AŞKA GİDEN YOL ve ALİ ÖZKANLI
.

 

Ali Özkan’lı gibi bir allame-i cihan hakkından yazmak kolay değil biliyorum. Belki biraz abartılı gelir ama “Allame-i cihan “ dünya çapında bir bilen, bir ilim adamı demektir. Ali Özkanlı da kendi branşında dünya çapında bir ilim ve irfan adamıdır.
 
Son iki kitabını okuma fırsatı buldum. Her ikisi de kendi alanında zirve yapacak kadar önemli kitaplar. Hele “ Aşka giden yol “ zihin bünyesinde o kadar kolay yer buluyor ki okumadan anlatılamaz.
 
O söylemleri ile aşkı çok yönlü yaşamış olduğunu ima ediyor. Hem Allah’a aşık, hem Resulüne, hem vatanına aşık, hem milletine.. Ancak o aşkın bir merhalesini yaşamamış olamaz, yani gençliğinde ve delikanlılık çağında bir güzele sevdalanmamış olamaz. Yoksa böylesine her biri bir birinden güzel şiirleri yazmayı yalnız Hakk’a aşık olmakla bezeyemezdi. Yani bu manada ‘ son cümle ‘ gençlik çağında bir aşk macerası yaşamış olduğu anlaşılıyor… Ancak maşukuna kavuşup kavuşmadığını bilemem. Daha sonra sevgiliye olan o aşk yaş kemale doğru yaklaşım sağladıkça Hakk’a ve O’nun sevgililerine doğru istikamet belirlemiş olabilir. Bu gelişmeler sonucu çoğulcu bir aşk sevdaya dönüşmüştür diye düşünüyorum. Öyle olmasa şu anlam dolu mısraları şiirlendirebilir miydi?..
 
Mehtabı seyredip üzgün bakarken,
 
Güneş batıp beni hüzün yakarken,
 
Aşk dolu yüreğe özüm akarken,
 
Gönlüm seni anar minicik gülüm
 
***
 
Umutlarla düşlerimde gördüğüm,
 
Sevgi kumaşını yaşla ördüğüm,
 
Çok dolaşmış, çözülmüyor kördüğüm,
 
Gözüm seni arar tazecik gülüm.
 
Bu değerlendirmemi yaparken Ali Özkanlı’nın BENİ DE GÖTÜR şiirinden etkilendiğimi söyleyebilirim. Şiir mısra mısra okunduğu takdirde bu gerçek ortaya çıkar. Şiirin ilk kıtası ile son kıtasını bu sütunlara alarak sanırım meramımı daha iyi anlatmış olurum:
 
Rahmet bulutunu üstümüze ser
 
Yanık gönüldeki hasreti bitir
 
Daralan kalbime güzel muştu ver
 
Güller diyarına beni de götür.
 
***
 
Nurlanan şehirden muhabbet tüter
 
Şu fani hayattan çektiğim yeter
 
Sizden ayrı kalmak ölümden beter
 
Mübarek Ravzan’a beni de götür.
 
 
 
Aşk ile maşuku hiçbir yazar bu kadar muazzam tahlil edemez. Bununla birlikte şiirlerindeki düzen okurken insana heyecan ve mutluluk veriyor ki... Hece hece dizilmiş, kafiyeler uyumlu, vezindeki düzen ve mısralardaki derli topluluk bir başka ahenk veriyor.
 
Züleyha’nın Hazret-i Yusuf’a olan aşkı ancak bu kadar güzel tasvir edilebir.
 
Leyla ile Mecnun hikayesini Fuzuli’nin Mesnevisindeki yer alışı ile birlikte bir konferansımda anlatmıştım. Ali Özkanlı kitabında benden daha güzel bir anlatım sergilemiş Hazret-i Yusuf ile Züleyha'nın aşkını anlatırken.
 
Bir başka husus ise, Ali Özkanlı’nın ‘ Aşka Giden Yol ‘ kitabında oldukça ilginç bir husus var ki tam da benim düşündüğüm, ancak hayata geçiremediğim bir uygulama var çok beğendim. Kitap yalnız düz yazılarla doldurulmamış, aynı zamanda yeri ve konusu itibarı ile şiirlerle süslenmiş.
 
Biz eleştirmen geçinen gazeteciler illa bir eleştirecek yer buluruz ya... Ben de üstadımdan özür dileyerek kitapta sakil bulduğum bir bölümü okumakta sıkıntı çektiğimi söylemek isterim. O bölüm de ‘ Gülistanda Gül Koklamak ‘
 
Netice olarak Ali Özkanlı bir başka özel ve bir başka güzel her haliyle.
 
Başarı dileklerimi sunuyorum.

 

Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları