EKİLMEDİK BİR KARIŞ TOPRAK KALMAYACAK !

09-04-2020
* SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ " EKİLMEDİK BİR KARIŞ TOPRAK KALMAYACAK " DİYOR. KİM EKİP BİÇECEK ?.. KÖYLERDE ADAM MI KALDI ?.. KÖYLERİMİZ MAHALLE YAPILDI MORALLER BOZULDU. TOPRAK ÇİFTÇİYE, ÇİFTÇİ TOPRAĞA KÜSTÜ... KÖY DEMEK HÜRRİYET DEMEKTİR. KÖY DENİLİNCE AKLA “ BED BEREKET "GELİR

.

• SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN TOPRAĞIN, EKİP-BİÇMENİN ÖNEMİNİ ANLAMIŞ OLMASI NE GÜZEL BİR DUYGU !..BÖYLE BİR GERÇEĞİ KAVRAMIŞ OLMASINDAN  SON DERECE MUTLU OLDUM.  BİZ SENELERCE AVAZ AVAZ BAĞIRIP, TOPRAK DEDİK, ÜRETİM DEDİK, VERİMLİLİK DEDİK AMA DEVLETİN ADAMLARI BİLDİKLERİNİ OKUDULAR. ŞİMDİ KAPANMAZ YARAMIZA MERHEM ARIYORLAR !. YİNE DE İŞ İŞTEN GEÇMİŞ DEĞİL ,YETERKİ BİRLİK-BERABERLİĞİMİZİ TESİS EDELİM.

• Köy dedik, çiftçi dedik, köylü dedik, üretim dedik, verimlilik dedik *Şehirden köye dönüş dedik. Bu konuda demeçler verdik, toplantılar yaptık hiç kulak asmadılar. 

• Biz şu baş derdi Büyükşehir Belediye Yasasını çıkarmayın, köylerimizin unvanını MAHALLE diye adlandırmayın, köy odalarımızı, köy konaklarımız, suyumuzu, meralarımızı, göletlerimizi, köy tüzel kişiliğine ait arazilerimizi almayın dedik laf dinletemedik.
• Hayvan yetiştiricilerini baskı altına almayın, işlerini zorlaştırmayın, orman köylerine orman arazilerini ve hatta ormanları (şartlı olarak ) verin dedik dinlemediler. 
• ANADOLU bir başkadır, siz Anadolu’yu bilmezsiniz, Anadolu insanının hasletinden anlamazsınız; İstanbul kafası ile Anadolu’yu idare edemezsiniz dedik ama dinlemediler.

DAHA NELER DEDİK NELER !..

• Hayvan yetiştiricilerini baskı altına almayın, işlerini zorlaştırmayın, orman köylülerine orman arazilerini ve hatta ormanları (şartlı olarak ) verin dedik dinlemediler. 
• ANADOLU bir başkadır, siz Anadolu’yu bilmezsiniz, Anadolu insanının hasletinden anlamazsınız; İstanbul kafası ile Anadolu’yu idare edemezsiniz dedik ama dinlemediler.
• Sonuçta tarım ürünlerindeki ve hayvancılıktaki yokluk zuhur edince… Sapı-samanı, patatesi-soğanı, sığırı-davarı, tarım ürünlerini ithal etmek mecburiyetinde kaldılar ama iş işten geçti.

• İş işten geçti çünkü köylünün-çiftçinin morali bozuldu, hayvan yetiştiricisi hayal kırıklığına uğradı. Köylü-Çiftçi Toprağa , toprak çiftçiye- köylüye küstü. Durum böyle olunca her şey berbat oldu. Bu işin üstesinden nasıl gelinecek?.. Devlet kafası ile asla çözüm yolu bulunamaz. 
• Şimdi işte anlaşıldı mı tarımın önemi?.. Anlaşıldı mı hayvancılığın önemi?.. Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar başarılı olamazlar, daha doğrusu o kafa ile bu konularda çözüm yolu bulamazlar. O halde yapılacak en önemli iş aslımıza dönmek. 
    İnşaallah bizim ( Ankara Meclisi’nin ) Proje uzmanları, Ziraatçı, Tarımcı, Köylü ve Hayvan yetiştiricilerinin sorunlarını bilenler bu kritik günlerde çözüm yolu aramak ve çalışmalar yapmak için harekete geçecekler.Ankara Meclisi Akademisi Başkanı sayın Adnan Pekşen; konu ile ilgili diğer Ankara Meclisi yetkili ve bu konuda ihtisas sahibi arkadaşlarımızla telefon ve internet üzerinden yapacakları iletişim ve sonrasında yapacakları çalışmalarla Devletimizin bu açığını kapatmak üzere performans sergileyeceklerdir. 
Bu konuda, ekipte yer alacak arkadaşların isimlerini yine buradan kamuoyuna açıklayacağız.

*** ***

YILLAR YILI KAVGASINI VERDİK ÜRETİM VE VERİMLİLİK DEDİK 

Evet seneler seneleri kovaladı. Tam 30 yılı aşkın bir süredir mücadele veriyoruz. Sesimiz çıkıncaya kadar avaz avaz bağırdık. Buna mukabil ŞEHİRDEN KÖYE DÖNÜŞ PROJESİ hazırladık. Her gittiğimiz yerde, her fırsat bulduğumuz mekanda, her ne kadar nefes nefese kalsak da köy dedik, ekim dedik, biçim dedik, üretim dedik, bed bereket dedik ve köye dönüş serüvenimizi dillendirmekten vazgeçmedik.

Hazırladığımız tüm projelerimizi ve özellikle de son olarak Şehirden Köye Dönüş Projesini başta Tarım Orman Köy İşleri Bakanlığı ( Yeni adı ile Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığına ) gönderdik. Eski bakanlarla önemli tartışmalarımız oldu.Nitekim bu konularda hevesli Bakan Fakıbaba bizim projemizin bir bölümünü hayata geçirme gayretinde oldu ve köyüne dönenlere 300 koyun vereceğini, koyunları güden çobanların sigortasını devletin yaptıracağını söyledi. Ne oldu?..Zaten o zamanlarda biz “ bu koyunlar ya ağalara verilir veya partizan kesime “ demiştik. Doğu Anadolu’da birkaç zengine verdiler o kadar.

BİZ DAHA  İLERİ GİDEREK BAKINIZ NE DEMİŞTİK

* Devlet , Köylüyü, Milletin Efendisi olarak değil, “ Milletin Beyefendisi “olarak kabul etsin .

1- Köyüne dönen vatandaşa seyyanen 50 bin lira verilsin.
2- Köye dönüp de bağı-bahçesi ile uğraşan, -hayvancılık yapan -küçük çapta da olsa üretime katkı sağlamaya başlayan vatandaşa 50 bin lira daha verilsin.
3- Köye dönen vatandaşın evi yoksa faizsiz ev kredisi verilsin, ev yeri olmayanlara ev yeri ihdas edilsin

4- Köyünde ev yapmak isteyenlerden devlet proje ve belediye payı almasın. Ev projelerini eskiden olduğu gibi devlet birimleri ücretsiz olarak yapsın.
5- Köyünde üretim yapan vatandaşlardan su parası alınmasın, elektrik % 50 tenzilatlı olsun.
6- Özellikle bu düşüncenin hayata geçmesi ile birlikte şehirden köye dönüş yapacak olanlar daha ziyade EMEKLİLER olacağından onlar da her türlü imkandan yararlansın, kredi alabilsinler. 
7- Orman köylerinde orman arazileri ve hatta ormanlar ( şartlı olarak ve kanun değişikliği yapılarak ) ormanlar köylülere verilsin.
8- Büyükşehir Belediye Yasası acilen değiştirilsin ve köy odaları, köy konakları, köy tüzel kişiliğine ait tüm araziler, göletler ve meralar köylülere iade edilsin. 
9- Köylülerin yaptıkları ürünlerin satışında devlet kolaylık sağlasın. 
10- Köyünde hayvancılık ve tarımla iştigal eden vatandaşların çocuklarının eğitimini ve tüm eğitim masraflarını devlet üstlensin.
11- Devlet köylüyü, milletin efendisi olarak değil BEYEFENDİSİ olarak kabul etsin .

12- Köy okulları öğrenci azda olsa yeniden açılsın ve atanacak öğretmenler ile imamlar işbirliği içinde köyde yaşayanlara ışık olsunlar, her alanda katkı sağlasınlar, onları irşad etsinler. 
Bütün bu çalışmalarımız devletin -tepeden tırnağa-her kesimine ulaştırıldı. Bizi haklı buldular ama isteklerimizin bir kısmını tarım ve hayvancılıkta kriz başladıktan sonra ele aldılar. 
   * Gerçi devlet şimdi yapmak istiyor ama hiç kolay olmayacak. Daha doğrusu bu uygulama devlet kafası ile olmaz; devlet-millet işbirliğini gerçekleştirmek lazım ki bunu da ilk planda yapacak olan Ankara Meclisinin bilgili, kültürlü, yetenekli ve iş bilir kadroları ile mümkün olacaktır.

Elbette hiçbir şey çaresiz değildir, hiçbir şey için " iş işten geçti " denilmez ve denilmemeli. Milletimize güven aşılar ve davranış biçimimizde ılımlılık gösterirsek, bağırmadan, gayırmadan, azarlamadan, bölücülük yapmadan, devlet-millet işbirliği ile her şey mümkün olabilir. 

     Zaman birlik-beraberlik zamanıdır. Hoşgörü zamanıdır. Kardeşlik, arkadaşlık, dostluk zamanıdır. 

     Anlayış gösterilir, vatandaş dinlenirse, halka değer verilirse, güven verilirse, ' biz yaptık oldu ' denilmezse, biz bu işin üstesinden geliriz.

          Cenab-ı Hakk yardımcımız olsun.

              MEHMET AKYOL

 

 

Etiketler : - EKİLMEDİK - BİR - KARIŞ - TOPRAK - KALMAYACAK - ! -
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
HIZLI ARAMA

ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Oy Kullan      Anket Sonuçları