GENEL HABERLER

ANKARA’YA YENİ BİR ŞEHİR KURULUYOR

22-02-2018
Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu ( BAŞKON ) un düzenlediği toplantıda konuşan 24.Dönem Ankara Milletvekili, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.Cevdet Erdöl önemli mesajlar verdi ( Haber: Tülay Sarıbıyık- Fotoğraflar : Bayram Yelen )

.
 
 
   Erdöl , Abdulhamit Han ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında bağ kurarak , " Abdülhamit Han büyük düşünürdü, Osmanlı döneminde kültür ve sağlık alanında ortaya koyduğu eserler ve verdiği mesajlarla büyük devlet adamı olduğunu ortaya koymuştur, aynı şekilde sayın Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan da büyük düşünüyor ve önemli kararlar alıp kararlı adımlar atıyor; zaten şu bir gerçek ki, “ Büyük adamların, büyük adımları olur " dedi.
 
      Gülhane Hastanesi başta olmak üzere yurt genelinde 58 hastanenin sorumluluğunun kendilerinin üstlendiğini söyleyen Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Cevdet Erdöl, " Ankara milletvekili olduktan sonra Başkent için bazı gayretlerimiz ve çalışmalarımız oldu. Ankara şehrine Bilkent ve Etlik hastanelerinin kurulması ve Ankara’nın tüm ilçelerine hizmet etmek adına büyük gayret gösterdim. Aslında hem TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı olarak , hem de Ankara milletvekili olarak bu benim asli görevimdi, Allah'a şükür ki şimdi müsterihim. Ancak bu kadarla yetinecek değildik, nitekim Ankara civarında münasip bir yere Termal Sağlık Turizmi Şehri oluşturulması için gayret gösteriyoruz , inşaallah bu manadaki çalışmalarımız da yakın bir zaman içinde semeresini verecek " dedi.
 
      Prof.Dr. Cevdet Erdöl şunları söyledi: “ Ankara milletvekili olduktan sonra ilk yapmamız gereken husus, Ankara' nın sağlık  yatırımlarına nasıl bir katkımız olur düşüncesiyle 1. bölge 2. bölge demeden ( ki ben 1. bölge millet vekiliydim) her iki bölgeyi de defaatle aralıksız gezmeye başladım. Hastanelerle ilgili gördüğüm durum beni çok üzmüştü. Anadolu' nun ücra ilçelerinde olmayan hastaneler vardı. Gölbaşı olsun Etimesgut olsun -daha  isimlerini saymayayım - buradaki hastanelerle ilgili önemli projeler başlattık. Bugün büyük bir mutlulukla ifade etmem gerekiyor ki hemen hemen hepsinde harcımız bulunmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, o dönemin sağlık bakanı Recep Akdağ’ın çok büyük katkıları olmuştur.
 
     Hızlı bir şekilde çalışmalarımıza başladık, Elmadağ' da, Kızılcahamam' da hastaneleri yaptık bitirdik. Etimesgut ve Gölbaşı’ndaki hastaneleri zorluklarla başlatabilmiştik. Pursaklar ve Mamak’ta başlattığımız hastaneler bitmek üzere, Şereflikoçhisar ve Polatlı, Beypazarı’ndaki hastaneler bitti. Nallıhan’daki hastanede kendimizin müdahil olduğu birçok değişiklikler yapıldı. Sincan’da önemli bir sorunla karşılaştık, yer problemi vardı, bu konuda da önemli katkımız oldu. Sincan Beypazarı hattı üzerinde bir arazide büyük bir hastane yapılacak.
 
    ANKARA’DA ŞEHİR HASTANELERİ KONUSUNDA HASSAS DAVRANDIK
 
    2011 yılında yaptığımız bir toplantıda dile getirdiğimiz ilk konu yol konusu oldu. Çünkü dua almak için yaptığımız bu hastanelerde beddua alabilirdik, öncelikle hastanelere ulaşımı sağlamamız lazım, özellikle ‘ Etlik ve Bilkent' te yeni yol çalışmaları yapılması gerekir ‘  diye o zaman yazıyla da resmi olarak da müracaat etmiştim. Dönemin Ulaştırma Bakanı şimdiki Başbakanımız Binali bey ve Büyükşehir Belediye Başkanı Melih beyle bu konuda birlikte çalışmıştık.
 
     Arzu ettiğim başka bir konuda Güdül’ün Çağa mıntıkasına Termal Sağlık Turizm Bölgesi kurabilmek ve Sincan Beypazarı demir yolu hattını yaptırabilmekti; fakat Ayaş tüneli bitmediğinden hem nakliye hem banliyö tren olarak o bölgenin hem turizmine hem sağlık turizmine büyük katkı sağlayacak önemli bir proje olabilirdi. Halen proje üzerinde çalışmalar devam ediyor inşallah yakın zamanda biter.
 
                                               TERMAL SAĞLIK TURİZMİ KAHRAMAN KAZAN’DA KURULACAK
 
     " Termal Şehir " projesi üzerinde çalışmalarımız devam ediyor, özellikle son dönemdeki durumlardan dolayı gazilerimizi de göz önünde bulundurarak Çağa, Çubuk, Çamlıdere, Haymana, Kızılcahamam bölgelerinde su kalitelerine baktık ve hepsini değerlendirdik. Şuan da gelinen noktada en fazla özel sektör marifetiyle yapılacak olan önemli yerlerden birisi Kahramankazan olduğuna karar verdik. Tabii ki orada da yerelde yapılan çalışmalar var, özellikle termal alanda sağlık turizmi açısından ülkemizin çok büyük potansiyeli var.
 
     Sadece Ankara başlı başına bir destinasyon, burada önemli olan sadece yurt içi olarak düşünmedik, yurtdışından gelen kişilere de sağlık hizmeti sunulacak çünkü sağlık merkezine ulaşım önemli bir konu. Orada donanımlı bir hastanenin de olması lazım, engelliler, yaşlılar, yaşlı bakım merkezleri bunlar her türlü hekime ihtiyaç duyulan yaş grubu, dolayısıyla bizim amacımız, hastanelere kolay ulaşılabilir olması.
 
    Afyonkarahisar'da da bir merkez kurmayı düşünüyoruz. Antalya ve Muğla civarında da hem engellilerin hem de yaşlıların deniz suyundan, kumundan ve güneşten istifade edecekleri alanlar oluşturmaya gayret ediyoruz. Bu konularla ilgili proje çalışmalarımız devam ediyor.
 
    Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörüyle de görüştük önemli ve gerekli adımları önümüzdeki süreç içerisinde , Ankara, Afyonkarahisar, Antalya ölçeğinde atabiliriz.
 
OSMANLI DÖNEMİNDE KURULAN MEKTEB-İ TIBBİYE-İ ŞAHANE
 
    Benim rektörü olduğum Sağlık Bilimleri  Üniversitemizden de bahsetmek istiyorum… 2015 yılında kuruldu fakat aslında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane adı ile kurulmuştu. - Eskiler orayı Haydarpaşa Lisesi olarak bilir- biraz daha yeni kuşak Marmara Üniversitesi Rektörlük binası olarak , Hukuk Fakültesi binası olarak bilirler. Kuruluşu, yapılışı bu kanun çıkarken de  " Üniversitemizi elimizden aldınız " diye Marmara Üniversitesi mensupları bizi çok taciz ettiler. Ben de,  “ sayın Başkanım tarih bilgim çok iyi değil siz bu üniversiteyi ne zaman yaptırmıştınız ? ” dedim, fakat cevap alamadım. Ve devam ettim;     “ Sizden önce burası Haydarpaşa Lisesiydi , ondan önce Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane vardı. Peki kim yapmıştı bunu ?. ’ Sultan Abdülhamit Han cennet mekan yaptı . ( Ölümünün 100. yılında bu vesile ile rahmetle anıyoruz.)
 
       SULTAN ABDÜLHAMİT HAN’IN SAĞLIK VİZYONU
 
     Sultan Abdülhamit Han' nın sağlık vizyonundan da bahsetmek istiyorum. Yokluk, kıtlık, salgın hastalıklar ve harplerin dönemini düşünün !. Sultan Abdül Hamit Han tahta çıktığında 93 harbi başlamış 1877-1878 o dönemde tahta çıkan padişah Yemen’den Bosna’ya kadar ücra yerlerdeki memleketlere kadar okullar hastaneler yaptırmış. Bu gün Adana’daki erkek lisesinden Trabzon’daki liseye , Bursa’daki liseden, Kayseri’deki liseye kadar ki daha ( Ankara-İstanbul ve bazı şehirlerde yapılanları  saymıyorum ) Hepsi Sultan Abdül Hamit Han’ın eseridir.
 
     Çorum’daki büyük saat kulesinden tutun her nerede saat kulesi görseniz onun eseridir. Sultan Abdül Hamit Han o yokluk içerisinde Osmanlı coğrafyasına 300’ün üzerinde hastahane kazandırmış. O dönemde yapılan en önemli hastahanelerden birisi de bu gün iftihar ile ismini andığımız Gülhane Hastahanesi’dir. Gülhane ismini de bizatihi kendisi vermiştir. İlk kurulduğu yer Topkapı sarayıdır. Topkapı sarayının gül bahçelerinin olduğu yere kurulan hastahanedir.  İlk defa orada eğitim hastahanesi olarak hekimleri, hasta bakıcıları, hemşireleri yetiştirmek üzere bir eğitim hastahanesi formasyonu getirmiştir. Ondan sonra Haydar Paşa Hamidiye Etfal Haseki bütün bunlar Abdülhamit Han’ın eseridir. Etfal çocuklar demektir. Hamidiye Etfal çocuk hastahanesidir.  Şişli’deki hastahanenin adı budur ve kendi ciğerparesi vefat edince bebeklik çağında benim ciğerim yandı başkalarının yanmasın, acaba ne kadar çocuk kurtarabiliriz diye dünyanın ilk çocuk hastahanelerinden birisini yaptırmıştır.  Daha sonra kurduğu kolera, frengi, verem hastahaneleri bu güne kadar gelmiştir.
 
    Sultan Abdülhamit Han’ın şu özelliğini de söyleyeyim; Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’yi kurduğu yer Haydarpaşa.. Asya’dan Hicaz demiryolunun gelip ulaştığı son nokta Haydarpaşa’dır.  Asya’dan Afrika’dan gelen hasta yaralı veya ticaret erbabının geldiği son nokta Haydarpaşa olmuştur. Avrupa’dan gelecek olan kişilerin ilk ayak basacağı yer Haydarpaşa’dır. Yani burası kesişme noktasıdır. Rahmetli daha ilerisini düşünmüş mesela tüp geçidini ve boğaz köprüsünü… Fakat ömrü vefa etmemiş. Yine içimizdeki hainlerin hainlikleriyle tahtı bırakmak zorunda kalmış. ‘ Tahtı bırakacaksın’ diye tebliğ etmeye gidenlere “ benim tebamda bunu bana tebliğ edecek bir Müslüman yok muydu ki de siz geldiniz (!) “ diyecek kadar da hüzünlenmiş bir padişahtır.
 
      Çok değişik bir vizyonu olan bir padişahtan bahsediyoruz. Bu gün ortez ve protez teknolojisine nasıl olabilir diye baktığımız zaman, Türkiye’de ilk başlangıcı ne zaman diye baktığımızda Alman mühendisleri Türkiye’ye getiren ilk Abdülhamit Han’dır.  ( Sağlık eğitimine yaptığı büyük katkılardan dolayı kendisini saygıyla rahmetle anıyoruz.)   Bizim üniversitemizin ( Sağlık Bilimleri Üniversitesi ) temeli o binadır. İstanbul ve Ankara’da iki tane tıp fakültemiz, iki tane diş hekimlik fakültemiz var. Ankara’daki tıp fakültesi dışında, Diş Hekimliği, Eczacılık Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Savunma Enstitüsünü biz kurduk. Hemşirelik Fakültesinin Yüksek okulunu fakülteye çevirdik.
 
      Sultanabdül Hamit Han’dan sonra sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptırdığı 700’ün üzerinde hastane var. Abdülhamithan’dan sonra en fazla sağlık yatırımı bu dönemde yapılmıştır. Bu anlamda  ‘ Büyük adamların büyük adımları ‘ diye bir vizyon yazısı kaleme almıştım. en önemli artı bir değer olarak kullanacağımızı belirtmek istiyorum.
 
      On altı farklı şehirde 58 eğitim ve araştırma hastahanesiyle de üniversitemiz olarak iş birliği yapmış durumdayız. Ankara’da 15, İstanbul’da 25 hastahane, Diyarbakır, Van, Erzurum, Trabzon, Kayseri, Antalya, Bursa ve İzmir başta olmak üzere 58 hastahanenin sağlık eğitimi ile ilgili yönetim ve sorumluluğu ünivesitemize, yani Sağlık bilimleri Üniversitesine verilmiş durumda.
 
     Bunların dışında yurt dışında Somali’de şu anda anlı şanlı birçok ülkenin büyük elçilerinin giremediği yerlerde biz Türkçe eğitimi veriyoruz. 3 sınıf öğrencimiz var. Geçen yıl hazırlık sınıfydı bu sene onlar şu anda Somali’nin ihtiyaçlarına cevap vermek üzere teknikerlik eğitimi alıyorlar Önümüzdeki dönem içerisinde Sudan, Filipinler gibi Çat, Nijer, Bosnahersek, Almanya gibi değişik Avrupa ülkelerinde sağlık eğitimi çalışmaları planlıyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda buna muvaffak oluruz.
 
     Hakikaten de sağlıkta devrim niteliğinde yapılan işlerdir bunlar. Şehir hastahaneleri bu bağlamda önümüzdeki süreç içerisinde ülkemizin ve yurt dışından gelecek insanların sağlığına derman ve çare olacak vizyonel projelerdir. Sahip çıkmamız lazım. Sağlık turizmi de ülkemize maddi ve manevi katkı sağlayacak önemli bir projedir. Biz de ucundan tutabilirsek ne mutlu bize diyor, beni dinlemek lütfunda bulunduğunuz için ve bu toplantıya davet edildiğim için kendimi mutlu hissediyor, hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.
 
 
---------------------------------------------------------------------------------------------------
 
AKYOL: HOŞGÖRÜYÜ VE VEFAYI PROF.DR.CEVDET ERDÖL' DEN ÖĞRENDİM
 
ANKARA VE ANADOLU’NUN EN DİNAMİK SİVİL TOPLUM KURULUŞU BAŞKENT NKARA VE ANADOLU KONFEDERASYONU ‘ BAŞKON ‘ MUHTEŞEM BİR ORGANİZASYONA DAHA İMZA ATTI. TOPLANTININ AÇIŞ KONUŞMASINI YAPAN GAZETECİ- YAZAR MEHMET AKYOL, GECENİN BAŞ KONUĞU OLARAK TOPLANTIYA İŞTİRAK EDEN SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR. CEVDET ERDÖL İÇİN ATIFTA BLUNARAK  " HOŞGÖRÜYÜ, VAFAYI, İNSAN GİBİ İNSANA DEĞER VERMEYİ SAYIN CEVDET ERDÖL'DEN ÖĞRENDİM. HATTA KENDİM İYİ BİR HİZMET ERBABI OLARAK GÖRÜYORDUM Kİ BU MANADA BİLE ÖNEMLİ DERSLER ALDIM, DUYGU VE DÜŞÜNCELER EDİNDİM" DEDİ.
 
    Toplantıya her biri birbirinden değerli zirve isimler katıldı. Başta 24.Dönem Ankara Miletvekili, – TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı – Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Cevdet Erdöl olmak üzere, 5 akademisyen-Profesör, çok sayıda ilim - irfan sahibi kültür düzeyi yüksek bilim adamları, bazı siyasi partilerin genel başkanları, devlet kademelerinde aktif görev yapan bürokratlar, siyaset uzmanları, iş adamları, ağırlıklı olarak üstün özellikleri bulunun hanımlar, gençler ve toplumun her kademesinden seçkin insanların katıldı.
 
    Ankara Meclisi Derneği Genel Sekreteri Tülay Sarıbıyık’ın sunuculuğunu yaptığı Toplantının gündemini ihtiva eden konuşması ile...Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu ( BAŞKON ) Genel Başkanı , Gazeteci-Yazar Mehmet Akyol yaptı. Akyol konuşmasında şunları söyledi:
 
BU TOPLANTILARLA MEVLANA, YUNUS EMRE, HACIBAYRAM VELİ, HACI BEKTAŞ VELİ VE  MEHMET AKİF DÜŞÜNCESİNİ KAİM KILMAK İSTİYORUZ “ Bu toplantıları yapmaktaki en önemli hedefimiz öncelikle toplumumuzu okumaya ve çalışmaya pek tabii ki de üretime teşvik etmektir. Çünkü insan ne kadar okursa o kadar kültürel anlamda gelişir ve karizma kazanır. Ne kadar çok çalışırsa o kadar üretir. Dikkat edilirse son yıllarda üretim alanlarında önemli gerileme var. Biz bunu yıllar öncesinden keşfedip yani bu sıkıntılı günlere gelineceğinin teşhisini koyduğumuz için bir proje haline getirip hükümetimize sunmuştuk. O zamanlara pek itibar görmedi ama nihayetinde bu gün üretim ve verimliliğin fevkalade azaldığını-daraldığını- hükümetimiz de keşfedip tedbirler almaya başladı. Hatta bizim ‘ Şehirden Köye Dönüş Projemiz ‘ bir nebzede olsa hayata geçirilmeye başlandı.
 
Bu toplantıların bir de manevi ayağı var. Biz Hazret-i Mevlana, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Hacı Bayram-ı Veli, Mehmet Akif Ersoy düşüncelerini topluma kazandırmak ve kaim kılmak istiyoruz. Dikkat edilirse bu günlerde kahraman askerlerimiz Afrin üzerinden bir harekat başlattı. Bu harekat gerekliydi. Şehitlerimiz oluyor. Şehitlik mertebesi elbette çok önemli . Bu anlamda merhum Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı Çanakkale Şehitleri şiirindeki bazı mısralar var ki büyük anlam ifade ediyor. Şu mısralara bakar mısınız;
 
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
 
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
 
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
 
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
 
Burada dikkatinizi çekmek istediğim bir husus var; Mehmet Akif şehitleri Bedr’in askerleri ile eş değer tutuyor. Bedrin askerleri ki Peygamber Efendimizin askerleri, ashab..
 
Daha önemlisi var: Rahmetli Mehmet Akif , “ Bu, taşındır diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
 
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına “ mısraları ile şehitliğe bir başka mana kazandırıyor. Yani Kabeyi şehidin mezar taşı ile eş değer kılıyor adeta.
 
Önümüzdeki günlerde kutlayacağımız 18 Mart Şehitler günü itibarı ile gündeme taşıdığım bu konu elbette büyük anlam taşıyor. Ancak bir başka hususu daha arz etmek istiyorum. Mehmet Akif İslam’ın şuuru, Türklüğün gururu , yani Türk-İslam felsefesinin kaim olması için gayret gösteriyordu. O kendisi Arnavut kökenli idi ama ısrarla Türk birliğinden söz eder, Türk’ün ırkî olarak , Arnavut, Arap, Kürt, Laz, Gürcü vs farkı gözetmeden bir bütün olarak görüyor ve İslam’ı Türklük, Türklüğü de İslam olarak nitelendiriyordu. Yoksa ayrıcalıklı bir düşünce yapısında olsaydı ; “ Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor “ der miydi.
 
Tabii Akif’in şiirleri ile olduğu kadar fikirleri ile de müstesna bir yeri vardı. Şiirlerindeki sanat, kültür-edebiyat yönü ağır basardı. Şahsen ben onun düşünce ve eserlerinden feyz alarak yetişmiş ve bu günlere gelmiş bir insan olarak şiirdeki veznin, kafiyenin, hecenin ve mısralar arasındaki bağlantının ehemmiyetini anlayarak mükemmelliğini ne demek olduğunu anladım.
 
Nasıl ki edebiyat, kültür ve sanatta mükemmeliyet aranırsa, insan unsurunda da mükemmellik aranır hiç şüphe yok ki… Tabii insanoğlunun durumuna göre değişkenlik kesbeder. Mesela tanıdığım mükemmel insanlar arasında Devleti en iyi tanıyan kişi olarak 23 ve 24 dönem AK Parti Kırıkkale milletvekili sayın Vahit Erdem vardır.
 
Mükemmeliyet derecesi fevkalade olan bir kişi daha tanıyorum ki, o kişi aynı zamanda, hoşgörülü, ilim ve irfan sahibi, hizmet adamı… İşte o isim; bu gün bu toplantıya teşrifleri ile bizleri onurlandıran 22-23.Dönem AK Parti Trabzon, 24. Dönem Ankara Milletvekili, hali hazırda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl kendilerini takdim ediyorum. Zaten biraz sonra sizlere hitap edecekler.
 
Sayın hocam son günlerde kendisini ilim ve irfan alanına, sağlık alanına tahsis etmiş önemli çalışmalar yapan, eserler yayınlayan bir hizmet ve fikir adamı olarak dikkat çekiyor. Şu hususu özellikle belirtmek isterim ki Hoşgörüyü ben ondan öğrendim, Vefayı ondan öğrendim, o’nun millete hizmet aşkı ile ne kadar mücehhez bir insan olduğuna şahit oldum. Birçok alanda yaptığı çalışmaları yakîynen takip ettim. Ankara milletvekilliği sona erip başka ulvi görevlerle onurlandırıldıktan sonra kafasında hâlâ daha “ Başkent Ankara’ya nasıl hizmet verebilirim “ düşüncesinin var olduğunu biliyorum. Ankara’ya Bilkent ve Etlik hastanelerini kazandırdı, inşaat çalışmaları tamamlanmak üzere. Ancak daha önemlisi de var…
 
ANKARA'YA TERMAL SAĞLIK TURİZMİ ŞEHRİ
 
   Ben hep senelerdir söyler dururdum… ‘ İstanbul’a çılgın büyük projeler yapılırken neden Ankara nasibini almaz ‘ diye… Nitekim sayın rektörümüz ciddi bir proje hazırlığı içindeler. Ankara’ya bir Termal Sağlık Turizmi Şehri kurulması üzerinde çalışmalar yapıyor. Bu hayata geçerse termal şifalı suları ile ön plana çıkan Ankara için büyük anlam ifade edecektir. Başkentliler olarak kendisine minnettar kalacağız.
 
    Değerli rektörümüz hep bizim gibi düşünen, halkın duygu ve düşüncelerini -hissiyatını anlayan müstesna bir insandır. Tabii her şeyi bir kişinin tek başına yapması mümkün değildir. İşte biz Başkent Ankara ve Anadolu Konfederasyonu olarak Milletle Devlet (Hükümet ) arasında köprü görevi kuruyoruz. Aksaklıkları ve eksikleri tespit edip hükümetimize bildiriyoruz. Bir örnek vermem gerekirse; mesela İstanbul'da o kadar saraylar varken Başkent Ankara'nın bir sarayının bile olmadığını düşünürdüm. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum Başkentimize bir saray kazandırdılar. Ancak sarayın hemen önüne- Atatürk Orman Çiftliği arazileri üzerine Ankapark denen oyuncak dükkanlarını getirip koydular... Bu ucube yapıt maalesef sarayı gölgeledi, AOÇ arazilerinin heder olmasına da yol açtı.
 
    Değerli konuklar, bu akşam sizlerle birlikte olmak ne güzel. Bizi ( BAŞKON ailesini ) çok mutlu ettiniz. Allah’da sizi mutlu etsin. İnşaallah daha güzel toplantılar yapmak ve Allah için, milletimiz ve devletimiz için hayırlı toplantılara, hayırlı hizmetlere imza atarız. Hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum. “
    Diğer hatiplerin yaptığı konuşmalar daha sonra sunulacak.
 
Toplantının program akışı şöyle oldu:
 
SUNUM: Tülay Sarıbıyık ( Ankara Meclisi Derneği Genel Sekreteri )
 
1- - BAŞKON Kültür ve Sanat Baş Danışmanı ( Yönetim Kurulu Üyesi ) Yozgatlılar Vakfı Başkanı Durak Turan Düz’den şiir dinletisi.
 
2 - BAŞKON Ankara Meclisi Derneği bünyesinde kurulan OKUYAN; ÇALIŞAN , ÜRETEN Kadınlar Platformunun tanıtımı ve Platform Başkanı Av.Şükran Kitiş’in konuşması.
 
3- Tarih Kurumu Başkanı Prof.Dr. Refik Turan’ın konuşması
 
4- Eğitimci-Şair Bayram Yelen’den şiir dinletisi
 
5- Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu Genel Başkanı Türker Akgündüz’ün konuşması.
 
6- Mütefekkirler Cemiyeti mensuplarının tanıtımı ve Başkan Osman Acar’ın konuşmaları.
 
7- GECENİN FİNAL KONUŞMACISI: 22 v e 23.Dönem AK Parti Trabzon Milletvekili, 24.Dönem AK Parti Ankara Milletvekili, TBMM Sağlık Komisyonu Eski Başkanı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Cevdet Erdöl’ün konuşmaları.
 
8- Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi’nin konuşmaları
 
9-Muhafazakar Parti Eski Genel Başkanı Ali Koç’un selamlama konuşması
 
10- Prof.Dr.Acar’ın Selamlama konuşması
 
11- Türkiye Öğretmenler Birliği Genel Başkanı Ahmet Yıldız’ın selamlama konuşması.
 
12- Sanayici-İş Aadamı Muzaffer İbiş’in selamlama konuşması
 
13- 21.Dönem MHP Afyonkarahisar Milletvekili , Akademisyen (BAŞKON ) Genel Başkan Yardımcısı Müjdat Kayayerli’nin kapanış konuşması.
 
14- Sorular-Cevaplar, herkese söz hakkı
 
15-Emekli Albay (Bestekar ) Osman Babuşcu’dan Ankara türküleri.
 
15- Toplu fotoğraf çekimi ve kapanış
Etiketler : ANKARA’YA - YENİ - BİR - ŞEHİR - KURULUYOR -
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları