Sana bunu reva görenler utansın be çocuk!
.
    Ülkeni harabeye çevirenler...
    Seni vurmaya çalışanlar...
    Kızkardeşini pazar eyleyenler...
    Anneni yok edenler...
    Babanı yakanlar...
    Evini yıkanlar.
     Sana bunu yapanlar utansın be çocuk!
    Dünyayı evrenin cinnethanesine çevirdiler.
    Kalkıp insanlık dersi verdiler.
    Özgürlük adına şarkılar dizdiler.
    Nutuk attılar kardeşlik için.
    Ahkam kestiler demokrasi diye.
    Boşa nefes tükettiler.
     Ey Garp!
    Cinnetin üssü!
    İnsanlığın yüzsüzü!
    Şu çocuğun kirpiklerinden daha değerli değildir senin savaş uçağın
    Şu çocuğun gözlerinden daha önemli değildir senin petrol arayışın.
    Silahlarınızdan daha az kıymetli değildir bu çocuk!
    Hesabınızı kitabınızı bir kez de olsa insanlık için yapın, insan olduğunuz için...
    Kalkıp da Avrupa'yı savunanlar kendinizi şu çocuğun yerine koyun ve ona göre muhakeme edin. Soruyorum sizlere: "Suçu nedir bu yavrucağın?"
     Kimin oyuncağı oluyor bu çocuklar?
     Kimin silahının avı oluyor.
Kimin umurunda oluyor ölen bu çocuklar?
     Leş mi kesildiniz ne?
    Birdiniz hani millettiniz güya.
    Dünyanın neresinde akan bir gözyaşı varsa mendil olacaktınız. Akan kan varsa tampon olacaktınız, kırılan kalp varsa düğüm olacaktınız. Siz kendi ölümünü düğün havası içinde sundunuz fakir ve sahipsiz ülkelere. Suriye'yi cehenneme çevirdiniz. Biz sizin dilinizden anlamıyoruz anlamak da istemiyoruz.
    Siz insanlığın en büyük düşmanısınız.
    Evinden yurdundan edilmiş çocukların uykularının katilisiniz.
    Onların sokağa düşmesinin sebebisiniz.
     Avrupa'da 9 bin çocuk var kayıp olan.
    Hesabını soran bile yok.
    Ey çocuk.
    Metrobüste uyuyan sensin kabul ama ayakta uyuyan koca bir yığın var.
    Kime sığınacaksın sahiden?
    Hazreti Ali mi var bu dünyada,      
    Hamza' mı, Ömer mi?
    Acıyan var mı sana ey çocuk!
Sana bakıp utanması gereken bir çağdaş Avrupa var!
    Uzaya çıkmış olan Amerika var.
    Rusya var.
    Var da var yani ama sadece kendi çocuklarına varlar.
Onların ancak ve ancak üzerimize saldıkları köpekleri var.
    Vicdan yok, şefkat yok, acıma yok.
    Sadece susup durmak var.
    Bakmak var.
    Metrobüste bir çocuk var aman!
    Elinde kağıt mendil var.
    Yorgunluktan yere çöken var. 
    Çöktüğü yerde uyuyakalan var. 
    Yolcunun dizine başını dayayıp yatan var.
    Ey çocuk, suçluyuz.
    Uykunu çalan var.
   Rahatını...
   Barışını...
   Ve de özgürlüğünü...
    Kördüğüm olmuş bir Suriye'de elbet sana da yer yok.
İstanbul'da bir metrobüstesin.
    Elinde satmaya çalıştığın kağıt mendiller...
     Gözlerinde uyku...
     Başkasının dizlerinde başın...
     Daha kaç ki senin yaşın ey çocuk!
     Kim silecek gözlerindeki yaşın?
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları