ÜLKEMİZDE SİYASET SAHNESİ ÖYLESİNE ŞEKİLLENDİ Kİ !...

15-12-2019
Bunun yanında tabii bazıları da mutluluğa erdi. Kim kazandı veya kim kazanacak biliyor musunuz ?... Gelin hep birlikte gelişmeleri gözden geçirip, olanları ve olacak olanları birlikte masaya yatıralım.

.
 
                                   MEHMET AKYOL’UN KULİS ARKASI NOTLARI
 
                   Kasım ayında siyasi gelişmeler arasında medyada en çok Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti  ve “ Beştepe’ye çıkan CHP’li” polemiği konuşuldu. Aralık ayının ilk haftasından itibaren ise Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan’ın parti kuruluş çalışmaları medyaya yoğun yansıyan siyasi gelişmeler arasında öne çıktı. Erdoğan, Davutoğlu’nun çoğunluğunu AK Partililerden oluşan bir parti kurması, Ali Babacan’ın ise Abdullah Gül destekli bir varsayımla parti kurmaya teşebbüs etmesi AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ı bir hayli üzmüş olacak ki, “ Bizi içimizden atan güller yaralıyor “ diyerek hüzünlü bir açıklamada bunudu.
 
 
        Saraya Çıkan CHP’li Polemiği, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yurt dışı gezileri sürerken  AK Parti’nin bazı kurmayları Davutoğlu’na giderek bir görüşme yaptılar ve “ Partiyi bölen olmayın !..” dediler.
 
    Ancak Ahmet Davutoğlu umursamaz bir davranış biçimi sergiledi ve yolundan dönmeyeceğini ifade etti. Durum böyle olunca, yani  bu beyan AK Parti çevrelerini kızdırmış olacak ki İstanbul Şehir Üniversitesi olayı gündeme geldi. Neticede Davutoğlu partisini kurdu. Kurdu kurmaya da adeta AK Parti binasının temelinin altındaki çakıl taşlarının bir bölümünü bünyesine katarak...
 
       Şöyle ki, hem kurucular kurulundan, hem bir zamanlar Parti genel merkezinde ve TBMM'de görev yapmış AK Partilileri, daha da önemlisi 30'un üzerinde eski il başkanını, bir o kadar hatta belki de daha fazla eski ilçe başkanını GELECEK partisi bünyesine katarak geleceğe yönelik tam müteşekkil bir sistem oluşturdu.  
 
                              NASIL BİR ADAM BU AHMET DAVUTOĞLU?..   
Ahmet Davutoğlu’nun yedi sülalesini tanıma imkanım oldu. Konya’nın en ücra ilçesi olan Davutoğlu'nun doğup büyüdüğü Taşkent’e özel olarak gidip enine boyuna araştırdım. Annesini 4 yaşında kaybettikten sonra Davutoğlu’nu koynunda besleyen, büyüten halası ve teyzesi başta olmak üzere aşağı yukarı tüm hısım ve akrabaları, konu-komşuları ile görüştüm. Hemen ifade edeyim ki, O mazbut bir ailenin çocuğu.
 
 
Anası-Atası, soyu sopu mükemmel. Haramla, yalanla, talanla asla alakası olmaz. Rahmetli babası hayır sever ve memleket sevdalısı bir insanmış. İyiliklerini, yaptıığı hayır ve hasenatını duyduktan sonra mezarı başına gidip dua ettim. İstanbul'da ticari hayatını idame ettirken Taşkent'e bir İmam Hatip Okulu yaptırmış. O ilim ve irfan yuvasında çocuklar okudukça dualarını eksik etmiyorlar olduğunu övünerek ifade ettiler ki çok mutlu oldum.
 
 
    Partiyi kurarken en önemli performansı 30-35 Ak Partili eski il başkanını, birçok ilçe başkanını kadrosuna almış olması. Bu demek oluyor ki parti teşkilatlarını kurmak gibi bir yorgunluğu olmayacak.

                                                          O ALİ BABACAN Kİ !...

   Ali Babacan’ı da çok iyi tanırım… Zaman zaman siyasi alanda birlikte çalıştık, gecenin dar sokaklarında birlikte yürüdük. Birlikte fakir-fukaranın sofrasına oturduk. Sayın Babacan’ın Anasını-Babasını, aile efradını iyi tanıyan biri olarak mükemmelin üstünde bir insan olduğunu söylemek isterim. 
 
 
 
                      AHMET DAVUTOĞLU-ALİ BABACAN VE SİYASİ MÜLAHAZALAR
 
   İkisi bir araya gelip bir çatı altında toplanıp partilerini kurmuş olsalardı çok daha iyi olurdu şüphesiz. Ancak olmadı, olmadı çünkü sayın Abdullah Gül böyle bir birleşik harekete rıza göstermedi. Nedenini soracak olursanız şöyle ifade edebilirim:  “  Yıllar öncesinde Abdullah Gül’ün Davutoğlu ile arası açıldı. Anlaşılmazlık konusu Davutoğlu’nun R.Tayyip Erdoğan’ın safında yer almasıydı. Abdullah Gül, yaşanan bu estetik olmayan tavrı unutmadı ve küskünlükleri bu günlere yansıdı. “
 
     Artık kabul etmek gerekir ki Ahmet Davutoğlu partisini kurdu (Gelecek Partisi )  Ali Babacan ise yakında kuracak.
 
 
   Peki bu iki önemli isim siyaseten hangi vasıfları sinelerinde topluyorlar ve başarı oranları ne olacak ?.
 
 Öncelikle genel başkanlık veya liderlik konusunda değerlendirme yapacak olursak, Davutoğlu’ndan iyi bir parti genel başkanı olur, Ali Babacan’ın popüleritesi halk nezdinde daha yüksek ama parti genel başkanlığı konusunda tereddütlerim var.  Bu durumda ( bana göre ) Babacan sayın Davutoğlu’ndan daha fazla oy alır. Orantıya vuracak olursak bugünkü şartlarda sayın Babacan’ın % 7 ila 8, sayın Davutoğlu’nun ise % 3 civarında oranında oy alabileceğini düşünüyorum.
 
     Peki oyları nereden alacaklar?...
 
    Her ikisi de daha ziyade AK Parti’den alırlar. İYİ Parti ve MHP zarar gören partiler olur, hatta CHP’yi bile etkilerler.

    MİLLETİN SİYASİ OLUŞUM BEKLENTİSİ

   Her şeyden önce hemen belirtmeliyim ki sayın Davutoğlu ile sayın Babacan’ın ayrı ayrı parti kurmaları siyasi israftır. Kaldı ki halkımız bir beklenti içinde tamam.. Ancak yaptığım geniş çaplı araştırmaya göre, DP, AP, DYP ve ANAP çizgisinde orta yolcu-tam merkezde yer alacak,  dört tabana dayalı bir siyasi kuruluşun hayata geçirilmesini bekliyor. Davutoğlu ve Ali Babacan parti kursalar dahi bu beklenti devam edecek.
 
    Peki bu yönlü bir çalışma var mı?..
 
     Birçok çalışma var ancak DYP tabanına dayalı bazı eski siyasilerin işin içinde olmaları çalışmaların marazlanmasına neden oluyor. Bu politikacıların mücadeleleri yerinde ancak isimleri gride kalıyor. Yaşları ilerlemiş olsa bile tecrübelerinden yararlanılacak sağ ve sol cenahta önemli isimler var. Bir de genç ve dinç olan eski bakan ve milletvekilleri var ki bunların büyük bir bölümü siyaset arenası dışında gözlemci olarak duruyorlar. Fakat yine de azimli, iradeli, memleket sevdalısı DP’li, AK Partili, ANAP’lı, MHP ve hatta DSP’li ve Milli Görüşçü isimler mevcut. Bunların azim ve iradeli çalışmalarını duydukça doğrusu onur duyuyorum.
 
     Şunu söylemek istiyorum, bu ülkenin yönetimi bir merkez partiye teslim edilmesi halinde daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Fakat bu yapıda fitne-fesat, karıştırıcı, kafayı sıyırtmış, politika arenasında olan prestijini sıfırlamış, etrafını kaybetmiş, itibarsızlığı konusunda şüphe kalmamışların siyaset sahnesinde yeniden yer almaları asla kabul edilemez.
 
     Göreceksiniz, bildiğiniz ve duyduğunuz siyasi gelişmelerin yanında gizliden gizliye bu manada çalışan önemli siyasiler var. Son yıllarda siyaset sahnesinde ismine rastlamadığınız çok sayıda milletvekili ve politika arenasında boy gösteren, sosyal aktiviteleri ile gündemdeki yerini muhafaza eden nice siyaset uzmanları var.
 
    Gün ola harman ola. Cenab-ı Hakk hangisi daha hayırlı olacaksa onu nasip etsin.
 
                                 MEHMET AKYOL                                                                                                                                                                                 E-POSTA: [email protected]  veya [email protected] Tel: 0530 464 63 77
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları