GENEL HABERLER

BAHÇELİ'NİN TAVRI SANKİ 2002 ÖNCESİNİN KOPYASI GİBİ (!)
.

   Hatırlayınız  ülkeyi 2002 genel seçimlerine götüren, Bahçeli'nin erken seçim talebi olmuştu. O zaman millet çözüm beklerken seçimi milletin önüne sürerek Bahçeli hem ülkeye hem de partisine büyük bir tokat atmıştı!. Partisi baraj altında kalmış ülke ise bugünkü kaos ortamına getirecek AKP'yi %34 ile iktidara taşımıştı...

Şimdi de tarih sanki tekerrür etmekte.. Millet verdiği oy ile çok farklı bir mesaj vermiş değildir. Yine çözüm isteyen ve demokrasiyi, ekonomiyi, adaleti düzeltmesini, devlet kurumlarının onarılmasını bekleyen bir mesaj vermiş olması karşısında Bahçeli, aynen 2002 öncesi gibi çözümsüzlüğü öne sürerek ve çözümde kendi partisini soyutlayarak,  "ERKEN SEÇİM" demektedir. Neden sayın Bahçeli erken seçim istiyor yine? Bir erken seçim bu şartlarda neyi değiştirecek? MHP oyunu mu artıracak sanki? Mevcut durumdan ne kadar farklı bir durum ortaya çıkacak?

Belki de HDP bir erken seçimde baraj korkusu kalktığı için oyunu %15-16'lara çıkartacak, AKP belki biraz daha azalarak % 35-38 bandına gerileyecek ama  sadece Kılıçdaroğlu erken seçim yerine koalisyon ve çözüm dediği için oyunu 2-3 puan yükseltebilecek ve % 26-27 civarında oy alabilecektir. Ancak MHP, Bahçeli'nin bu çıkışı nedeniyle kesinlikle oy kaybına uğrayacaktır. Bunu en cahil vatandaş bile dile getirirken MHP'nin siyaset uzmanlarının göremiyor olmasına şaşmamak elde değil!

Halbu ki eğri oturup doğru konuşmak lazımdır. Mevcut siyasi tablonun bir koalisyonu öngördüğü tartışmasızdır. Koalisyonun da asgari müştereklerde birleşen siyasi partiler arasında yapılacağı da bellidir. Bu halde partilerin karşılıklı tavizler vererek ve ancak ülkenin hayati konularında birleşerek pekala koalisyon kurabilmelidirler. Ülkenin bugünkü menfaati bunu gerektirmektedir.

Sevsenizde  sevmeseniz de Kılıçdaroğlu'nun bu manada dile getirdiği iki yıllığına koalisyon ve uzlaşmanın en doğru hareket tarzı olduğunu kabul etmek gerekir. Bu iki yıllık sürede çok önemli radikal değişiklikler yapılarak ülkenin demokrasiye ve parlamenter rejime  geri döndürülmesi, devlet  kurumlarının onarılması, seçim sisteminin gerçekçi bir şekilde düzenlenmesi, ekonominin normale dönmesi ve en önemlisi de herbiriyle düşman haline geldiğimiz komşularımızla ilişkilerimizin yeniden dostane ilişkiler haline dönüştürülmesi pekala mümkün olacaktır.

Bence en hayırlı ve en doğru hareket tarzı da bu olacaktır. Aksine bir durum karşısında bu milletin aynen 2002 genel seçimlerinde olduğu gibi yeni bir parti beklentisi ve tercihi her şeyin önüne geçecektir.

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları