Okutmak istiyoruz, okumak deyince kahvehanelerdeki insan okusun diyoruz, Üniversite öğrencileri, ev kadınları toplumun bütün katmanları okusun diyoruz. En iyi 500 Üniversite sıralamasında Türk Üniversitelerinin yer almadığını duyduk diyen Akyol, Üniversiteler açıyoruz, Meslek Yüksek Okulları açıyoruz asıl mesele oralarda ne kadar nitelikli öğrenci yetiştirebiliyoruz, nitelikli gençler yetiştirmek için çok okumayı yaygınlaştırmalıyız, din adamları dahi fazla okumalı bizim görüştüğümüz din adamları var maalesef yeteri kadar kendisini yetiştirmedikleri görüyoruz, iyi her şeyiyle mücehhez din adamları yetiştirmek için dahi onların çok okumasını sağlamalı ve bir din adamına yakışır mahiyette birikime haiz olmalıdır, dedi. Konuşmasına BAŞKON’un sloganlarının muhtevasıyla devam eden Mehmet Akyol, “Biz Yaparız Allah Bilir”, “Okuyarak Aydınlanan Nesiller”, “Okumak, Çalışmak, Üretmek” , “Çalışarak Üreten Türkiye” sözlerine dikkat çekti. Çalıştıkça üreteceğiz, Sayın Cumhurbaşkanımız geçen bir proje açıkladı 5 Türk kuruluşunu bir araya getirerek otomotiv üretileceğini açıkladı. Bundan büyük hizmet olur mu?, fevkalade mutlu olduk dedi. BAŞKON olarak biz üretim diyoruz, köyler boşaltıldığında yanlışa düşeceğimizi ifade etmiştik, Köy hürriyet demektir. Büyükşehir yasasıyla Köyler mahalle haline dönüştürüldü. Biz STK olarak en başından beri bu yasanın olumsuzlarını ortaya koyduk. Kalkınmış ülkelere baktığımızda durum tam aksidir, devlet malını kamuya açar diyen Akyol, Hollanda örneğini verdi; otoyollar kenarında meralarda hayvanlar dolaşır bu araziler Hollanda devlet arazisidir ancak burası halka hizmet eder, bizde meralar halka açılsın diyoruz, hatta ileri giderek Ormanlar köylülere verilsin diyoruz. Tabi bu belli bir proje çerçevesinde köylü ormanı kesip biçip ürettiğinin daha fazla ağacı yeniden dikerek kazandırması karşılığında verilmesi gerektiğini düşünüyoruz, dedi. BAŞKON’un Anadolu insanının hasletlerine göre hareket ettiğini ifade eden Akyol, BAŞKON, hamuru demir yaparak milletimizin hizmetine sunuyor. Özellikle biz halktan aldığımız görüş ve düşünceleri hükümetimize sunarak köprü görevi yapıyoruz. BAŞKON kadrosu halkın içinden seçilip süzülerek gelen, münezzeh insanlardan oluşuyor, dedi. 
İlk konuşmacı olarak Kürsüye gelen BAŞKON Onursal Başkanı Dr. Ömer Özdoğan kuruluşunu yeni gerçekleştirdikleri “Ülkede Birlik Yürüyüşü” Platformu hakkında bilgi vererek şunları söyledi.
Sizleri muhabbet ve saygı ile selamlıyorum. Ülke olarak içinde bulunduğumuz zorlu günleri geride bırakıp, aydınlık yarınlara bizleri ulaştıracak en güvenli liman "milli birlik ve beraberliğimizdir" düşüncesinden yola çıkan vatanseverler olarak bu kutlu amaca hizmet etmek üzere “Ülkede Birlik Yürüyüşü” Hareketini kurduk.
Ülkemizin; siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel manada güçlü olması için toplumsal dayanışmaya, toplumun bütün kurum ve kuruluşlarının ortak bir "Güçlü Türkiye Cumhuriyeti" idealinde birleşmeye ihtiyacı vardır.
Ülkede Birlik Yürüyüşü; bu birleşmenin fikir ve bilinç düzeyinde yeşermesi için siyasi, ideolojik, etnik ve inanç farklılıklarının bir kenara bırakılarak Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olan her bireyin Devletimizin bekasını temin için ortak bir kararlık içerisinde olması düşüncesindedir.Ülkenin idarecileri, kanaat önderleri, sermaye sahipleri, eğitimcileri, sağlıkçıları, güvenlik güçleri, hukukçuları, emekçileri, öğrencileri ve çiftçileri için artık düşünme zamanıdır.
Türkiye'nin içerden ve dışardan kuşatılmaya çalışıldığı, varlığının imha edilmek istendiği, ekonomik olarak zayıflatıldığı bir ortamda neden birleşemiyoruz?Bu kin ve tahammülsüzlük neden? Bu ayrışma ve haset neden? Neden bir türlü arzu ettiğimiz bütünleşmeyi sağlayamıyoruz? Hepiniz bu gidişatın sorumluları değil miyiz? Artık toplum olarak kendimize çeki düzen vermenin zamanı gelmedi mi? Evet siz de bu sorular için bir cevap arıyorsanız o halde birleşmek, ülke sevdasında tek yürek olmak için tüm şartlar olgunlaşmıştır. Vakit birleşme zamanıdır!
Kültürel düzeyde birlik ve beraberliğin zengin genlerini taşıyan bir toplum olarak;
Pir Sultan Abdal'ın “GELİN CANLAR BİR OLALIM” deyişi,
Yunus Emre'nin şu dizeleri;
BİZ KİMSEYE KİN TUTMAYIZ, 
AĞYAR DAHİ DOSTTUR BİZE, 
DÜŞMANIMIZ KİNDİR BİZİM, 
KAMU ALEM BİRDİR BİZE “
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün; "Ulusun, içerde birliğinin hem belli, hem denenmiş olması, gelecek için en büyük güvençtir.” sözü bizler için neden bir ışık olmasın ki!Bunu başarabilecek, her türlü ayrışmayı ve fesadı tarihin çöplüğüne gönderecek şanlı bir geçmişin evlatları değil miyiz bizler? Atalarımızdan sağ, salim teslim aldığımız bu vatanı yine evlatlarımıza bir bütün olarak bırakmak için hepimizin sivil bir inisiyatif alması zaruret haline gelmiştir.
"Ülkede Birlik Yürüyüşü" bir sokak yürüyüşü değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devletine inanan, vatanını canından çok seven yurttaşların birleşme ve bütünleşme şuurunda olması için tarih önünde yüklenilen kutsal bir sorumluluk hareketidir. 80 milyonun birlikte Türkiye için nefes alıp vermediği bir ortamda sokak yürüyüşü neyi ifade eder ki!Kendi azmimizde ve cesaretimizde, ilerleyerek birlik ve beraberlik için her kesimden insanla barışarak, uzlaşarak, selamlaşarak, dostlar ve kardeşler kalarak bu aziz vatan için yüreği çarpan 80 milyon insanın kenetlenmesini arzu ediyoruz.
Yalan söylemeyerek, aldatmayarak ve değersiz vaatlere kanmayarak topyekun bir ulusun kendi onuruna ve şerefine sahip çıkması herkes için önemli bir vazifedir. Unutulmamalı ki Türkiye Cumhuriyetinin kaderi milletin elindedir. Bu kaderi bizler bir araya gelir, ülkemiz için birleşebilirsek değiştirebiliriz.
Türk ulusu tarımda, sanayide, eğitimde, bilimde, hukukta ve güvenlikte yükselmek için kendi kaderine hükmetmeye mecburdur. Ekmeğini yediğimiz, suyunu içtiğimiz bu kıymetli vatan bizlere bir hediye olarak sunulmadı. Atalarımızın kadere hükmeden fedakarlık ve gayretleri neticesinde bizlere miras olarak kaldı. Bizler de bu mirası namusumuz olarak addederek, gelecek nesillere emanet olarak bırakmak zorundayız. Çünkü bizim başka bir vatanımız yok.
Her türlü kini, nefreti, ayrışmayı, şiddeti, korkutmayı, sindirmeyi, bölünmeyi ,parçalanmayı tarihin huzurunda reddediyoruz, reddediyoruz, reddediyoruz...Yuları emperyalist güçlerin elinde olan PKK, FETÖ, DEAŞ ve diğer tüm alçak terör örgütlerinin bölücü ve ayrıştırıcı emelleri sadece Türk ulusunun tüm fertlerinin bir araya gelmesiyle bertaraf olacaktır. Diyerek sözlerine devam eden Özdoğan,
Ülkede Birlik Yürüyüşü olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin ali menfaatleri doğrultusunda yılmadan, yorulmadan 80 Milyon ile birlikte Ülke Sevdasında bir “GÖNÜL YÜRÜYܪܔ gerçekleştireceğiz. dedi
Siz de bu yürüyüşün kutlu katılımcısı olun!
Hiçbir çıkar, makam, mevki ve ikbal amacı gütmeden, 
Birlik ve beraberlik için ben de varım diyorsan,
Yarın evlatlarıma anlatacağım bir hikayem olsun istiyorsan,
Aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin mahşerde yüzüne bakacak bir çabam olsun diyorsan, Sen de bize bize katıl.
Herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Diyerek konuşmasını tamamladı.
Çalıştayın ikinci konuşmacısı ise;
Alanya Turistik Otel İşletmecileri Derneği (ALTİT) Başkanı Servet Şakiroğlu ise konuşmasında; Bu kadar seçkin davetlileri Alanya’mızda görmekten mutluluk duyuyoruz hepiniz hoş geldiniz. ALTİT’den bahsetmek istiyorum. 6 bölge derneğinin birleşiminden müteşekkil bir oluşum olan derneğimiz, otelcilerimizi hem mesleki anlamda eğitmek hem de topluca hareket etmelerini sağlayacak bir oluşum, Otelcilik ülkemizin en büyük ticari kalemlerinden birisidir. 36 Milyar dolar olan yıllık Turizm gelirimiz maalesef iki senedir bir takım nedenlerden dolayı düşüşe geçti. Alanya bölgemize en çok turist gönderen ülkeler sırasıyla ,Avrupa devletleri, Rusya ve Uzak Doğu ülkeleridir. 
Turizm nazik bir sektördür, adeta pamuk ipliğine bağlı olarak yükselen ve alçalan bir seyir göstermektedir. Siyasi saikler turizm gelirlerimizi doğrudan etkilemektedir. Ayrıca Turizm ülkemiz için petrol kadar önem ihtiva etmektir, dedi. Sözlerine Turgut Özal turizmi Türkiye kazandıran kişidir, diyerek devam eden Şakiroğlu; Özal sayesinde Türkiye turizmde dünyaya açılmıştır dedi, Turizm gelirlerinin bizim ülkemizde muhasebe siteminde hata noksan kaleminde gösterildiğini ancak Turizm gelirlerinin dış ülkelerde ön kaleme alındığını söyledi. İstihdamın %40’ını turizm sektörünce karşılandığını, eğitimli insanların turizm sektöründen kaçmaya başladığını ifade ederek, BAŞKON ile ortak projelerde çalışmaktan memnuniyet duyacaklarını söyleyerek sözlerine son verdi. 
 
Akabinde Alanya Belediye Başkan Yardımcısı “Nazmi Yüksel” bir konuşma yaptı. Bugün burada sizlerle olmaktan ve sizleri ağırlamaktan onur duyuyoruz. Alanya Türkiye’nin dünyaya açılan kapısıdır. Burada her milletten insanların yaşadığı kozmopolit bir yapı mevcut, biz turizm gelirlerimiz azamaya başladığında alternatif turizme ağırlık verdik. Türkiye engelsiz kent diyebileceğiniz ender yerlerden bir tanesi Alanya’dır, Engelsiz bahçe, engelsiz plaj, engelsiz deniz ve yollarımız yapıldı. Engelsiz kent yönetmeliği yayımladık ve engellilerimizin hayat kalitesini arttırdık. Alanya’nın gururu Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu geçen hafta Alanya’mızda Tıp Fakültemizin temellerini attı. Alanya’da birisi devlet birisi vakıf olmak üzere iki fakültemiz var bu bakımdan bir öğrenci kenti durumdayız. Ayrıca Alanya’mızda kırk yıllık hayali gerçekleştirerek teleferik yaptık dedi. Bu toplantının Alanya’mızda yapılmasında memnuniyet duyuyoruz diyen Yüksel, katılımcılılara teşekkür ederek konuşmasını bitirdi.
Antalya’dan Akdeniz Üniversitesinden Çalıştaya katılan Doç. Dr. Hakan Tezcan yaptığı konuşmada; Hayatım Türkiye ve Yurtdışında geçti. Türkler kimdir? Dünya Türklerin kim olduğunu bilmiyor. Bu maalesef büyük bir eksiklik 73 bin yıllık bir medeniyetin çocuklarıyız.  Dünya’da 350 milyon Türk var. 350 milyon “İpek Yolu” demektir. Üniversitelerde seviyesiz diplomalar veriyoruz. Maalesef Üniversite profesörleri sabah ders anlatmaya gitmeye dahi tevessül etmiyorlar, oysaki dünyanın diğer gelişmiş ülkelerinde profesörler erkenden okula gidip bizzat kendileri öğrencileri yetiştiriyor.  Coğrafi konumumuz itibariyle dünya bizi besliyor, yeteri kadar nitelikli yetişmiş insan yok kendi kültürümüz ve tarihimizi yabancılardan öğreniyoruz Yörükleri en iyi tanıyan Almanlardır. Bizim yeni bir projemiz var İpek Yolu Üniversitesini Antalya’da kurmak istiyoruz. İpek yolu üzerinde 60 ülke var en büyük destekçi Çin’dir dedi. Konuşmasına İpek yolunun önemini anlatarak devam eden Tazecan, Bir ülkeyi aydınlar yönetir. Aydınların aldığı eğitimle ülkenin geleceği şekillenir, dolayısıyla kendi aydınlarımızı bizatihi kendimizin yetiştirmesi gerekir diyerek, kurmayı planladığı İpek Yolu Üniversitesinin 60 ülkeden ve büyük şirketlerden para toplamak suretiyle kurulacağını şayet Üniversite açılmasına dair engel çıkması durumunda Digital Üniversite kuracaklarını söyledi. Türklüğün bütün dünyayı ve insanlığı kapsadığını ifade eden Doç.Dr. Hakan Tazecan, hedefinin “Kemalizm” olduğu ve bu istikamette ülkenin muasır medeniyetler seviyesine ulaşma gayesiyle yeni bir Türkiye tahayyül ettiklerini ifade ederek sözlerine son verdi.
Ardından Alanya Türk Ocakları Başkanı Hasan Peker konuşma yapmak üzere kürsüye geldi. Peker; Türk dünyasıyla ilişkilerimiz zayıf, tarihimizin en zor süreçlerinden birisinden geçiyoruz, bu minvalde Türk dünyası Rusya ve Çin ile olan ilişkilerimizde Atatürk’ün uyguladığı dış politika siyaseti bizim de temel ilkemiz olmalıdır, Bu anlamda ufka bakmak mecburiyetindeyiz. Eşit ve adil bir işbirliği olmazsa olmazımızdır. Bugün federalizm propagandası gayri meşrudur. Biz ülke olarak asla koltuk sevdalılarının yönettiği bir ülke olmamalıyız. Ülkemizde ehliyetli kişilere görev tevdiinde bulunmalıyız diyerek sözlerine son verdi.
Alanya Turistik İşletmeciler Derneği Genel Sekreteri Elvan Güneş yaptığı konuşmasında; Alanya’nın bölge turizminde önemli bir yere sahip olduğunun altını çizdi. BAŞKON ile “Okumak, Çalışmak ve Üretmek” ilkelerinin bizimde ortak paydamızdır. BAŞKON’u Alanya’mızda görmekten mutluluk duyuyoruz. Turizmin Türkiye’de 1950lerde başladığını ifade eden Güneş, konuşmasında Türkiye’de turizmin gelişim aşamalarından bahsetti, Bakanlık belgeli 125 bine yakın tesis olduğunu belirterek, 30 adet fuara giderek hizmet verdiklerini söyledi. 
Ardından Şair-Yazar, Ali Yıldız; Köylerin adlarını değiştirenler iyi niyetli kişiler değil, aşağılık duygusu hissediliyor, dedi. Bazı köylerin kendisine köy lakabını yakıştıramadıklarını, mahalle olarak anılmak istediklerini ifade etti, Yöresel ağızları toplayarak bu kelimeleri şiire dönüştürdüğünü ifade eden Yıldız, “Gazi Paşa Dillerde Destan” adlı kitabından şiir okuyarak konuşmasına son verdi.        
Ardından BAŞKON Sanat Danışmanı Şair- Yazar Durak Turan Düz harika bir vatan şiiri okudu.
21. Dönem Burdur Milletvekili Doç. Dr. Süleyman Coşkuner kendi yayımladığı 5 kitabının tanıtımını yaparak, Kaliteli Yaşam Felsefesi üzerine ufuk açıcı bir seminer verdi. Toplumun kaliteli olabilmesi münferiden bireylerin kaliteli olabilmesine bağlıdır. Ziya Paşa’nın dediği gibi “ainesi iştir kişinin lafına bakılmaz” o bakımdan icraatta ve faaliyette olmak çok önemlidir. Kaliteli yaşam felsefesi üzerine çalışmaları olduğunu ifade eden Coşkuner, okumanın önemine dikkat çekti, okumayanla okumayan arasındaki farkın ölü ile diri arasındaki fark gibi olduğunu ancak ben usta oldum, ben her şeyi bildim dediğiniz noktada bitmişsinizdir, dedi. 
Kaliteli insanın tanımını yapan Coşkuner, adam önemli bir yere gelmiş tebessüm etmeyi, gülmeyi, bir kediyi bile sevmiyor burada kalite bitmiştir, Yalan söylemek haramdır yalan söyleyen insan kaliteli değildir, kimse haddini bilmiyor lakin herkese haddini bildirmeye çalışıyor. Bilinç ve bilinç altı kavramlarını açıklayan Coşkuner, Bilinç kaptan, bilinçaltı tayfadır, bazı davranışlarımızda bilinç ile bilinçaltı arasındaki ayrım devreye girer, bir insan iki şeyi aynı anda yapamaz mesela araba sürerken saatlerce konuşuyoruz, orada arabayı kullanan bilinçaltımız, konuşan ise bilincimizdir. Sevgisiz isek seveceğiz, beyine sevgiyi sokarsanız, kin girmez diyerek sözlerine devam etti. Edison’un keşif sürecinden iktibas yapan Coşkuner, vazgeçmeyen her insan başarılı olur diyerek sözlerine son verdi.
BÜYÜK BULUŞMA’NIN 3. GÜNÜ PROGRAMI’DA İLİM VE İRFAN ADAMLARININ UFUK AÇICI SUNUMLARIYLA ADETA BİR BİLGİ ŞÖLENENİNE DÖNÜŞEREK MUHTEŞEM GEÇTİ.
5 KASIM PAZAR Çalıştay’ın son günü Divan Kurulu başkanlığını Genel Başkan vekili Avukat Nazım Orhan üstlendi. Divan kurulunda BAŞKON Teşkilatlandırmadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihas Kazmacan, Mali İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Keriman Gözalan ve Ankara Dernekler Federasyonu Başkanı Alâeddin Süer yer aldı.
BAŞKON Genel Başkan Yardımcısı ve Mütefekkirler Cemiyeti Genel Başkanı Osman ACAR’ın konuşmasıyla başladı. Acar; Yeni kuruluşu gerçekleştirilen Mütefekkirler Cemiyeti hakkında bilgi verdi. Mütefekkir demek, düşünür demektir, aydın demektir. Bizde bu dernekte düşünen, tefekkür eden, kişiliğiyle, şahsiyetiyle topluma timsal olabilecek gençler yetiştirmek istiyoruz. dedi. Mütefekkireler Cemiyetinde her ay “Diyalektik Kurulu” toplantıları yapacaklarını ifade ederek, tez- antitez ortaya koymak suretiyle ortaya yeni bir terkip ve sentez çıkaracaklarını nitekim eskilerin deyimiyle “Barika-i hakikat müsademe-i efkardan çıkar” dolayısıyla fikirlerin açık ve net çarpışmasından hakikat doğacaktır, bizde bu fikre müstenit olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz, dedi. Biz Mütefekkirler Cemiyetimizde Cemil Meriç’ten Galip Erdeme, Nurettin Topçu’dan Necip Fazıla kadar bütün düşünürlerimizi tanıtmak gibi bir nosyon üstlendik diyerek, Abdürrahim Karakoç’un Yemin şiirinin şu dizeleriyle konuşmasına devam etti:
 İmanda bu fire, zillete bu zam! 
Doymuyor yüreğim ne kadar yazsam.
Farabi, Gazali, İmamı Azam,
Susarsam, hakkını helal etmesin!
Nusret versin yeri, göğü yaratan
Çekip çıkartalım akı karadan
Ertuğrul Bey, Osman Gazi, Murat Han,
Susarsam, hakkını helâl etmesin!
Bizde bu memleketin gençleri olarak asla susmayacağız, eğer susarsak atalarımız bizlere hakkını helal etmesin, çok çalışacağız, üreteceğiz, düşüneceğiz ve ülkemizin büyümesine katkıda bulanacağız, diyerek sözlerine son verdi.
Ardından BAŞKON Proje uzmanı Reşide Özekinci, BAŞKON’un gelecek dönem yapacağı projeler hakkında bilgi verdi. Spor Camiasının içerisinde gelen Hamdi Yıldırım söz hakkı alarak konuşma yaptı. Yıldırım konuşmasında 27 Aralık 1919’da Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişini kutlanacağı koşuya BAŞKON’u temsilen katılacağını ifade etti. Ardından sürpriz açıklayan Yıldırım üzerinde BAŞKON’un amblemi bulanan t-shirt’i açarak bununla o koşuda BAŞKON’umuzu temsil edeceğim dedi. 
Eğitimci, Yazar, Kişisel Gelişim Uzmanı Melihat Karaarslan, Kişisel gelişim ve hızlı okuma üzerine muhteşem bir sunum gerçekleştirdi.  Hızlı okuma ve hafıza teknikleri ile ilgili uygulamalı teknikler gösteren Karaarslan, katılımcılardan 10 tane Atasözü söylemelerini istedi ve bunları sırasıyla kayda aldı. Akabinde bunların hepsini karışık sırasıyla söylenmesini isteyerek hafıza teknikleri konusunda katılımcılara teknikler öğretti. İlerleyen zamanlarda BAŞKON ile birlikte hızlı ve etkili okuma, ileri hafıza teknikleri ve motivasyon üzerine projeler gerçekleştireceğini söyleyerek sözlerini noktaladı.
Tarihi Eserleri Koruma Derneği Başkan Yardımcısı ve Gebze Organize Sanayi Bölgesinin kurucularından Ayhan Ateş bir konuşma yaptı, konuşmasında tarihi eser deyince maalesef herkesin aklına define geliyor, oysaki tarihi eser deyince el yazması eserlerimiz var, bunların nüshalarını koruma altına alıp, güncele çevirerek kültür hazinemize kazandırmalıyız dedi. BAŞKON’a bağlı olarak Tarihi Eserlerin korunması adına yeni bir dernek kuracaklarını ifade eden Ateş, bu dernek çatısı altında tarihi eser niteliği taşıyan el yazması eserleri kültür hazinemize kazandırmak istiyoruz dedi.  
BAŞKON Kültür Danışmanı Şair- Ressam Meral Otan harika bir şiir okudu ve BAŞKON’un faaliyetlerinden medhü sena ile bahsetti. BAŞKON’un çok önemli bir kültür yuvası ve STK olduğunu ifade ederek, BAŞKON’un düzenlediği büyük buluşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
BAŞKON Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı 21. Dönem Afyon Milletvekili Müjdat Kayayerli, “BAŞKON VE TÜRKİYE’NİN SORUNLARI” adlı bir konuşma gerçekleştirdi. 
 Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonunun siyaset üstü gönüllü bir sivil toplum kuruluşu olduğuna dikkat çeken Kayayerli, Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin geleceği konusunda toplum içinde görüş, fikir ve proje üretmek için çalışan bir kuruluş olduğunun altını çizdi.
BAŞKON üyelerine düşen görev, 29 Ekim 1923 yılında Mustafa Kemal Atatük’ün kurduğu devleti muhafaza etmek , topluma öncülük etmek, ülkemizin her tarafından “iyi insan, iyi vatandaş” yetiştirmesini sağlamak, araştırma geliştirme, iyi bir iletişimle kendi insanımız için yerli ve verimli üretime katkıda bulunmaktır. Üçüncü sektör olarak BAŞKON’un görevi, vatandaşlarımızın hayat standartlarının yükseltilmesine, mutlu ve huzurlu yaşatılmasına, bilgili ve bilinçli olmasına yardımcı olmaktır. Toplumda liyakatli, adaletli, çalışkan ve dürüst, içten vatanına bağlı insanlarımızı en iyi şekilde değerlendirmek, bilgi toplumu oluşturmak ve toplumsal barışa katkı sağlamaktır.
BAŞKON üyelerinin kanaat önderleri Yusuf Has Hacip’tir. Ahmet Yesevi’dir. Mevlana’dır,Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Hacı Bayramı Veli ve Aşık Paşa’dır, Mustafa Kemal Atatürk’tür. Kayayerli konuşmasına Eğitim sisteminde yaşanan sorunlar, Türk tarımının problemleri ve Turizm problemlerine dair önemli açıklama ve çarpıcı tespitlerde bulundu. Dış politika ve milli birlik konusunda ise, ülkemizin stratejik ve jeopolitik konumda olması, devletin varlığı ve yokluğu mücadelesi, küresel güçlerin çatışmaları, karıştır, istikrarsız ortam yarat politikaları, terör odaklarını desteklemeleri, milli birlik ve beraberliğin yüksek düzeyde olmasını zorunlu kılmaktadır. Fırat Kalkanı harekatı, İdlip ve Afrin’deki hareket, Ova köy sınır kapısının açılması Türkiye için çok önemlidir. Kerkük başta olmak üzere Türkmenlerin yönetimde yer almaları çalışmaları yapılmalıdır. Sosyal hayatı etkileyen 5 milyonu geçen mülteciler sorununa çözüm getirilmelidir. Türkiye, komşu ülkeleriyle olan diyalogu derinleştirmeli, Karadeniz Ekonomik İşbirliği teşkilatı, D8, Sadabat Paktı benzeri ve Türk Dünyasına yönelik çalışmalar istikrarlı bir şekilde sürdürülmelidir. Vatanımız Türkiye’nin güvenilir ve güvenli bir olma politikası kalıcı olarak uygulanmalıdır. Risk, tehdit ve fırsatlar zamanında kontrol altına alınmalı ve değerlendirilmelidir, diyerek sözlerine son verdi.
BAŞKON Büyük Buluşmasının son seminer konuşmacısı ise; Sağlıklı yaşam uzmanı İlhan Sağlam oldu. Sağlık beslenme yöntemlerine dair bir takdim yapan Sağlam, yeme içme ve sağlıklı yaşama dair verdiği ip uçlarıyla dinleyicilere yaşam kaliteleri arttırmaları noktasında gayet verimli ve bilgilendirici bir sunum gerçekleştirdi. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Etiketler : BAŞKON'UN - ALANYA - GEZİSİ - HABER - VE - FOTOĞRAFLARI - -
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları