AYAĞA KALK EY ANADOLU !
.

 

·       Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu (BAŞKON ) son yaptığı  kongreden sonra 100 kişilik dinamik bir ekiple çalışmalarına başladı. İlk hedef, projelendirme çalışmalarına önem vermek, her alanda Anadolu’ya açılım, Anadolu insanına yönelik çalışmaların ön plana çıkarılması için gayret gösterilmesi fikri ağır bastı.   

   Şu gerçeği kabul etmek gerekir ki, yatırımlar bazında bir değerlendirme yapacak olursak İstanbul’a yapılan yatırımların Anadolu’nun geneline yapılan yatırımlara eşdeğer olduğu gerçeği ortada.

     Düşünebiliyor musunuz, yer altından, yer üstünden, denizin altından üstünden, doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine İstanbul şehri için uygulanan ( sayın cumhurbaşkanımızın deyimi ile ) çılgın projeleri, yapılan yatırımları düşünebiliyor musunuz !...

    Peki bu yatırımlardan bir örneği Anadolu şehirlerinde uygulanıyor mu?...  Örneğin Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti Ankara’ya çılgın diyebileceğimiz her hangi bir proje uygulandı mı?.. Dikkat ederseniz hep yollar, geçitler, göz boyama niteliğine haiz basit yapıtlarla Ankaralının ‘ Başkentli ’ nin gözü boyanıyor.

    Mesela İstanbul’da onlarca stat varken Başkentimiz Ankara’da milli futbol müsabakası yapılacak bir tek stat yok.  Bunun içindir ki 25 yıldır bu şehirde milli maç yapılamamış. Gerisini siz düşünün.

    Peki Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu ( BAŞKON ) lular olarak bunları dillendirmemiz, bu manada kamuoyu oluşturmamız, hükümetimize telkinde bulunmamız gerekmez mi?..

      O İstanbul şehri ki bir dünya kenti. Tarihi özellikleri, tabiat güzellikleri ile bizlere gurur veren bir ulu şehir. Ancak sayın Cumhurbaşkanımızın son yıllarda yaptırdığı uygulamalar ve yatırımlarla bu İstanbul’u ayrıcalıklı kılması haksız rekabet meydana getirilmedi mi?..  Kültür düzeyi yüksek aydınlarımız bunun farkında değiller mi?..  

   Peki bütün bunlara rağmen ‘ İstanbul yaşanabilir bir şehir mi?...’ Hayır. Maalesef ‘ bu ulu şehrimizi yaşanmaz hale getirdiler’ bunun acısını en iyi İstanbul’da yaşayanlar bilir.

                PEKİ YA BİZİM ANADOLU ŞEHİRLERİ

    Biliyoruz ki Anadolu sürekli göç veriyor. Çoğunlukla da İstanbul’a gidiyor. Neden?.. Çünkü uygulanan yanlış politikalar yüzünden büyükşehirlerde yığılmalar oluyor ve tabii buna mukabil  Andolu’da yaşamak bir nevi sevimsiz hale geldi aynen köylerde yaşamak gibi.

    Köy deyince insanın tüyleri ürperiyor

    Biliyorsunuz 30 ilimizi çıkarılan bir kanunla Büyükşehir Belediyesi kapsamına aldılar. Bu illerimizin köylerini de mahalle yapıp belediyelere bağladılar.

    İşte burada dananın kuyruğu tamamen koptu. Zaten bir türlü önlenemeyen köyden şehre göç bu kanun ve uygulama ile köycülük bitme noktasına geldi. Kaldı ki KÖY demek hürriyet demektir. Köy demek hürriyet, köy demek bet bereket, köy demek üretim ve verimlilik demektir.  

    Eee, son günlerde üretim yapacak, ekip- biçecek köylerde insan kalmadı?.. Peki bu ülkede üretimi kim yapacak?.. Yani herkes hazır mı yiyecek?..

    Bu durum ne kadar devam edecek?..

    Bu gidişle ekmeğe aşa, ete süte, meyveye sebzeye mahurum kalırsak şaşırmayalım. Zaten son günlerde böyle bir ıstırap yaşamıyor muyuz?

Dünyanın tarıma en elverişli ülkesi konumundaki Türkiye sapından samanına, meyvesinden sebzesine, etinden süt mamullerine kadar neden aşağı yukarı tüm gıda ürünlerini ithal ediyor ?..

BURDA LÜTFEN DURALIM

Mademki böyle bir anlaşılmazlık var o halde bu yanlışı düzeltmemiz lazım. Bunun için BAŞKON diye bir konfederasyon hayata geçirildi. Zaten adından da anlaşılacağı üzere Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu ( BAŞKON ) Anadolu insanına yönelik çalışmalar yapıyor, projeler hazırlıyor.

    Mesela okumak üzerine, çalışmak üzerine, üretmek üzerine ve hülasa verimliliği arttırmak üzerine çalışmalar yapıyor.

    İsterseniz bir örnek verelim: Mesela “ Şehirden Köye Dönüş “ projesi var BAŞKON’un. İstiyoruz ki insanlar şehrin keşmekeşliğinden kurtulup bir an önce baba yadigarı topraklara dönsün.

    Özellikle genç emekliler kahvehane köşelerinde ömürlerini tüketiyorlar. Devlet bunlara imkan sağlasın ve köyüne göndersin.         * Köyünde ekip - biçsin.

·       Ev yapacak yeri yoksa devlet ev yapacağı yer göstersin.       Faizsiz kredi versin evini yapması için.

·       Hayvancılık-Arıcılık-Tavukçuluk yapsın ve devlet bu konuda kolaylıklar sağlasın.

·       Orman arazileri köylülere verilsin.

·       Hatta ormanlar köylülere verilsin ( anlaşmalı olarak )

·       Köylünün suyunu-elektriğini ücretsiz kılsın.

·       Ekip diken, üreten ve verimliliğin artmasına vesile olan çiftçinin-köylünün mazotu % 50 ucuz verilsin.

Ve hülasa, Anadolu halkı köylüsü ile şehirlisi ile ayağa kaldırılsın ki gelecek nesillerimizin ‘yaşam şartları ‘ şimdiden garanti altına alınmış olsun.  

     İşte biz bunun içindir ki Anadolu insanının hasletini, çalışkanlığını, üretkenliğini ve verimliliğini göz önünde bulundurarak, son günlerde yaşanan olumsuz rekabetler karşısında haksızlığa uğradığını düşünerek hakkını aramasını, İstanbul’a yapılan yatırımlarla Anadolu’ya yapılan yatırımların eşdeğer tutulmasını  sağlamak için, hakkını aramaya davet ediyor ve “ Ayağa kalk ey Anadolu “ diyoruz.  

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları